güler, gülümser bir şakacı,
güldürür, düşündürür,
arada-bir durur, gözleri dalar,
neler söyler, neler susar..
yoksa, çok acı bir şakayı
şakadan da olsa,
çok yalın bir karanlığa mı saklar..
oynadığı oyunsa,
yaşamda oynadığı
oyununu mu yaşar..
oyunda yaşadığı,
yaşamını mı oynar..
yaşarcasına, oynarcasına.
öyküler anlatır olmuşçasına,
sonunu mutlu bağlar,
gider evinde ağlar.
özdemir asaf
hep yalan atar ama şaka gibi. atıyorum; "benim burnum bir balıktır aslında ama kafasına göre gidip denizde yüzemez çünkü ben karada yaşarım. burnumu balıktan ayıran tek fark budur, yemin ederim" der mesela, "ben havaya o kadar iyi zıplarım ki bir daha hiç yere düşmem istemesem; zıplar ve havada kalırım" der... sen de gülerek "şakacııııııı" dersin; o da küsmez o zaman, kikirder ve gerçeği söylediğine ikna etmeye çalışır seni. yaa of yaa, çılgın mı ne?