svetlana aleksiyeviçin çernobilden sesler adlı kitabında faciadan şu ya da bu şekilde etkilenmiş insanların ağzından çernobil faciası anlatılıyor. okunmaya yürek dayanırsa nükleer santrallerle ilgili ne büyük yalanlar söylendiği tüm çıplaklığıyla görülüyor.
- odadan dışarı çıkıp koridora ilerledim. görevlileri göremediğim için, oturdukları kanepeye doğru yaklaştım. hemşireye "ölüyor", dedim. bana "ne bekliyordun ki, 1600 röntgen almış, 400 zaten ölümcül dozdur. nükleer reaktörün yanında oturuyorsun." dedi. o benimdi benim aşkımdı. hepsi ölüp gittiğinde hastanede tadilat yaptılar. bütün duvarları kazıyıp yer döşemelerini söktüler. "
ölen bir itfaiyecinin eşinin ağzından –
Türk Tabipler Birliği'nin ilk baskısı Nisan 2006'da yapılan "Çernobil Nükleer Kazası Sonrası Türkiye'de Kanser" başlıklı raporunda Çernobil ile sadece Karadeniz bölgesindeki Kanser vakaları arasındaki ilişki ortaya konulmuştur. Raporda Çernobil'deki patlama sonrasında oluşan radyoaktif bulutların 3 Mayıs 1986 Cumartesi günü Trakya'ya, 4-5 Mayıs günleri Batı Karadeniz'e, 6 Mayıs günü Çankırı üzerinden Sivas'a, 7-9 Mayıs tarihlerin Trabzon-Hopa'ya ulaştığı 10 gün sonra da tüm Türkiye'ye radyoaktif parçacıkların yayıldığı belirtilmektedir.[3] Yine raporda hatırlatıldığı üzere dönemin yetkililerin Çernobil'in Türkiye'de üzerinde önemli bir etkisinin olmadığı şeklindeki açıklamalarına karşılık radyoaktif değeri 600 Bq/kg’ın altında olduğu belirtilen ve İngiltere’ye ihraç edilen fındık İngiltere tarafından geri gönderilmiştir.
yarın küresel iklim değişikliğine ve nükleer santrallere hayır mitingi var.türkiyenin dörtbiryanından insanlar geliyo.hepimiz orda olup aslında nekadar büyük olduğumuzu kendini büyük zannedenlere göstericez.nükleere hayır diosanız hepinizi saat 12.00da haydarpaşa numune hastanesinin önüne beklioruz
nükleersiz bir dünya mümkün!!!
Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarından 100 kat fazla radyasyon yaydığını söyledi yetkililer. ama yıllarca örtbas edilmeye çalışıldı raporlar..birilerinin çıkarları uğruna binlerce insan tedavi edilebilme şanslarını yitirdiler.ve aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen, hala insanlar bu facianın sebep olduğu nedenlerden ötürü yaşamını yitirmekte..
çernobile engel olamadık ama nükleerin, nükleer santrallerin önüne geçebiliriz..bu bağlamda herkesin nükleere karşı oluşturulan platformlarda yer alması gerekiyor...
bir doğu karadenizli olarak kanser olmaktan korkuyormuyum,korkmuyorum tabikide götürebileceğim birşey yok ama bıraktığım çok şey olur ardımda
hala ülkemizde bile yakınlarımız, dostlarımız kanserden ölüyoo! Bu sadece yakın çevredekilerimiz.. ya dünyanın diğer ucundaki insanlar?...
yarın çernobil faciasının 21. yıldönümü..bizler bu felaketi unutmadığımızı ve ayrıca yeni oluşucak felaketlere de sessiz kalmayacağımızı göstermek için saat 19.00da insan zinciri oluşturmak için galatasaray lisesinin önünde toplanıcaz..
benimde söyliceklerim var diyen herkesi bekleriz
nükleersiz bir dünya mümkün!
-için için bişi olmaz radiyasiyon nekü bende içiyorum
-sayın bakanım emin misiniz?
-aha bak içtim çek çek al kameraya...
altı ay sonra
-vhheeööööövvvvv
-noluyo lan ?