toplam 45 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | ahenkseyri |
| tuttum | epicdemic |
| tuttum | joplin |
| tuttum | rindeka |
| tuttum | dreamercompany |
| tuttum | mermaid5 |
| tuttum | seagreen |
| tuttum | spacetusubozuk |
| tuttum | Stratestro |
| tuttum | tozZ |
| tuttum | avectristesse |
| tuttum | melankolik hatun |
| tuttum | andir soyka |
| tuttum | cosua |
| tuttum | supergirl |
| tuttum | helyum |
| tuttum | karauzum |
| tuttum | wiyanawanda |
| tuttum | tugce108 |
| tuttum | cassy |
~34 ahkam var. 1 2 önceki sayfa »
bir konudaki uzmanlık derecesini belirtmek için de kullanılabilir.
"çekirdekten yetişti.şimdi büyük bir çekirdekçi."
şiirdir, şöyle:
çekirdek
dünyanın geleceği: nar, naz, günçe ve idil'e
şimdi doğan bir gülün
sevinciyle yaşıtsın idil,
baban, uykunu gözetliyor hünerle
gece, tutkuyla adını
herkes bir şeye benzetiyor seni
mesela burnun izmir’den dökülmüş
bir ayva, nasıl da tatlı
şu dudakların, küçük güneşler
gibi bakıyor ağzındaki sesle
ısırsam kızar mısın, bu rüyayı
şenlendiren gamzeleri
annenden olanca esmerliğin, gözlerin
kimi arıyor ağladıkça, hayretler içinde
suyun coşkusunu alan ellerin
daralan bir ırmağın kışıyla
bağır bağır bağıran ağzın
anlatıyor bize mutluluğu
koparıp almak istiyorum onları
bir buluşma yapmak için bu sevinçten
çarşılar yenileniyor, ekmekler kesiliyor
kediler uyanıyor, düşüyor grev, yeniliyor
insan, sürüyor savaş, binbir çığlıkla
ölçülüyor tarih, ağrısıyla akşamın içimiz kararıyor
televizyon, borsa, para kasası, kredi kartı, mp3, mp5, mg3,
üç aşağı beş yukarı üçyüz köy üç günde haritadan
siliniyor bir cd çalar gibi, uzun
namlulu silahlar döndürüyor zamanı
inan, bir saat gibi başım dönüyor
tutmasam kendimi kurtulurdum, belki bu ağrıdan
kimse duymuyor, kimse ağlayan yerlerimiz
ama bunları düşünme sen
çünkü sana tutunduk
sen, bizim geleceğimize benziyorsun idil
görmediğimiz bir sokak, bitmeyen bir deniz,
yazılmamış bir şiir, söylenmemiş bir şarkı
sonsuza açılan o büyük güneş önleri gibi
hiç gitmediğimiz bi yer, yepyeni bir şey…
sen, hepimizi korkutacak kadar güzel bir şeysin, idil
baktıkça ağzının kıyısına kuşlar kalkıyor
durgun bir göl gibi, büyüyüp küçülüyor şimdi güller
huyum değişiyor bu bakmayla
uzaktan, çok uzaktan arkadaşlarım geliyor
yorgun bir hayatla, ben yenilmekten
uzun bir kütük gibi senin yüzünde
gezinen ve bir kayayla ağrıya tutunan o çürük
ben, yaşlandıkça kederden bir baston
gibi öyle uzak öyle ağrılı bir geçmiş için
bir kahır keseriyle doğramaya koşuyorum kendimi
trenden hızlı rüzgârdan eski
gidip geliyorum, gidip geliyorum...
kolsuz bir gömlekle içimdeki çıldırmaya
ben eskiden bir perşembeye giderdim
böyle suç gibi akla sığmaz gibi acı bir halde
hayata dökülen uçurumlarda üzüntüydüm
şimdi üstüm başım bir hayatta uçurum
fakat aldırma,
kuşlar gölü bir uçuşla alıp götürmüş
güneyde bir kasaba delirmiş bir ağaçla
ülkem sandığa düşmüş
ırakta bir köy bomba yüklü kamyonmuş
sonra patlamış gök çocuklarıyla
ağlama diyorsam da, ağlama
inandık ve seni çağırdık iki kol iki kanatla
bağır bağır
kaç gündür seninle büyüyoruz
kaç gündür oturup susuyoruz
köprülerle, yıkılan şehirlerle, öldürülen kederle
dışardaki sütle, ekmekle, düşle, gerçekle
sana inandık ve çağırdık gel, katıl diye
bir gün unutulur aşk
kesilir elektrik bir gün
biter acı, denizler içindeki hayat
dünya insanı yanıltır
boşluk gibi hüzünlü
çalgılar gibi bakar kalırsın
o gün açıklanmaz hiçbir şey
açıklanmaz hayat, sınavlar, gazeteler,
telefon konuşmaları, köşe yazarları,
bordrolar, alacak verecek, sms, ımf, mit
o gün büyüdünüz denir, okullara
sınıflara, aşklara, iş görüşmelerine
mahkeme ilanlarına, evlenme odalarına
çalışılır artık ve bir büyümedir başlar
baş edilmez bir aşkla açıklanmaz
insanın yoksulluğu, dünyanın sonu
tanrının bir adı, insanın ilk hali
açıklanmaz o gün ilk aşk bile hiç bir şeyle
ölmekte olan ölüler, gelmekte
olan gelecek ve geçecek törensiz generaller
açıklanmaz, denize giden atlıların düşüncesi
gelinlerin ve geleneğin geleceği
bir gün aşk da unutulur
bir gün sular kurur,
içdefterimdeki güller gibi, neşeyle
açıklanmaz ölüm
unutulur insan bir evde bir başına
eşyayla susar hatırayla konuşur
yalnızlıkla kalkar dünyaya
bırakıp gider sabah büyük ıssızla
o gün büyüdünüz denir ve
çocukluk kalır o yerde
biliyorum, bir gün deniz de ölür
bak, bunu bi yerlere yazıyorum
bunu bi yerlerde unutuyorum
bun ile, sonra kalır çocukluğun bize
yeni bulunmuş bir renk gibi seviniriz
kaç gündür seninle büyüyoruz
ağaçla, suyla, ateşle, saatle,
aşkla yürür gibi içiçe büyüyoruz
bir çekirdek gibi içimizdesin artık...
idil, sen bir başlangıçsın
ne güzel, çalışkan bir adın var
durmadan bağıran bir ağzın
sana şiir yazdıkça ağlayan bir amcan
uzun bir ırmak gibi
ak diyorum, elimizden alınan güllere
geleceğin iyi günlere, güzelliğe ak istiyorum
hevesle, dünyayı paylaşacağımız sabaha
inan, benim çocukluğum olsaydın
bu kadar ağlamazdım idil,
ağlamazdım
il il
dil dil
şimdi bütün ev, içimiz dışımız
ağrıyla çekilen damarlarımız
doldurup boşalttığımız bardaklar
boşluğa kurduğumuz saatler
üstümüzden geçen ecnebi tayyareleri
kalkıp inen müminler
ve sıyrılıp gelen o büyük cumartesiler
haliçten aşağı doğru dökülen
elleri mürekkepli şairler
ki onlar cesur, âsi ve büyük ve kahramandır sayfalarda
delileri boğan sıcaklar, gökyüzünün unuttuğu kuşlar kadar
ağır ağır yaklaşan gelecek
şu vapurlar, şu çıldırmış ağaçlar, şu
şu sonsuza doğru akan ırmak
seninle dolu, bütün güzel yazlar, deli çağlar
kıpkırmızı kavanozlar, ağlayan reçeller
yazılmayı bekleyen simsiyah kağıtlar
duvardaki resim, evdeki kavga
uykusu yanında bu iyi tatiller
seninle…
batmakta olan bu güneşin kanı
ne zaman arkamızı dönsek, oturup
sussak, bir sessizliği dolaştırsak
odalar boyu özlüyoruz bir yeryüzü
gibi adınla açılan kapıyı, idil
annen soluğundan bir ülke
yaptı bak, iyilikle dolu küçüğüm
seni oraya sığdırıyor sevinçle
içimize bakıyor baban
dönüp dönüp büyüyor mu diye
küçücüğüm, bizi unutma, şimdi, değilse sonra
hatırla, seni sevmek için başlattığımız sabahı
şimdi uyu, baban saymayı unutuncaya kadar, uyu!
cenk gündoğdu- özgür edebiyat mayıs-haziran 2009
Cem Yılmazın da dediği gibi;
Trilyonların olsa da yiyiyorsun bundan.
çitlemek istiyorum..bir etiketten insanın canı nasıl çiğdem çeker!?
iş hayatı insanları potansiyel aşeren yapıyo
çıtır döngü. çıtır çıtır çıtır hooop aynı yerdesin. bi de kıtır döngü var. o grisini, çibik kraker de oluyor.
saatlerde çitlenesi eğlence. elimi suratıma götürünce acı veren sivilcelerle hatırlattı kendini imansız.......
çok yiince kafa mı yapıo ne.brz önce haytımın çekirdek ortalamasını tavan yaptım.100gr.ı tek başıma yedim.ne dil kaldı,ne parmak.yedim de noldu?hiç mutlu değilim.ayrıca bana verdiği yağ sivilce olarak mı yoksa kilo olarak mı döncek bilememenin üzüntüsü içindeyim.ve bi tane daha ayrıca, bu sikindirik şeye bu kadar harf harcadııma inanamıorum
sizin yazdıklarınızı okuyarak çekirdek yemek çok daha zevkli oluyo :D hatta daha lezzetli :D
maç günleri 250 lik paketi 1000 liğe alıoruz bozuk para gitsin die, ayip :S