toplam 38 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
~1233 ahkam var. 1 2 3 ... 62 önceki sayfa »
14. bn olacammm uleeeeeeennn
kahrolsun PKK
Türk Kürt kardestir ayrım yapan kallestirrr
Paşalar çıkıp ekranlarda ‘Kuracaksın bunlar gibi savaşan ekipler, bak bir daha baskın maskın kalıyor mu!’ gibi şahane paramiliter örgüt önerileri getiriyorlar. Gazetelerde gururla söylüyor kimileri:
‘İnsan haklarıyla güvenlik arasında bir tercih yapmalıyız!’
Tabutun başında ‘sinir krizi’ geçirdi diyor televizyonlar, her seferinde geride kalan çocukları ‘yürek burkuyor’.
Bayraklar ve Allahu ekber! Bayraklar ve Allahu ekber! Allahu ekber ve bayraklar! Bir gürültü içinde herkes kendi repliğini söylüyor, sağ baştan başlayıp sayılan replikler bittiğinde sessizlik oluyor bir süre sonra yeniden bir baskın veya bir bomba ve yeniden başlanıyor sağ baştan:
Paşalar çıkıp ekranda...
İyi niyet ve bilgisizlik
Aynı olmayan, aynı başarısız formülleri daha derinleştirerek geçirilen otuz yılın üzerine yeni bir otuz yıl için her seferinde ezber yeniden ezberleniyor. Nasıl olsa anneler oğlan doğurmaktan vazgeçmiyor ve nasıl olsa memleketimizin bütün varlığını bayrak ve Allahu ekber göstererek emmek her zaman mümkün.
Bu ezberi bozmak isteyenlerden TİKAD (Türkiye İş Kadınları Derneği) önceki gün bir basın toplantısı düzenledi. Hülya Avşar ‘bu gidişe bir dur demenin zamanının’ geldiğini söyledi toplantıda ve derneğin projesini açıkladı: Şehit anneleriyle terörist annelerini buluşturmak.
İyi bir bir niyet var ortada, orası muhakkak. Zira deniyor ki ‘anneler dur demezse kan akmaya devam edecek’. Doğrudur. Ve fakat...
DTP’nin kapısında bekleyin
Senin ‘terörist annesi’ dediğine o ‘gerilla anası’ diyor. Bunu ne yapacağız? Anneleri de mi öldüreceğiz o zaman? Şehit annesi nasıl kendini ‘TC’nin faşist ordusu’ gibi hissetmiyorsa o da kendini ‘azılı teröristin annesi’ gibi hissetmiyor. Bunu ne yapacağız?
TİKAD ya da başka bir örgüt, bugün bu sürüp giden kanlı ezberi bozmakla, vahşet çarkını durdurmakla ilgili bir şey yapmak istiyorlarsa, var güçleriyle DTP kapatma davasına odaklanmaları gerekiyor. Türkiye AKP kapatma davasında nasıl tedirgin olduysa DTP kapatma davasından da en az o kadar tedirgin olması gerekiyor.
Türkiye ‘Bu nasıl olur!’ isyanıyla AKP için nasıl bir hayretle ayağa kalktıysa DTP için de kalkması gerekiyor. Çünkü DTP’nin kapatılması en az AKP’nin kapatılması kadar Türkiye demokrasisine zarar verecek.
Ama daha önemlisi, DTP’nin kapatılması bir kere daha Türkiye’nin Güneydoğu’sunu ülkenin geri kalanından koparacak.
Eğer hakikaten kan dursun diyorsanız gidip DTP’nin kapısında bekleyin ki o kapı da kapanmasın. En azından savaş kadar barışa da açık olan o kapı...
Bu boynuzlar kırılacak!
Yoksa senin terör dediğine ‘serhildan’ diyenlerin sayısı bir kere daha artacak. Yani intifada, yani başkaldırı. Sen oraya buraya, sanki memleket yeni işgal edilmiş gibi devasa Türk bayrakları diktikçe onlar kendilerini öldürmek için cephane biriktirildiğine inanacak. Korkacak. Sen burada onlardan korkacaksın.
Ve insanlar en çok korkunca öldürür birbirini biliyorsun. İnsanlar topraklardan çok korkuları için öldürürler birbirini. Sen bunu anlamak istemedikçe, onlara onların kabul etmediği isimleri vermekte ısrar ettikçe senin de onların da ölü oğullarının yaşları küçülecek.
Hakikaten kalbin ağrıyorsa bu ölen çocuklardan, hakikaten artık katlanamıyorsan, kendi boynuzunu kıracaksın önce. Burnunu indireceksin ve bu hayata, bu ülkeye hava atmadan, baştan başlayıp ülke gerçeğini öğrenmeye, samimiyetle öğrenmeye oturacaksın.
Konuşmaktan çok dinlemeye oturacaksın. O da boynuzunu kıracak ve öğrenecek ki oradaki analar da dağa doğurmuyorlar o çocukları, taşlara doğurmuyorlar.
Rahimler, hepimizin rahimleri küsmeden bu işler çözülecekse böyle çözülecek. Rahimlerimiz lanetlenmeden önce bu savaş ancak böyle bitecek."
E.TEMELKURAN
Fotoğraftaki şüphe
Fotoğraflarına bakıyorum. Bu kaçıncı bakışım acaba? Daha önceleri bu kadar genç değillerdi sanki. Giderek gençleşiyor vesikalıkları. Yaşlanan benim elbette. O yüzden gençleşiyor ölü çocukların vesikalıkları.
Eskiden aynı yaşlarda olurduk, şimdi kardeşimden bile küçükler. Ben büyüdüm, onlar öldüler. Hiçbirinin adı dizilerde yeni ünlü olmuş bir jön kadar bile bilinmiyor ama bazı evlerin havasız salonlarında onların vesikalıkları kahraman yakışıklı olarak hâlâ gülümsüyor.
Ne eşlerinin ne de kızlarının isimlerini dün çıkmış şarkıcılar kadar bile bilmiyoruz. Onların isimleri şehit ailesi aylığı listelerinde birikiyor. Bizim kandan ülkemiz böyle böyle, öğüte öğüte ülke oluyor. Burası bir kan ülke, fotoğrafçılarda hep birazdan ölecek çocukların vesikalıkları çekiliyor. 18'ine gelen çocuklar bu ülkede tarayıp saçlarını, en yakışıklı bakışlarını takıp gözlerine, son fotoğraflarını çektirmek için şipşakçılara koşuyor.
9.5 saat
Başını gazeteden kaldırıyor erkekler. Bu ülkenin her yerinde yaslı bir sessizlikle gazetelerden başlarını kaldıran erkekler birbirlerine şunu soruyor:
'9.5 saat! Nasıl olur da kimsenin haberi olmaz!'
Soru işaretsiz sorular bunlar. Kan damlası sesi kadar bir ses çıkıyor ünlemlerinden. Değil mi ki bu memlekette bütün erkekler askerlik yapıyor, değil mi ki herkes askeri metalin ürpertisini tıraşlı ensesinde hissetmiş, neyin ne olduğunu biliyorlar. Herkes birbirine soruyor:
'Cep telefonu da mı yoktu?'
Birbirlerine hepimizin paralarıyla alınan silahları, elektronik haberleşme cihazlarını anlatıyorlar. Kendilerini artık 'Bu vatan için kurşun yiyen de atan da...' zırvalarına inandırmadan önce soruyorlar. Bu mırıltı, kutsal askerlik duvarında bir çatlak açıyor.
Ölü çocukların ne zamandır bizi açmaya, derinleştirmeye çağırdıkları bir çatlak o. Hepsi ölüm anındaki korkuları yüzlerinde donmuş olarak bu savaşı bitirecek şüpheyi duymasını bekliyorlar kalabalıkların.
Vesikalıkları sararırken evlerin duvarlarında. En sevdikleri bile unutmak zorunda kalıyor yokluklarını ve bayraklarla sokaklara çıkanların ölümlerini gürültüye getirmesini istemiyorlar. Onlar hesap sorulsun istiyorlar.
Cephane çocuklar
Hepsi ölürken korktu ve hepsi ölüm anında sorsan bu savaşın bir kişi daha ölmeden bitmesini isterdi. Ne generaller ne kutsal Türk ordusu, ne Allahallahallah ne Müslüman Türk gencinin cennetteki şehitlik mertebesi; hepsi biraz daha yaşamak, çocuklarını görmek, genç kadınlarının belini sarmak isterdi.
Yüzleri yaslı duvarlarda eskiyen o çocuklar bu ülkenin bitmez tükenmez, hesabı sorulmaz, sonu gelmez cephanesi değildi. 'Analar scorsky doğurmuyor' değil mi komutanım? 'Askerlik yan gelip yatma yeri değil' değil mi ey Başbakan? Ah! Bilsen ikbal sahibi olmayan evlerde erkek doğuran kadınların rahimleri ölü çocukların vesikalıklarını görünce nasıl bir acıyla geriliyor! Biliyorlar; bu çocuklar kendilerini yaşasalardı aç bırakacak bir ülke için ölüyorlar.
Sorun!
Delirmiş, korkudan delirmiş erkekler çoğalıyor her gün. Savaştan dönenler, öldürmekten ve ölüm korkusundan dönenler yapayalnız evlerine dönüyor. Onlar 'kurtulanlardan' sayılıyor. 'Hadi bakalım geçti bitti' deniyor onlara. Onlara sorun. Yalnızken sorun, numara yapmak zorunda kalmayacakları zaman sorun. Anlatsınlar size savaşın ne olduğunu. Kimse sormuyor onlara.
Askerlikten soğumamak için değil, yaşamaktan soğumamak için, korkmamak için, şüphe etmemek için sormuyorlar.
O vesikalıklar oysa, ne gürültülü bir yas bekliyor bizden ne yeni ölüler için yemin etmemizi. Bir tek şey bekliyorlar. Hesap sormamızı. Bu hesabı kendilerine benzeyen Kürt çocuklardan değil, askeri ve sivil iktidardan sormamızı bekliyorlar. Giderek gençleşiyor fotoğrafları."
E.Temelkuran
yanlış fikir olur ama, onun yerine bu etikette crazy diamond nickli arkadaşın yazdıklarını okursanız, bence daha iyi olur.
Yılmaz ÖZDİL
Kararlılık mesajı çıktı ya daha ne istiyorsunuz?
Eğip bükmeden soralım...
*
Son 5-6 yılda...
PKK’lı mı tıktık içeri?
Subay-astsubay mı?
*
Eli silahlı teröristlere habire af çıkarırken; İstiklal Madalyası sahibi Jandarma Genel Komutanı’nı hapse atıp, beyin kanaması geçirene kadar içerde tutmadık mı?
PKK’ya yataklık yaptığı için hapiste yatan kadını, çıkarıp, Meclis’e sokarken, Cumhurbaşkanı’nın masasına davet ederken; 1’inci Ordu Komutanı’nı "terör örgütü kurmak"tan içeri tıkmadık mı?
Şehide "kelle" dediği için tazminat ödemeye mahkûm olan, "Askerlik yan gelip yatma yeri değildir canım kardeşim" diyen Başbakan’a, "Bravo, aynen devam" deyip, yüzde 47 oy vermedik mi?
PKK, hastalanmaması için serçe parmağının tansiyonu bile ölçülen Abdullah Öcalan’ın saçı kesildi diye, kalkışma provası yapıp, Diyarbakır’ı yakıp yıktığında, polisin-askerin elini tutup, "Cana geleceğine mala gelsin" diyen Diyarbakır Valisi’ne "aferin" deyip, Başbakanlık Müsteşarı yapmadık mı?
Kafamızda Amerikan çuvalıyla gezerken, koordinatör saçmalığı icat edip, "Amerika bizi çok seviyor, istihbarat verecek" demedik mi?
"Amerika istedi diye harekátı kısa kestik, içerde parça bıraktık, o kampları tutmamız gerekirdi" dediği için, neredeyse "vatan haini" ilan edilen Deniz Baykal, o kamplardan gelen teröristler önceki gün Aktütün’ü bastığında haklı çıkmadı mı?
Irak’taki hacivat "Kedi bile vermem" derken; yaralı PKK’lıların tedavi edildiği Kuzey Irak’taki hastaneyi bile kendi ellerimizle yapmadık mı?
Vatandaşa zam üstüne zam geçirirken, PKK’yı koynunda besleyen Barzani’ye, Talabani’ye yarı fiyatına elektrik vermiyor muyuz?
İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de kadınları çocukları havaya uçurduklarında; besleme medyadaki arkadaşlar utanmadan, "Ne malum PKK’nın yaptığı" demedi mi?
Şehit çocukları çıplak ayakla gezerken, tabut başındaki karnı burnunda tazeler Allah’ıyla baş başa kalmışken; fitreleri zekátları Mehmetçik Vakfı yerine, Almanya’da din-iman hortumcusu olduğu alenen tescillenen Deniz Feneri’ne vermiyor muyuz?
Gariban ailelerin çocukları şakır şakır şehit düşerken, subay-astsubay çocukları oradan oraya tayin edilip, lise mezunu olana kadar 28 tane şehir değiştiriyor; yaşadıkları travma nedeniyle üniversite kazanamıyor ve onlara hiçbir ayrıcalık tanınmıyorken; "Babamın parası var, benim de bokumda boncuk var, onun için yurtdışında okuyorum" diyenler askerlikten yırtmıyor mu?
Bir zamanlar bu memlekette askerlik yapmayana kız bile verilmezken, "Popomda sivilce çıktı, bak bu da raporu" diyenler, askerlikten sıyırmıyor mu?
*
Genelkurmay, 68 kere basılan 46 şehit verdiğimiz gecekondudan bozma dandik karakolu, parasızlık nedeniyle 100 metre ileriye taşıyamadığımızı açıklarken; Genelkurmay eski Başkanı’na, korgeneral refakatinde askeri uçakla taşıyarak, 1 trilyon liralık zırhlı Audi almadık mı?
*
Neymiş efendim, terör zirvesi toplanmış, kararlılık mesajı çıkmış...
Yerim ben sizin o kararlılık diyen dillerinizi, yerim.
Eyvah oğul...
Öpmeye doymadığım hayırsızım..
Sevmeye kıymadığım yürek sızım..
Şimdi omuzlarında melekler ağlasın....
hadi herkesler susun bu savaş hiç bitmeyecek yüzlerce türk ve kürt genci bu savaşta ölecekler.senelerce sürecek hep olacak. bu savşta taraf olmamama rağmen bilmekteyim ki devlet bu savaşı hep istedi yoksul çocukları askerler ölüyormuş kimin umrunda.zenginler bu savaşta olumsuz anlamda hiç etkilenmedi zaten.onların çocukları bu savaşın yanından yöresinden geçmedi ki.ağzından salyalar saçarak bağıran ülkemin faşistlerinin söylediği bir birşey vardı "bu vatanın ekmeğini yiyip ihanet eden birgün kurşununu da yer diye"biliyorum ki bu vatanın hiç ekmeğini yemeyenler bu savşta kurşun yiyor.hiç baktınız mı ölen asker cenazelerine buram buram yoksulluk kokuyor keza dağa çıkan kürt gençleri için de geçerli bu durum.sonuç olarak iki halk düşman kılındı birbirine.artık ne barışın umudu var.ne de huzurlu bir ülkenin yakın herbiryerinize kınayı.
önce nasıl bir ülke istediğimizi anlamamız lazım. barınma hakkımızı düşünme hakkımızı sağlık ve eğitim hakkımızı bize rahatca verebilen, birileri jiple gezerken birilerinin sokak banklarında yatmadığı, bazı insanların oturdukları yerden milyarlar kazananların veya bütün gün çalışıp tarla sürüp çocuklarını doyuramayan insanların olmadığı vs vs bi ülke istiyorsak (ki istememek bencillik ve aptallıktır.) malesef sadece gidip, bize en çok reklamı yapılan partiye oy atmak yeterli olmuyor. bazılarının anlamadığı şey, solcuların bütün bunları türkiye için istediğidir. böyle ir türkiyede uyandığımızda ne pkk ya gerek olur olur ne de tsk ya. bu ülkede insanlar özgür değil. bu ülkede insanlar aç, işsiz, eziliyor. bunları görelim ve çare bulalım. birbirimize laf atacağımıza birlikte bunlar için mücadele edelim.
bencil olmamak lazım. bu coğrafyada çok fazla ırk yaşıor. o zaman hepsinin ülkeye silah çevirmek için bi sebebi var. çünkü anadoluda yaşayan insanların çoğu fakir. eğitim, sağlık, iş vs. tonlarca zaaf sadece tek bi bölgeye özgü deil. ülkenin genelinde var olan sorunlar bunlar. fakat sorunları kendi tekeline alıp bunu şiddet eylemlerine dönüştürmek benim eleştirdiğim. mutlaka bi sebebi vardır asıl bu sorgulanmalı şeklinde geçiştirmek döngüye sebep olur, çünkü aynı cümleyi karşındaki de kuracaktır. ayrıca tarih hakkında da hiçbirimizin net bi bilgisi yok. doğruluğu tartışılır tarihi bilgilere dayanarak yorum yapmakta yersiz.
arkadaşlar bence nu tür olaylara girmeyelim bu rant kavgası yada göt etme olayı değil ohshit olayı biraz kişiselleştirmişin.. mantıklı düşünmeden oturduğun yerden yorum yazmakla olmuyo benim anamda dahil olmak üzere seninkini yada bi başkasının annesinin(!) namusu için gerilla dediğin insanların dedeleri ölmüş. biraz düşünüp incelendiğinde hatanın kimde olduğunu değilde (!) dedisi bu ülke için can wermiş bi insanın ,nasıl olurda dağlara çıkıp bu ülkeye silah çevirdiğini sorgulamak. acaba bizde biraz faşistlik yaptık mı???
hala konuşuyo ya......
sonuna gerizekalılara yazınca uzun oluyo. lütfen cevap yazma yazacaktım. üşendim yazmadım aq.
bence bununla devlet ilgilensin ölenlere rahmet demekten başka bişi diyemiom. iki taraf içinde bok yoluna gitme dedikleri şey bu olsa gerek...!!!!
ezik insanların bir gazla özgürlük arayışları içine girerek yaptıkları boşa çırpınış.. bu ülke imp. dağılan ülke. yani içinde bir çok ırk barındıran topraklarda 3-5 çapulcunun dağlara çıkarak özgürlük arayışı çaresizce!!. böyle yaparak tc ye zarar weremez yada yıkamaz,sadece yüz yıllardır kardeş oldüğumuz ,beraber öldüğümüz kürt ırkına zararı war bence.......
uza git bi zahmet. bana içinde demagoloji kelimesi geçmeyen bi cümle kur. ne zaman savunmaya geçse senin gibiler faşist, demagoloji gibi kelimeler serpiştirir cümlelerine. bu yüzden kaale alıp okumam bile. kalıplaşmışsınız alayınız. he ama her yorumuma ayrı ayrı cevap vermişsin bir gerizekalıya anlatmaktan çok bi gerizekalı gibi yazmayı başarmışsın. tebrikler.
burada istedigin kadar ahkam kes. tek amacı insanları öldürmek olan klasik bi terör örgütünü savunduğun gerçeğini değiştirmiycek. ah pardon gerilla olacaktı di mi..:)
hele bi dur soluklan yiyenim. bence sen yazdıklarımı bi daha oku. çünkü hiçbi sk..m anlamamışsın yazdıklarımdan. yada demagoji yapıyorsun. onu bilemem. gene de gerizekalıya anlatır gibi anlatmaya çalışacağım.
1- "pkk niye öldürsün ki doktoru öğretmeni di mi? düşünceye bak."
kendini çok zeki zannediyorsun di mi? ordan laf kırpıp aklın sıra demediğim şayi bana mal etcen. sonra cücük kadar beyninle beni g.t etcen. KVP muro'nun tabiriyle buna her sosyoekonomik sınıftan insan güler. ha ha ha:)
bak ne demişim ben:
"pkk niye öldürsün ki doktoru, öğretmeni? eğer öldürseydi emin ol güçlü bir örgüt olamazdı."
yeterince açık ama yaş tahtaya basmamak için bir gerizekalıya anlattığımı varsayıyorum. doğu'da(özellikle köylerde) memurlar hep el üstünde tutulur. hizmete ihtiyacı vardır insanların. işi gücü bırakmış, kendini doktor ve öğretmen öldürmeye adamış bir piskopat sürüsünün güçlü bir örgüt olma şansı yoktur! ama PKK çok güçlü bir örgüttür. bunu urfa'nın doğusuna geçtin mi anlarsın. sor bakalım ordaki insanlara, sana TV'den duyduklarını mı anlatacaklar yoksa başka şeyler mi?
2- "kamuflaj yüzünden insan sıfatını kaybedior bambaşka bi tür oluor o yüzden öldürülmesi lazım, doğru anladım heralde. e mantığını si.... senin.
sivilmiş, askermiş diye ayrımcılık yaptığım yok. lakin bir tek orada adam öldüren PKK değil. "terörle mücadele edenler" de masum değil. 7'den 70'e bütün köy halkına b.k yedirmenin terörle mücadeleyle ne ilgisi vardır söyler misin bana? yada bir genç kıza 60 kişi tecavüz etmenin? ayrıca bana mal ettiğin mantık senin g.tünden uydurduğun bir şey. beni bağlamaz.
3-"3 yaşındaki çocuk ne anlar hakaretten, sorgulayacağı en mühim şey neden babasının şeker almadığıdır."
konuyla ilgili hiç bi bok bilmediğini şu laf belli ediyor. mesela sen ilkokulda kürtçe öğrenmek durumunda kalsan, öğretmenin senin telaffuzunla alay etse, seni dövse ne hissedersin? yoksa bu hakaretlerden anlamıycak kadar öküz müsün? umarım o kadar değildir. şimdi anlıyor musun 3 yaşındaki çocuğun hakaretten ne anladığını?
madem hiçbi halttan çaktığın yok. öyle lan davarlı konuşmıycaksın. haddini bileceksin.
4- "kendi yarattığı gerekçelerden dolayı askerlerin, doktorların, öğretmenlerin kısacası devlete bağlı herkesin, hatta sivil vatandaşın öldürülmesini haklı gören ibne humanist zihniyet mesele apo nun idamına geldiğinde insan haklarından bahseder oluor."
kimsenin öldürülmesini haklı görmediğimi anlattım sanıyorum. haa sen hala anlamadıysan üzgünüm. senin için yapabilecek bir şeyim yok. apo'nun asılmasına gelince: valla onu astırmayanlar belli. o kadar asıcaz diyip, meydanlarda ip atıp, iş asmaya gelince aklına insan hakları gelenler belli. apo'nun asılmaması sana dert olduysa muhattapın ben diilim kardeşim. git onlara konuş.