Tarihinize gömülün gayri. zamanı geldi.
homoseksüellik o dönemde de iftiralarla ve dedikodularla vardı demekle beraber, acı olan şudur ki halkın mevlananın öğretilerinden semasından aşırı feyz alıp, araya şemsin girmesiyle şemse kinlenip, mevlananın daha sonra oğlunu gönderip "sensiz sema bana helal olmaz" yakarışıyla onu geri istemesiydi. aradan 2 sene geçti ve sonunda şems döndü ama halkın içindeki kin sıcaktı ve şemsin, mevlananın halka verdiği derslerden koparmasını tekrar istemeyerek şemsi bir hançerle öldürürler ki bu organizasyonun içinde mevlananın ikinci oğlunun da olduğu söylenir.
mercan dede'nin
mevlanayı anlattığı
parçasının adı!
Mevlana ile Şems'in son ayrılıklarından sonra aylarca bekler Mevlana,Şems'i arar diyar diyar ama bulamaz ve bu muhteşem dizeleri yazar...
“Beden bakımından ondan uzağız amma;
Cansız bedensiz ikimiz de bir nuruz;
İster O’nu gör, ister beni...
Ey arayan kişi! Ben O’yum, O da ben”
ne kadar zaman arayacağım seni ev ev, kapı kapı?
ne kadar zaman köşeden köşeye, sokak sokak?
hazret-i mevlânânın mürşidinden ziyade aynası olan velî . mevlânâdaki aşk çırasını tutuşturmaktır bütün vazifesi . bu vazifesini hakkı ile ifa etmiş ve o çırayı yakarken kendi de yanmıştır.
"bizim yanımızda bir kerede müslüman olmak olmaz!müslüman olur ve kafir olur ve yine, müslüman olur!ve her defasında ondan bir şeyler eksilir öyle ki gün gelir kâmil olur tamlanır.." sözüyle özetlemiştir hakikati.
ölümü tam bir trajedidir.
Ey canımın canına can olan, neden benden gizlendin? Ey Şems, bir Yusuf gibi kuyuya gittin! Ey abu hayat, ipten de gizli kaldın.
isminin anlamı farsça’da "gökyüzünde parlayan ışık" demek olan şems, 1247 yılında ortadan kayboldu, bir daha da geri dönmedi. sevdiğini yitiren celaleddin rumi şiir yazmaya başladı. otuz bin dizeyle şems’e duyduğu sevgiyi anlattı. sonunda "kendi içinde bulduğu şems, ay gibi ışık saçmaya" başladı. celaleddin rumi, sevgisiyle o kadar özdeşleşti ki, bazı şiirlerini şems diye imzalar oldu. shakespeare’den üç yüz yıl önce, şiirin kendi içinde bir müziği olduğunu keşfetti, yine şems sayesinde… şems onu terk ettikten sonra, onunla birlikte gezerken yanından geçtiği kuyumcu ustalarının çekiç seslerini, gördükleri su degirmenlerinin seslerini, dinledikleri ney ve davulun seslerini şiire aktardı. içinde tek başina kaldiği çöllerde en güzel su hayalini şems’in içtiğine inandı…
şems’in ay ışığında altın gibi parlayan iyi niyetli bir zehirli yılan sessizliğiyle kayıp gittiğini düşündü. ve mevlana sonunda dayanamadı, kendi vücudunu bir enstrümana dönüştürdü, ruhunun müziğiyle şiir söylerken dönerek dans etmeye başladı.
şems’in kendisini neden terk ettiğini anlayamadan, gözleri açık öldü…
Mevlana'nın hocası, maşuğu.. Konya'daki türbesi bir zamanlar yıkık dökükmüş.. Artık gayet güzel.. Mevlana'nın yanma safhasına ulaşmasını sağlayan yegane ulu zat... Hımmm...
homoseksüel olduğunu söyleyenlere lanet olsun!
Tebriz güneşi..