toplam 9 kişi bulundu. 9 adedi gösteriliyor.
| tuttum | electrocub |
| tuttum | guvectekarides |
| tuttum | seyyahname |
| tuttum | militano |
| tuttum | fortinbras |
| tuttum | ucbeni |
| tuttum | fenerum |
| tuttum | kuntili |
| tuttum | telgrafcicegi |
~92 ahkam var. 1 2 3 ... 5 önceki sayfa »
alıntı yazıdır. ne güzel anlatmış... ağzına sağlık hocam...
Eyy benim kafası 'su kaçırmasın hava almasın' diye devekuşu yumurtası gibi paketlenmiş hemşirem!
Eyy dini modernize edemediğinden, çağdaş yaşamı islamize etmeye çalışan tuhaf iktidarın seçmeni!
Eyy benim üstü kebap altı Lara Croft modifiye müslüman kardeşim!
Ey inandığı din;
erkeği kadına tercih eden,
üstün gören,
erkeğin otoritesini tartışılmaz ilan eden,
erkeği kadının hamisi,
kadını erkeğin hayatını kolaylaştırıcı unsur,
vesayet altında tutulması gereken bir çeşit geri zekalı ya da aciz ve hatta şeytan konumunda tanımlayan hemşirem!
Dini inancı 'Penis Diktatoryasına mutlak itaat'ı emreden hemşirem!
İslamiyeti 'kültür', ahlakı dinden ibaret sanan hemşirem!
Eyy benim yaşama dair talimatı, erkekler tarafından yazılmış, erkek postacı Cebrail aracılığıyla gönderilmiş din kitaplarından alan hemşirem!
Üniversiteyi bitirirsen, diplomayı duvara asıp evinin kadını olacağını, kocanın şirketlerinden birinde çalışıyormuş gösterilip Bağkur primlerinin ödeneceğini, sonra da benim yıllarca it gibi çalıştıktan sonra bağlanan emekli aylığım kadar emekli aylığı alacağını biliyorsun değil mi? Ben de biliyorum. Bu hiç hoşuma gitmiyor.
Belki de kocanın şirketlerinden birine ortak gösterilirsin, adına ihalelere katılınır, 'vekaleten' kararlar, krediler alınır, hisseler satılır. Senin iraden dışında, haberin bile olmadan, sen hayata katılamadan ailenin erkekleri senin adına herşeye katılırlar, ekonomiyi falan bile yönlendirirler hatta. Sen de asaleten değil 'vekaleten' yaşayıp gidersin.
Üniversiteye okumak için mi gitmek istiyorsun?
Hayır! Üniversiteyi medreseleştirmeye. Mescit, çömelmeli kenef, abdest lavabosu talep etmeye. Diğer kadınlar üzerinde baskı oluşturmaya.
Kamu binasına çalışmak için mi girmek istiyorsun?
Hayır! Mescit, çömelmeli kenef, abdest lavabosu talep etmeye. Diğer kadınlar üzerinde baskı oluşturmaya.
Her yere Penis Diktatoryası'nın sana verdiği talimatları yerine getirmek için girmek istiyorsun. Bir düğmenize basacaklar, sürüler halinde çağdaş giyimli kadınların üzerine saldıracaksınız. Bir düğmenize basacaklar birşeyi protesto etmek ya da liderinizi alkışlamak için okullardan (AKP'li Belediye'nin tahsis edeceği) otobüslerle meydanlara doluşacaksınız.
Erkek emredecek siz yerine getireceksiniz. İnisiyatif, karar alamadan. Hiçbir zaman kendi başına hareket edebilen çağdaş, özgür kadınlar olamayacaksınız. Hep sürüler halinde yaşamanız, sürüler halinde eylem yapmanız gerekecek. Sizin yerinize Penis Diktatoryası düşünecek, beyninizdeki gri hücreleri kullanmayacak, alınan kararların sorumluluğunu üstlenmeyeceksiniz.
Pasif yaşamak da bir tür rahatlıktır hemşire. Bunu istiyor da olabilirsin.
Düşünmeme, koşulsuz itaat etme karşılığında ananın rahmi kadar sıcak, sarıp sarmalayan yuvanda güven içinde oturup, itaate dayalı sosyal düzen isteyen 'kul' çocuklar yetiştireceksin. Karnına basınca elham okuyan, bacağını çekince hatim indiren bebeklerle oynayan, isyan değil itaat eden 'kul'lar.
Türban dediğin tesettürün sadece bir parçası hemşire. Kafa derisinde çıkan keratini kapatan kumaş parçası. Sana göre Allah'ın yarattığı saç, bana göre evrim sürecinde beyni radyasyondan, ısıdan korumak için oluşmuş izolasyon maddesi. Şampuan reklamına göre 'hazinemiz', İslama göre bir telini gösterirsek cehennemde yanacağımız kıl kümesi.
Dinin örtünmeni emrediyorsa neden İranlı kızkardeşlerin gibi kara çarşaflara girmiyorsun? Bak "Eşarp yetmez, en iyi örtünme kara çarşaftır" diye sana destek gösterileri yapıyorlar oralardan.
Ama sen hemşire! Sen Ampul Partisi'nin sadakalarından, lutuflarından, avantalarından payını almakta olan Araplaşmış, ruju ojesi yerinde hemşire! Sen tesettür mayoya 250 Dolar, ipek türbana 500 Dolar, ya da üç kilo bulgura bir oy verebilen hemşire!
Sen, Allah korkusu, erkek korkusu, ölüm-cehennem korkusu arasında sıkışıp kalmış gariban! Bırak o soyut korkuları da, yakında Türkiye'de de kurulmasını beklediğim din muhafızlarının kızılcık sopasından, kırbacından, recm'inden kork.
Şimdilik rengarenk giyinebilmeni laik Cumhuriyet'e borçlu olduğunu da hiç unutma hemşire. Ampul Partisi'nin hortumlayıp babanın/kocanın cebine koyduğu avantada, oruç/namaz polisine ödeyecekleri maaşlarda benim aylığımdan kesilen, içtiğim rakıda, şarapta ödediğim vergiler olduğunu herzaman hatırla. (hadi sor şimdi Alo Fetva hattına: "İçkiden alınan vergiyle Din Polisi'ne maaş ödenirse bu para helal midir?").
Sen de ben de biliyoruz ki senin dini inancının sana verdiği görev, yüklediği sorumluluk okumak, çalışmak, sosyal hayata aktif katılım değildir hemşire. Senin aklın bir adamın üçüncü beşinci karısı olmaya, ona sorgusuz itaat etmeye yatıyorsa eğer, eve kapanıp rahmin döl tutmayacak hale gelinceye kadar çocuk doğurup onları 'itaatkar, isyan etmeyen kullar' olarak yetiştirmeye yatıyorsa eğer, senin ne okumandan fayda gelir ne çalışmandan hemşire.
Kadını cinsel obje, ticari meta olarak gören sokakta kendi halinde yürüyen erkek değil, Kanada'dan Avustralya'ya kadar yayılmış yıllık cirosu 95 milyar Dolarlık tesettür giyim pazarıdır hemşire.
Kadını cinsel obje olarak gören dindar, dinsiz, ateist, bilmemneist erkek değil, beyni dinle yıkanmış yobazdır hemşire. Ona daha çocuk yaştayken nikah kıyabilen, kadını kapatarak pasifize eden Penis Diktatoryası'nın yobazı.
Soyut korkularını besleyerek özgüvenini aslında Penis Diktatoryası kırıyor senin. Sonra gelip "Beni mağdur ettin, bana zulmettin" diye beni suçluyorsun. Sonra da aynı Diktatorya açık (yani normal) giyindiğim için beni 'kokoş', değersiz ilan edip sana benim üzerimden kendini namuslu, değerli hissettiriyor, prim veriyor. Benim üzerimden senin egonu şişiriyor. Kadını kadına kırdırıyor yani.
Fallik strüktürde ibadethanelerde tapınanlara da bu yakışıyor.
yalçın küçük
TÜRBAN TAKAN BİR ÖĞRENCİ FİLOGENETİK HAKKINDA YADA EVRİM HAKKINDA NASIL BİR ÇALIŞMA YAPABİLİR ? BİLİMİN ÖLÇÜTÜ İNANÇMIDIR YOKSA MERAK VE BERABERİNDE UYGULAMAMAMIDIR? DOGMATİK VERİLERİN ÜZERİNE NE GİBİ BİLİM YAPILABİLİR?
TÜRBAN TAKAN BİR İNSAN QUANTUM FİZİĞİ ÜZERİNE NE ÇALIŞMA YAPABİLİR? YA SORUYORUM CİDDEN BÖYLE BİR ZİHNİYET NEYİ MERAK EDİPTE ONU ÇÖZER ZATEN KAFASINDA HERŞEYİ DOGMATİK KURALLAR ÇERÇEVESİNDE ÇÖZMÜŞ BİR YALANDA YAŞIYOR
önemli ;
etikete girenler;
tartışma etiketten uzaklaşmış olmakla beraber üzgünüm tabi ki bu tür bir yere kaydığı için; bir sayfa öncesinden takip edilebilir fikirler.
sen hıc dert etme ne oldugunu takıp edıyoruz sızınkı paranoyaklık evet:):)
kadrolaşma olgusuna paranoyaklık diye cevap verdin; ciddi misin yoksa gazete ve televizyonlardan uzak bir dünyada mı yaşıyorsun?
düşündürücü değil tabi ki; doğal kabul ediliyorsunuz artık sayı çokluğu nedeniyle de insan üzülüyor ne de olsa..
tabi ki; bilmemek değil; öğrenmemek ayıp diye boşuna dememişler kabadayı peace örgütü üyesinin nadide deve dikeni çiçeği..
hakaret etme alışkanlığım bulunmamakla beraber; yazdıkların karşısında oldukça eğleniyorum; sanırım paylaşasım da var..
ben de insanım neticesinde; egom var.
evet anlamayanlar bertaraf edilmeli bizim gizlimiz saklımız yok ilk defa burda ahkam kesmedik bilen bilir sen dert etme
barış kavramını da böldün ya; anlayana barış anlamayana ölüm gibilerinden; tebrik ederim.
nickini değiştirmeni tavsiye etsem de hiç bir işe yaramaz, biliyorum. ama en azından burada bunları yazarak senin ahkamlarını görenlere "barış"ın senin tarafından nasıl algılandığını göstermiş oldun; ellerine sağlık.
@PEACE;
sanırım senin kadrolaşmadan haberin yok sanıyorum.
anayasa mahkemesi gibi yerlerde kadrolaşma olmasın diye başka bir şekilde geliniyor, önlemler mevcut iktidarın elinde oyuncak olmasın diye. (gerçi o önlemler de çiğneniyor ya)
iyı anasını satıyım her kurumu ıktıdara gore yorumla bende yargıtayın, anayasa mahkemesının, rektorlerın cogunun mason ve dın dusmanı ınsanlar elınde oldugunu dusunuyorum nolcak bu ısın sonu aptal aptal konusma canımı sıkma benım
peace.
nicki peace olan biri için oldukça hiddetlisin; acaba peace'in anlamını biliyor musun diye merak konusu edilebilir ve anlayamacağın bir dilde yerden yere çarpılabilirsin; küfür etmeye gerek olmadan.
@peace formation; diyanet şu an kimlerin elinde acaba?
bi ilk emir kadar olamıyorsunuz!
ikra/iqra/ OKU = GÖR
bakın önce, görün, okuyun.. AKP yani başı türbanlı eşlilerden oluşan bir hükümetin diyanet işlerinin başka türlü açıklama yapmasını bekleyemezsin;
öyle ki cumhurbaşkanının Leydi olamamakla sakat; -evet bütünen utanılası kişi kendisi Suriye Başkanının yanındaki Eş kadar çağdaş ve zevkli olamayan eşe sahip bir Cumhurbaşkanı var-ki benim cumhurbaşkanım değil; benim hiç bir şeyim değil, vatanımı satan kimse yaşama değerli değil.- ve bu eş kalkıp Türkiye Cumhuriyetini AİHM'ye vermiştir. Gül milletvekiliyken.. nasıl bir yüz kızartıcı durumdur bu?
sen nasıl bir üç maymunsal birisin acaba?
uslup bılırız ama herkese anlayacagı sekılde uslup kullanıcaksın
lütfen seviyeli bi şekilde tartışmaya katılın bu küfür olayınıda anlayabilmiş değilim başka türlü kendinizi ifade edemiyomusunuz