sebebiyle ilişkisi o kadar kopuklaşıyor ki
insanın özünde yok demek imkansız.
duru bi su gibi akıyor
kontrolsüz gibi görünsede ole değil yani bi tuhaf
suyundan da koyun
"25 yaşındaki Maori’nin de böylesine bir dosta ihtiyacı var. O her şeyi olan Yeni Zelandalı beyaz adamın gelip ona “senin acın dinmedikçe ben de rahat uyuyamam” diyen bir dosta ihtiyacı var. Bu “senin yaşadığın benim gerçekliğim değil, sen bunu seçtiğin için yaşıyorsun” diyen duyarsız ve ukala bir sese hiç ihtiyacı yok."
Huan'ın linkini verdiği Radikal yazısından çok doğru üç cümle.
Hakkında ukalaca, Tarantinovari, uçuk kaçık laflar etmeden şöyle şeyleri de bir okumakta fayda var. Şiddetin, bırakın kendine maruz kalmayı, sadece gözleyen ve üzerinde çalışanları bile nasıl etkilediğine dair;
bir iletişim şekli. işe yarar eğer elde etmenin kendisi bir tatmin veriyorsa.
hislerde lütfen.
doğanın canlıyla arasındaki uyumsuzluktur şiddet...yaşam alıştırmasıdır,algılamaktır,alışık olmaktır.
öyle olmaz böle olur..
öğretecek bir şey yok. bizden eski. içine doğuyoruz.
şiddete karşı olmak insanın kendi doğasına karşı olmaktır ..ama şiddeti doğru yerde doğru zamnda göstermek gerekir ..şiddetinden utanma şiddetinden gurur duy ki. doğru yerde doğru insanlara uyguluya bilesin..
kelimelerin kifayetsiz kaldığı yerde postalarım konuşur..
beni benden alan bi dürtü yahu dayanamıyorum
desteklenilesi, arkasında durulası hatta belki de üzerinde konuşulası bir hadise değil ancak içgüdüsel ve insana dair hayvani bir şeydir.bazen öyle şeyler olur ki hırpalamadan, tırnaklarını geçirmeden rahatlayamazsın...bu gibi durumlarda kızdıran kişilik(-siz' dir belki de) ortalıkta olmaması zararı indirgeyecektir.bu durumda sevmediğiniz sıradan bir bardağı kırmakta işinizi görebilir.yediğiniz haltan dolayı yani şiddetinizin dışa vurumundan dolayı kırdığınız kalpten daha değersiz olacaktır..kırılıp döküleni temizlemesi fiziksel bi çaba sarfetirecektir sadece.....
-şiddeti savundum mu ben şimdi ?
-evet cevat abi
-hadi ya :S
:)
ps:bazen üzerinde konuşulmasını değersiz bulduğumuz şeyler hakkında konuşuruz genede...
bi ps daha: kadının kadına uyguladığı şiddete karşıyım.hem kalitesiz gözüküyor hem de erkeklerin içini gıdıklıyor.
erkeğin kadına uyguladığı şiddete karşıyım.evet kadın belki dil farkıyla adamı ezer ama adamın kolları daha güçlüdür.ve açık ara fark vardır.şiddeti biraz savundum diye adaletsiz düşünecek değilim :)
erkeğin erkeğe uyguladığı ve kadının erkeğe uyguladığı şiddettin nedeni içinde gurur hakimse ihtiraslı ve şık durabiliyor...
son ps: 2008 deyiz ve ben bunalrı itiraf ettiğim için utanıyorum, ama ne yapayım ben böyleyim...
kendiyle barışık mutlu insan
Geçen gün kişisel notlarıma yazdığım birşeyi pasteliyim ben buraya.. Sanırım şiddet hakkındaki genel görüşümü yansıtır...
"Biri beni çağdaş olmakla itham ederse o kişiye "bunu ispatın en güzel yolunun ona tekme-tokat girişmem olduğunu ama bunu yapmayacağımı " söyleyeceğimden olsa gerek çağ dışı biri olduğuma kanaat getirmiş bulunuyorum...