toplam 105 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | sytpark |
| tuttum | Irish Chieftain |
| tuttum | John Brown |
| tuttum | acoustique |
| tuttum | Cassini |
| tuttum | 0je |
| tuttum | egelicerkes |
| tuttum | yalarcas |
| tuttum | nedesekya |
| tuttum | YELKENN |
| tuttum | bkayabey |
| tuttum | metaltr |
| tuttum | sannyasin |
| tuttum | musicmen |
| tuttum | gusef jineps |
| tuttum | CiLeKLiSeKeR |
| tuttum | Ted Mosby |
| tuttum | 666triumph666 |
| tuttum | gkhncnzdgn |
| tuttum | gezihane |
~92 ahkam var. 1 2 3 ... 5 önceki sayfa »
Kimliksiz, yoksul ve yalnız
Onlar, kendi deyimleri ile `Gehenna`, yani Rusça`daki anlamıyla `Cehennemden gelenler`. Onlar; çoğu nitelikli mesleklere sahip, üniversite mezunu Çeçenler. Yaşlısı, genci, çocuğuyla 180 kişi.
Şimdi ise, acımasız savaştan kaçarak 11 yıl önce sığındıkları Türkiye`de, bir tür tecrit kampında, kimliksiz çocuklarıyla yaşam mücadelesi veren, kendi kaderlerine terk edilmiş insanlar.
Kadıköy Fenerbahçe`de lüks evlerin, apartmanların hemen ardında yüksek duvarlarla çevrili bir alan. Büyük mavi kapısının üzerinde iri harflerle `Çeçen kampı` yazıyor. Yoldan geçen araçlar önce biraz yavaşlıyor, sonra aldırış etmeden geçip gidiyor. Çevrede ilk gözüme çarpan, incecik tahtalarla surlanmış barakaların ardında, denize karşı gerilmiş çamaşır iplerine dizili, hafifçe salınan çamaşırlar. Etrafa dağılmış alabildiğine çocuk, kan ter içinde oyuna dalmışlar. Küçük kafalarını bana çeviriyorlar teker teker. Dillerini anlamasam da bakışlarında o ortak korkuyu görüyorum; neden geldi acaba?
Zengin semtte sırıtan fakirlik
1999 yılında çıkan ikinci Çeçen-Rus savaşı nedeniyle birçok Çeçen aile çareyi Gürcistan ve Türkiye başta olmak üzere çeşitli ülkelere iltica etmekte buldu ve yüzlerce Çeçen bu ülkelerden sığınma talebinde bulundu. Bu gelişmeler doğrultusunda, 2000 yılında yaklaşık bin 500 Çeçen sığınmacı Türkiye`ye giriş yaptı. Çeçenlerin büyük bölümü İstanbul`da Kadıköy Fenerbahçe, Beykoz, Ümraniye ve Yalova`da bulunan kamplara yerleştirildi ve o tarihten bu yana da bu kamplarda toplu olarak yaşıyorlar. Bu kamplardan en göze çarpanı ise, bulunduğu semtle oluşturduğu tezat ve ironi açısından; Fenerbahçe`deki Çeçen kampı. Lüks konutlarıyla, yüksek gelir ortalamasına sahip sakinleriyle İstanbul`un en müstesna semtlerinden olan Fenerbahçe`de tüm şehrin güzelliğine karşın onlarca Çeçen, burunlarının dibinde acımasız hayata karşı ayakta kalma mücadelesi veriyor. TCDD çalışanları için yazlık kamp olarak yaptırılan bu kamp, yan yana dizilmiş briket barakalardan oluşuyor. Bu barakalarda gıda mühendisi, ekonomist, ressam, tarihçi, dalgıç gibi mesleklere sahip, ancak gelinen bu noktada bir kimliği bile olmayan, bir bakıma hiç olan insanlar yaşamaya çalışıyor.
Barakalarda ortak kullanılan az sayıdaki banyo ve tuvalet beraberinde temizlik ve hijyen sorununu da getiriyor. Çocuklar kampın bahçesinde oynuyor, semtteki park, oyun bahçesi gibi ortak alanları genellikle kullanamıyor.
Çocuklar kimliksiz okuyor
Statülerinin belirsizliği nedeniyle çalışma izni alamayan Çeçenlerin ikâmet ettiği Fenerbahçe kampında kadınlar, günlük ev işlerine gidiyorlar. Çalışma izinlerinin olmayışı nedeniyle de aynı işi yapan kişilerden daha az ücretle çalıştırılıyorlar. Yani aynı işi yapan temizlikçiler günde ortalama 80 TL yevmiye kazanırken onlar 40 TL`ya çalıştırılıyor. Diğer çarpıcı bir sorunsa, Çeçen çocukların eğitim durumu. Herhangi bir yasal statüye sahip olmamaları, nüfus cüzdanı, ehliyet, pasaport gibi belgelerden yoksun olmaları okullara kabulü sırasında ciddi problemler yaratıyor. Çocukların büyük bölümü okullara `misafir` öğrenci statüsünde kabul ediliyor. Çocuklar zaman zaman gittikleri okullarda diğer öğrenciler ve öğrenci velileri tarafından istenmiyor hatta okul idarecileri tarafından ayrımcı uygulamalarla karşılaşıyorlar. Oysa Türkiye`deki uygulamaya göre, kamptaki öğrencilerin kampa en yakın okula alınmaları gerekiyor. İstenmemelerinin önemli nedeni ise Çeçenlerin adlarının `terör`le çok fazla anılıyor olması...
Savaşın unutulmuş mültecileri
62 yaşında olan Hasan amca, uzun yıllar dalgıçlık yapmış, tam bir deniz kurdu. Savaşta iki oğlunu da kaybetmiş. Kendisi de esir düşmüş, işkencelerden geçmiş. Halen nasır tutmuş ellerinde o işkencelerin izlerini görebiliyorum. Hasan amca `hiçbir beklentim yok artık` diyor çocuklara bakarak; `Bizi burada terk ettiler, kulağı küpeli köpekler kadar olamadık. Sağlığım kötü. Umurumda mı? Değil. Ama çocuklar umurumda. İnsanlar geliyor gidiyor. Yardım ediyor ve bir daha kimse gelmiyor` diyor. Melike Abla, ekonomist. Çocuklarıyla birlikte bu kampta yaşamaya çalışıyor. Belirsizlik içinde yardım bekliyor. Çocukların gözleri hasta, kıyafetleri dayanıksız, orada `devlet` yok uğramıyor bile...
"benim teyzemin gorumcesi cerkes"
"Benim nenem cerkes"
"enistem cerkes"
boylece bende de cerkeslik var
diyen bir zihniyete cus oha beri gel
ve en sonda hassiktir diyorum.
yol bilmez
yordam bilmez
adap bilmez
sulalesini bilmez.Moda mi oldu lan bu cerkeslik.
erkekleri çok iyi sevişir.en azından benim karşıma çıkan çerkes erkekleri öyleydi:)
FK 1864 spor kulübü, 2008 ocak ayında 300 kişilik bir katılımla 1864 kafkasyalılar kültür derneğinin desteğiyle kuruldu.. renkleri sarı-yeşil..
önce 1864'den bahsedeyim.. 1864 kuzey kafkasyada yaşayan çerkes halkının rusya tarafından sürgün edilmesinin başlangıc tarihidir.. mayıs 1864'de karadeniz üzerinden balkanlara ve anadoluya, ordan da ortadoğuya sürgün edilen bir halkın katledilişinin resmi tarihidir 1864.. her sene değişik etkinliklerle kafkasyalılar tarafından anılır.. karadenize karanfiller bırakılır.. hatta eskiden yaşlı çerkesler deniz balığı yemezlerdi..hala yemeyenler var.. gemilerden atılan yüzlerce insan karadeniz sularında ölüme terkedilmişti o dönemde.. ondan dolayıdır deniz suyuna karşı alerji oluşmuştur..
renklerin anlamı ise; çerkeslerin ulusal bayragının rengidir sarı-yeşil..
[img][/img]
bu bayrak e hem adige cumhuriyetinin resmi hem de dünyadaki tüm çerkeslerin ulusal bayragıdır..aynı şekilde ilk kabul edilen bayragıdır.. daha sonradan siyah renkler kaldırılmıştır.. adige; çerkesce çerkes demektir..
[img][/img]
12 yıldız ve 3 oktan oluşan bu bayraktaki 12 yıldızın anlamı, kafkasyada yaşayan 12 çerkes kabilesini temsil eder. bunlar; Natukhay (Nathkoç), Shapsugh, Abzegh, Wubıh, Bjedugh, Temirgoy, Abhaz, Hatukay, Mahoş, Besleney, Brakiy, Karaçay ve Kabardey'den oluşur.
örneğin ben abzek kabilesindenim..
3 yıldız da; o dönemlerin en buyuk üç ailesini temsil eder, bu aileler savaşlarda çok büyük kazanımlara ve kayıplara sahiptir.. bunlar; Zaniko, Aytekçiko, Boleteko aileleridir..
yeşil renk; kafkasyanın dağ ve ovalarını sarı yıldızlar da; bütün yaşamları acık havada, kır ve dağlarda gecen ve gökyüzündeki yıldızlara bakarak uyuyan kahramanların yer aldığı 12 bölgeyi temsil eder.. bu 12 bölge de 12 yıldızla adlandırılmıştır, bunlar yukarda da dediğim gibi çerkes kabileleridir.. işte bunlardan ötürü takımın amblemi bu şekilde dizayn edilmiştir..
ordaki figurler de cerkeslerin ulusal figürlerindendir..
FK 1864 kulübünün FK'sının resmi kayıtta bir açılımı yoktur. sunumlarda "futbol kulüp" olarak deglare edilmektedir.. ancak esasında "futbol kafkas" ya da "futbol kafkasya" anlamlarını zihinlerde taşır..
çerkeslerde gençlerin bir araya gelerek etkinlikler yapması, eglenmesi, sohbetlere katılması hatta ciddi sıkıntılara yol acabilecek düzeyde hırcın kırıcı oyunların sergilenmesi doğaldır.. ihtiyarlar bunun için gençlere olanak saglarlar.. cünkü; başka kültürlerin cerkesler içine girmesinden son derece korkarlar.. bu toplanmalara, toplantılara çerkescede ; "zehes veyahut da zekes" denilir.. çerkesce gırtlaktan konusulduğu için telafusunu yazmak biraz zor oluyor :)
işte bu sebepler orta,üst sınıf entellektüel çerkes büyükleri bu işe sevk etmiştir.. kulübün merkezinin çerkeslerin yaşadığı illerden ziyade toplanma alanı konumundaki istanbul secilmesi en doğru alınan karardır.. sonucta kayseride kurulacak bir kulübü kocaelindeki boludaki maraştaki çerkesin yaklaşımı fazlaca yapıcı olmayacaktır.. sonucta cerkeslerde kabilecilik durumu söz konusudur.. ondan dolayı takım istanbulda kurulmuştır..
özellikle marmara bölgesindeki çerkes bölgelerindeki gençleri istanbula maçlar agetirme projesi söz konusudur.. bunun için durumu iyi olan çerkeslerden destek alınmaktadır.. örneğin düzceden 3 otobus bursadan 2 otobus gibi.. :) bu şekilde gençlerin daha iyi iletişim sağlayabilmeleri amaçlanmaktadır.. hele ki dilin korunması ve yaygınlaştırılması ve varolan yabancı evlliklerin önünü kapatmak için bu takım için organizeler yapılacaktır..
bu arada eskiden beri çerkesler futbola meraklıdır.. kendi aralarında köy takımları kurup ciddiye alınacak maçlar yaparlar.. bu hususta takımı sportif anlamda iyileştirmek te fazlaca amatör acıdan zor olmayacaktır..
bu sene ilk resmi maclarına cıkacak olan FK 1864'ün tüm topcuları kafkasyalılardan oluşmaktadır.. fikstürdeki diğer takımlarda şu şekildedir;
FK 1864, Yeldeğirmeni, Örnekspor, Tunusbağı, Kartal, Feneryolu, Başıbüyük, Boğaziçi, Heybeliada , Adalar..
şu anda kafaksyada iki adige cumhuriyeti vardır, biri malum adige cumhuriyeti diğeri de kabardey-balkar cumhuriyetidir.. kabardey-balkarın spartak nalchik takımının takip edilmesi de ayrı bir zenginlik katar bu çalışmaya..
spartak nalchik taraftarları
[img][/img]
[img][/img]
[img][/img]
FK 1864 idman fotoları
[img][/img]
[img][/img]
[img][/img]
bu arada amatör çalışma içinde bulunan başka bir güzellik de forma vs. çalışmalarıdır..
[img][/img]
[img][/img]
[img][/img]
[img][/img]
[img][/img]