sen gittin ya, yaşantımın bir anlamı kalmadı;
sen gittin ya, pencemere bir kez güneş doğmadı;
sen gittin ya, senden sonra mutluluğum olmadı;
senle geçen günlerimin değerini bilmedim...
sen gittin ya, gözlerimden yaşlar bir an dinmedi;
sen gittin ya, ellerimden resmin bir an düşmedi;
sen gittin ya, o gün bugün yüzüm gülmedi;
senle geçen günlerimin değerini bilmedim...
özledim, teninin kokusunu özledim;
özledim, sımsıcak nefesini özledim;
özledim, sohbetini, o sesini özledim;
gelmedin gözbebeğim, can yoldaşım gelmedin...
rakım nerde kaldı lann :))
sızlanmayı,
şımarmayı,
baba evini,
küçüklüğümdeki gibi yere düşerken anne diye ağlamayı,
eşşek kadar olmuşken günlere gezmelere gitmeyi,
ilk okula gittiğim zamanki hevesimi,
ilk yurttan kaçtığım deli cesaretimi,
ilk kopya çekerkinki utangaçlığımı,
biriyle aynı fikirde olmayıp tartışabildiğim zamanda özgüvenimi,
sorumluluğumun sadece öss oldugu zamanları,
herşeye ragmen yine de gülebilmeyi,
düğünlerde ağız okuyup ortalığı karıştırmayı,
ablamın sevgilisini anneme ispiyonlamayı,
bayram da kalkar kalkmaz el öpmeyi,
bilgisayar da sadece mario oynamayı,
yemek yapmayı bilmeyip çeşit çeşit yumurta keşiflerimi,
yazın balkonda oturmayı,
topragın altına para gömüp ertesi gün altın olmasını bekleyen umutlarımı,
aşık olmayı bilmemeyi,
kendime pasta ısmarlamayı,
pikniğe gidildiğinde salıncak kurdurmayı,
sevgilisinden ayrılan arkadaşımı teselli etmeyi,
kimseyi takmadan umarsızca bağırabilmeyi,
konuşsa bir şey anlamayacağım yabancı teyzenin gülümsemesini,
parama bakıp aldığım bir şeyden feragat edebilmeyi,
birisine kızdığımda telefonumu 2-3 gün kapatmayı,
yatılı okuldayken bitecek bu günler sabrımı,
uyuycaz kalkacaz sabah olcağı,
ayrılırken bile ağlamamayı,
ilk kez evcil hayvan beslediğimdeki sevgimi,
annemin çiçeklerini,
babamın maaş gününü,
yüzmeyi öğrendiğim yazı,
bir şey biliyorken parmak kaldırmayı,
hep beraber yaptıgımız tatilimizi,
teyzeme emanet edildiğim günlerdeki yaramazlıklarımı,
yiğenimin bebek kokmasını,
yemekhanedeki tabldot ları ağzına kadar makarna doldurmayı,
karyolada zıplamayı,
üniversite de ilk günümü,
hosgeldin partisini,
ögrenci evine çıktığım günü,
lise2 kar topu savasımızı,
sabah 5 de kaldıran belletmen hocalara uyandım diyip,yeniden yatmayı,yeniden uyandırılmamı, kapı kitlenecek uyarısındaki telaşımı,
kendi hakkımı bitirip ablamın çikolatasını yemeyi,
sütlaç yerken suyunu süzmeyi,
karnıbahar yemem ben dediğim lüksümü,
3-5 kişi biraraya gelip aynı ürünü almamızla indirimyaptırmamızı,
staj günlerimi,
güçlü olduğum zamanlarımı,
yıldızları izlemeyi,
dualarımı,
hayallerimi ve hayalperestliğimi,
herşeye ve herkese rağmen hayatı sevmeyi.(sevmek)
değişen herşeyi özledim... çok özledim.