“huzur içinde yatsın çocukluk günlerim.”
hayatın gerçek tadı.
Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk, hiçbir yere gitmiyor
çocukluk hem en insan, hem en güçlü olunan zamanlardır...küçük bir çocuk bir lokmacık şeydir.kediden korkar, köpekten korkar, bir karış merdivenden çıkamaz,yağmurdan sakınamaz, soğukta sıcakta ne yapacağını bilemez; çaresizdir. fakat çocuk insanları toplum içinde tuttukları yere göre ayırmasını bilmez.bir çöpçüyle bir belediye başkanı, bir yoksulla bir milyarder birdir onun için.onu zorla kucağına almak isteyen kim olursa olsun yüzünü tırmalamaktan çekinmez. küçük bir çocuk yemeğini yemeden susmaz. ve hiç bir mantık hiç bir çözüm yolu ona karnı acıktığı vakit yemek yiyemeyeceğini anlatamaz.
işte kendinden güçsüz bir kediden bile korkan, yağmurdan sakınamayan bir lokma çocuğun sınırsız kuvveti buradan gelir...
çocukluk
affan dede'ye para saydım,
sattı bana çocukluğumu.
artık ne yaşım var ne adım;
bilmiyorum kim olduğumu.
hiçbir şey sorulmasın benden;
haberim yok olan bitenden.
bu bahar havası, bu bahçe;
uçurtmam bulutlardan yüce.
havuzda su şırıl şırıldır.
zıpzıplarım pırıl pırıldır.
ne güzel dönüyor çemberim;
hiç bitmese horoz şekerim!
cahit sıtkı tarancı
Çocukluk süper bişey lan! Herhangi bir çocuğun canının parasızlık, iş, okul yüzünden sıkıldığını duydunuz mu hiç? En fazla çikolatasızlıktı depresyon sebebimiz! Ha, bak, bi de aşk yüzünden sıkılanlar vardı, evet! Kanatsız meleğim benim, şimdi kimbilir nerelerdesin? :-) Kirlendik lan, kirlendik işte! Tek ihtiyacımız sokaktı, sonsuz özgürlüğü elde edebilmek için! Tahtalar oyuncak, inşaatlar lunaparktı... Kim daha uzağa işeyebilecek diye yarışma mı düzenlenirmiş kardeşim? Düzenlenir tabi! Hem de kesin ben kazanırım! :-) Yere oturmak, sokakta dans etmek, pantalonumun yeşilleneceğini bile bile çimlere uzanmak , kar yağarken buz üzerinde kaya kaya (futbol değil) top oynamak istiyorum kardeşim! Sakın "Sarsma lan karizmamızı!" diye gelmeyin, alırım façanızı aşağı! Öyle bir alırım ki hem de, anneniz anneme şikayete gelir akşama! :-)
Bir çocuk görüyorum kalp atışlarımda, nefes alışlarımda, bakışlarımda, kalabalığın parçaladığı sessizlikte bir çocuk, çocuk kalabalığın içinde, kalabalık çocuğun içinde, hayat onun içinde o hayatın içinde, kimi zaman rüyamın derinliklerinde, kimi zaman hayatın orta yerinde, bazen bıcır bıcır sevinen bir tebessüme, bazen annesine küsmüş sokağa çıkarmadı diye... O çocuk ben, ben o çocuk...
biraz anne, biraz baba ama en çok çocukluğumuzdan olmayız...