nokta vuruşu
üç nokta kimisinde, sıçtığı aforizmanın ardından dökülen keçi boku gibi duruyor...(;
üç noktalar giderek güç noktalar oldu hayatımda!
3 nokta
en derin anlamlısından
bu konu üzerine serbest düşündüm:
üç nokta genel olarak kişisel metinlerde güç kazanan bir ifade biçimi. metne incelik katıyor. incelik dediysem, bunu daha çok ciddiyetsizlik tarafından çekiştiriyorum. kişisel bir sınırı var bu anlamda. gayri resmi yazışma dilinde değer kazanması gereken bir biçim.
politik, toplumsal metinlerde daha az rastlıyoruz ona. üç noktaya pek ihtiyaç duyulmuyor bu metinlerde. bu metinlerin içinde kendisini okutması amacıyla yeterince fikir yer alıyor. üç nokta kadar kırılganlık, duygusallık, bilnmezlik, hassasiyet katan satırlar gereksizleşiyor. ancak cümlenin sonunda yüklem yoksa gerek duyuluyor ki, bu tür bir şeye de ihtiyaç yok zannımca.
en önemlisi ve beni bu lüzumsuz bilgileri düşündürmeye iten şey ise üç nokta insanları. üç noktayı dilinden söküp attığımızda yaşayamayacak insanlar var. hepsi de nalet tipler. genelde "çok acı çektik, çekmeye de devam ediyoruz biz" ailesine mensuplar. bu acı falan değil aslında. üç noktayı heryere serpiştirmelerinin anlamı "öyle düşünüldüğünün, görüldüğünün anlaşılması". bu insanlar olmasalar büyük eksikleri olmaz ülkemizin, dünyamızın, evrenimizin.
iki nokta ..
İki kafi.
bel kısmı,boyun,gögüs altı tavsiye edilir ETKİLİ...
koydun mu oturtman lazım,
yoksa hiç koyma
bundan sonra hıncal uluç usulü iki nokta kullanılacağından kaldırılmış sol frame süsü.
çok severim...
hep kullanırım...
hatta kendime mani olmıyorum...
...
...
...
...
Sen düsün işte diye bagıran işaret
sık kullanırım sonra cümleyi istediğim yere çekerim
yazan kişinin birşeyi vurgulamaya çalıştıgını kanıtlamak ispatlamak ya da dikkat çekmek amacıyla yapmış oldugu hareket. götüm
anlam içerir..
cumartesi gecesi suitcase'i dinlediğim beyoğlunda hoş ve yeni bir mekan.
vazgeçilmezim...
İstediğin her manaya gelir...
soru işaretinden,ünlemden bin kere iyidir.ne heyecan vardır içinde,ne tepki,ne de merak...istersen umut,istersen umutsuzluk...