heyecan basar strese girer 99 da kalpten giderdim ölürdüm
99-98-97-96............
sitresden bn onu 1 sn yaparm
a.q
çay koyarım...
budala da prens mışkin bir idam mahkumunun son saniyelerini anlatır bir kapıcıya. o yüz saniyede neler yaşanacağını. dosteyevski nin kendi idam deneyiminden bir esinti. yüz saniyelik ömrü olmak üstüne bizim söyleyecek sözümüz yok abicim, adam söylemiş söylenecekleri. üşenmeyin, okuyun.
koşa koşa apartmanın çatısına çıkıp saniye hesabını
tam olarak ayarladıktan sonra kendimi aşşagıya bırakır ve betona çakılmama 2-3 saniye varken 100 saniyeyi doldurup havada geberirdim.
sigaraya baslayabilirdim.
su içerdim..
bi kaç satır yazardım..
son saniye uzanmış olurdum yere.. sırt üstü ellerim göğsümde..
kısa film çevrilebilir kafanın içersinde
düşünmeye başlamanın tam zamanı
cümleye gel amk
heroini damardan enjekte etmek ....yane o hissiyatı yaşayaraktan nice nice 100 saniyeler'ce uzatırdım hayatımı...imanın gevrerdi..kalırdın ööle...
bu başlığı okumanın gereksiz kaldığı nacizane an
99 98 97 96 95 94.................................
100 saniyelik ömrünün kaldığını farkettiysen ölmüşsündür zaten..
kelime-i şehadet getirmek için yeter
ağzıma geleni söyler içimi döküverirdim
sana bu satırları yazarken *ölür*
büyük olasılıkla aklıma takılan bir intaar biçimini denerdim