@anarsimordur
"...bir şey demiyor biraz gerçek araştırmalar yapmanı salık veriyorum haddim olmayarak..."
Madem bunu "salık veriyorsun", lütfen bana 2012'de çarpacak olan meteorla (!), veyahut 2035'e kadar işimizin biteceğine dahil kanıtları gösterebilir misin?
"...resmi belgelerde yazmaz bunlar..."
Haydaa. Yoksa bunlar da mı resmi belgelerde yok? Veyahut "Gayrı-resmi belgeler" diye gizli kaynaklar mı var? Bunların doğruluğu nasıl sağlanır peki?
"...devletler şu anda bunu kabul etmiş olsa yapmak zorunda oldukları şeyler var. (bknz. kyoto antlaşması nedir, getirdikleri nelerdir?)..."
Çoğu devlet global ısınmayı ve uzun vadeli tehlikelerini idrak etmiş ve Kyoto sözleşmesine katılmıştır, Amerika'da bir kaç sene içinde aklı başına gelince bu anlaşmayı imzalayacaktır. Her halede bu kısımlarda hemfikiriz. Ancak dikkat etmelisin, bu sonuçlara 1970'lerden beri süren araştırmalar sayesinde ulaşılmıştır. Global ısınmanın sonuçları tek bir insan ömrünün kavramaya yetmeyeceği bir yavaşlık ve "gradüellik'te" ortaya çıkmaktadır ve bu derece ağır gelişen olaylar için tutarlı, araştırmaya dayalı ve mantıklı kararlar almak gerekmektedir. Hiç bir devlet, kurum ve organizasyon, "2035'te buzullar eriyecek, meteor çarpacak, zaten kutup ayıları da uyandı" türü paranoyak zırvaları kendine hareket noktası olarak seçmemelidir.
Sonuçları gerçek bilimsel araştırmalar ile benzer olsa da bu türden safsata ve çığırtkanlıklar hurafedir; objektif ve tutarlı bir karar alma sürecine özellikle kamuoyu seviyesinde zarar vermektedirler. Bu sebeple senin ve bu sitedeki benzerlerinin gösterdiği hastalıklı skeptisizm, çığırtkanlık ve cahil tepkisellik hiç bir zaman, ne global ısınma ne de aşka bir şey ile "mücadele" yöntemi olarak benimsenmemelidir.
2035e kadar insanlığa bir şey olacaksa bunun sebebi global ısınma, "göktaşı" veya Marduk değil, rasyonel düşünce ve mantıklı tepkinin terk edilmesi, sorgusuz ve soğukkanlılıktan uzak bu çığırtkanlık, bu aptallık olacaktır.
Söylenti yada gerçek ne değişir?
bu dünyanın geçmişini biz yazdık ve geleceği bizim ellerimizde...
2035 olmasa 2100 olsa ne olur? sayılı bir zamanı var artık gezegenin bizim sayemizde,
Onu yok etmek istercesine yaşıyoruz içinde, cenneti uzayda arayan sizlerle olmaz ama bu işler.
Yukarılara bakmayın cennet için, en güzel cennetiniz burası olucak sizin.
Çocuklarımızın cennetini, cehenneme çevirmeyin...
Olanlara ses çıkartın yada en azından başkalarına anlatın.
Doğaydı ta en başta sizi var eden koruyan besleyen, ona hep ihtiyacınız var hem olmasa ne olur? bu ihanetinizi haklı çıkarır mı sanıyorsunuz?
Doğaya ihanet etmeyin, bu kendinize ihanettir sonuçta...
Bize ve Dünyaya...
başka bir dünya düzenine geçince dünya kurtulacak mı? bütün fabrikalar kapatılacak, çevreye zarar veren her türlü lüks alet/edevat kullanımı sona erecek mi? insanları bunu yapmaya nasıl razı edeceksiniz? hali hazırda devam etmekte olan yaşama biçimini değiştirebileceğinize gerçekten inanıyor musunuz? ben inanmıyorum. değiştirilecekse de anca aşırı bir kuvvet ve baskı sonucu değiştirilebilir. e onun da bi manası yok, şurda insanlığı kurtarmaya çalışıyoruz. ayrıca 2012de marduk yok muydu? ben onu sayıyodum valla :)
Bilimsellikle alakası olmayan, paranoyak safsata. Evet global ısınma bir gerçektir. Ancak bunun ne kadarının interglacial dönemlere ilişkin doğal bir süreç, ne kadarının insan katkısı ile gerçeklenen bir ısınma olduğu hala tartışılmaktadır. İnsan uygarlığının atmosfere yaydığı karbon dioksit gazı bu sürece katkıda bulunuyor olabilir, ancak bu durumda bile sonuçların görünür olması için bir kaç asır geçmesi gerekecektir. "Dünya'da erimeyen buzul parçası kalmaması, her yerin su altında kalması" ancak Kevin Costner'ın kendi sidiğini içtiği filmlere layık bir abartı ürünüdür. 2036'da görüşmek üzere.