1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

25th hour ile ilgiliyim diyenler

toplam 38 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.


25th hour hakkında 25th hour

~20 ahkam var.

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

    >>

    Kuzeys   27 Mart 2008 22:58   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    soundtrack leri ilede ayrıca hüzünlendiren vede düşündüren nadide film..edward olmasabi boka benzemezdi film

    M a y h e M   25 Mart 2008 18:41   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    giti mi yoksa firar mı? hala düşünürüm ama bence ..

    deeperster   25 Mart 2008 18:20   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    RemyMartin   19 Mart 2008 01:35   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ya baba yaa...

    newtonist   19 Mart 2008 01:29   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    son derece masumane bir hayatı olan benim gibi bir kızı, günün sonunda hapishaneye girecekmiş gibi hissetirmeyi başaran,bir çok sahnesinde göz yaşına boğan,edward nortona taptıran film

    caramela5   28 Kasım 2007 22:59   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    edward norton`ın canlandırdığı `monty` karakteriyle özgürlüğünün son 24 saati paylaşılan tek günlük hikaye..
    spike lee`nin karakter ağırlıklı film-i harikası..
    teyy..

    bendis   21 Mayıs 2007 01:28   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Sonlardaki monolog ve serisi oldukça güzeldi, edward norton'da american history x'den sonraki en iyi performansını göstermiş.

    Edward Norton'un izlemediğim 2 filmini de en kısa sürede izleyeceğim, 'dan sonra bir de bu çıktı başıma.

    Genel olarak Amerikan filmlerindeki klişelerden de yoksundu, iyiydi.Spike Lee'yi tanımam etmem ama takdir ettim.

    8/10

    Yns   22 Şubat 2007 23:33   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    a spike lee joint diye baslayan ve insani bircok seyle yuzlesmeye iten muhtesem bir yapıt.hernekadar tarzı olmayan bır fılm olsa da bu senaryoyu ziyadesiyle guzel beyazperdeye aktarmistir spike lee.aklımda fılmin sonuyla ılgılı bısey de yok degıl hani sanki gitti miiii gitmedii miii (bir umut iste gitmesin iste adam tovbe etmis degil mi ) izlemeyenler bi baksin.bu arada irlandali fırlama karakter de super yalnız.

    zikkiminpeki   01 Şubat 2007 11:44   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Filmin kötü bir sonla biteceğini bildiğim halde içimden "hadi yap şunu , gitme oraya didedğim " çok başarılı bir film .

    hunfesan   30 Ocak 2007 09:45   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    En iyilerdendir..
    Çöl sahnesi babanın anlatımı ile feci etkiler..
    Aynadaki görüntü ile yapılan iç hesaplaşma..
    Ayrıca garip bi sakinlik vardır bu filmde..
    Nedenini bilmiorum ama sanki hapse ben giricekmişim gibi üzüldüğümü hatırlıorum..
    Özgür olmanın ne kadar muhteşem bişey olduunu, hayatın 24 saate sığdırılamayacağını bir film ancak bu kadar güzel anlatabilirdi..

    PhenoMENon   25 Ocak 2007 23:14   aferim     (5 puan)  |   Yk 

    'ın yaptığı soundtrack'i de bir harikadır. ayna önündeki sahne ile 'a gönderme var gibi, ama kendi başına da sinema tarihinin unutulmaz sahneleri arasındadır.

    Lunaroom   20 Ocak 2007 15:31   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    biraz filmin bütününe haksızlık gibi de olsa zaman zaman vcdden son 20dksını açar izlerim kendime gelirim

    filmin türkçe dublajı çok babadır enazından sondaki monologda baba türkçe halinde daha etkileyici konuşuyor

    harold smith   19 Ocak 2007 12:35   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Fuck me? Fuck you.

    Fuck you and this whole city and everyone in it.

    No, no, no, no, no.

    Fuck the panhandlers grubbing for money, smiling at me behind my back.

    Fuck the squeegee men dirtying up the clean windshield of my car. Get a fucking job.

    Fuck the Sikhs and the Pakistanis bombing down the avenues in decrepit cabs, curry steaming out their pores, stinking up my day. Terrorists in fucking training. Slow the fuck down!

    ...getting one of those operations that elongate your penis.

    Fuck the Chelsea Boys with their waxed chests and pumped-up biceps, going down on each other in my parks and on my piers, jiggling their dicks on my Channel 35!

    Fuck the Korean grocers with their pyramids of overpriced fruit and their tulips and roses wrapped in plastic. Ten years in the country, still no speakee English.

    Fuck the Russians in Brighton Beach. Mobster thugs sitting in cafes, sipping tea in little glasses, sugar cubes between their teeth, wheelin' and dealin' and schemin'. Go back where you fucking came from.

    Fuck the black-hatted Hasidim strolling up and down 47th Street in their dirty gabardine with their dandruff, selling South African apartheid diamonds. Come on. Your wife deserves this.

    Fuck the Wall Street brokers. Self-styled masters of the universe. Michael Douglas-Gordon Gekko wannabe motherfuckers figuring out new ways to rob hardworking people blind. Send those Enron assholes to jail for fucking life. You think Bush and Cheney didn't know about that shit? Give me a fucking break. Worldcom.

    Fuck the Puerto Ricans. Twenty to a car, swelling up the welfare rolls. Worst fucking parade in the city.

    And don't even get me started on the Dominicans, 'cause they make the Puerto Ricans look good. Who's this fuckin' guy?! Get the fuck outta here!

    Fuck the Bensonhurst ltalians with their pomaded hair, their nylon warm-up suits, their St. Anthony medallions, swinging their Jason Giambi Louisville Slugger baseball bats trying to audition for "The Sopranos." Fuckin' crack your fuckin' head open! Bensonhurst! Bensonhurst!

    Fuck the Upper East Side wives with their Hermes scarves and their $50 Balducci artichokes. Overfed faces getting pulled and lifted and stretched all taut and shiny. You're not fooling anybody, sweetheart. Taxi!

    Fuck the Uptown brothers. They never pass the ball, they don't want to play defense, they take five steps on every layup to the hoop, and then they want to turn around and blame everything on the white man. We not giving it up! We not giving it up! Slavery ended 137 years ago. Move the fuck on.

    Fuck the corrupt cops with their anus-violating plungers and their 41 shots, standing behind a blue wall of silence. You betray our trust!

    Fuck the priests who put their hands down some innocent child's pants.

    Fuck the church that protects them, delivering us into evil. And while you're at it, fuck J.C. He got off easy -- a day on the cross, a weekend in hell, and all the hallelujahs of the legioned angels for eternity. Try seven years in fucking Otisville, J.

    Fuck Osama bin Laden, Al Qaeda, and backward-ass cave-dwelling fundamentalist assholes everywhere. On the names of innocent thousands murdered, I pray you spend the rest of eternity with your whores roasting in a jet-fuel fire in hell. You towel-headed camel jockeys can kiss my royal lrish ass.

    "l notice how many of what I once thought were evidences of repression, sexual or otherwise..."

    Fuck Jacob Elinsky. Whining malcontent.

    Fuck Francis Xavier Slaughtery, my best friend, judging me while he stares at my girlfriend's ass.

    Fuck Naturelle Riviera. I gave her my trust, and she stabbed me in the back. Sold me up the river. Fucking bitch.

    Fuck my father with his endless grief, standing behind that bar, sipping on club soda, selling whiskey to firemen and cheering the Bronx Bombers. Let's go, Yankees!

    Fuck this whole city and everyone in it, from the row houses of Astoria to the penthouses on Park Avenue, from the projects in the Bronx to the lofts in Soho, from the tenements in Alphabet City to the brownstones in Park Slope to the split-levels in Staten lsland, Iet an earthquake crumble it, let the fires rage, Iet it burn to fucking ash, and then let the waters rise and submerge this whole rat-infested place.

    No.

    No. Fuck you, Montgomery Brogan.

    You had it all and you threw it away. You dumb fuck!

    ohm-r   18 Ocak 2007 14:46   aferim     (4 puan)  |   Yk 

    Tüm yaşamınızı bir gecede değiştirebilir misiniz?..."

    Tam da 11 Eylül trajedisi üzerine rastgelen, uyuşturucu satıcılığı yapmaktan tutuklanıp yedi yıl hapse mahkum olan Montgomery Brago’ nun teslim olmadan önce özgür olarak geçirdiği son gecede tüm hayatıyla hesaplaşmasının öyküsü. 11 Eylül ile ilgili olarak asıl söylenmesi gerekenleri çok iyi söyleyebilen, bunu da çok öne çıkıp rahatsızlık vermeden başarabilen ve her anlamda hüzünlü bir film...

    Öncelikle 11 Eylül e karşı duyulan tepkinin başka bir yapımda daha kolayca göremeyeceğimiz şekilde, başka bir filmde duyamayabileceğimiz vurucu repliklerle dile getirilmesi. Monty’nin kendisi ve yakın çevresiyle hesaplaşırken yaşadıkları. Bir yaşamdan göz göre göre yedi yıl çalınırken herkesin buna göz yummasının getirdiği pişmanlıklar...vs,vs,vs...

    Bu tür bir nerde hata yaptım? filmi izlemeyeli ne kadar da uzun zaman olmuş,seyrederken farkettim. Oldukça duyarlı, başından sonuna dek. Hem bireysel olarak Monty’nin kendine, hem çevresine ve yaşadığı şehir olan New York’un toplumsal profiline, hem de toplumsal bir trajedi olan 11 Eylül ve Bin Laden’e olan öfkesi, duyarlılığı ve pişmanlıklar, burada başrolde olan..

    Monty’nin babasıyla olduğu restoranın tuvaletinde ayna karşısına geçerek, yaşadığı şehir NewYork’ dan ailesine dek herkese olan öfkesini birbiri ardına küfürler yağdırarak dışarı vurduğu, sonrasında ise aslında hiçkimsenin suçlu olmadığı, suçlanacak biri varsa onun da kendisi olduğunun farkına vardığı o uzun monoloğu barındıran sahne,beni en çok etkileyen filmin en önemli sahnesi bence. Diğer önemli bölüm ise filmin son yarım saatinde akan görüntüler eşliğinde Monty’nin babasına ait ve hapisten sonraki “yeni bir hayat” a dair monoloğu barındıran sahneler, ki tüm bunlar izlerken, izleyip bir yandan yaşarken sizin de canınızı acıtabilecek denli güçlü sahneler..
    Bir fon müziği bir filmle ancak bu kadar iyi örtüşebilir diyebileceğim mülkemmel bir de film müziği çalışmasına sahip bu film (Terence Blanchard)... her karede, 11 Eylül’ e dair acının, pişmanlıklarla yoğrulduğu anları, izleyene gerçekten de hissettirebilen, dramatik yapısı oldukça güçlü bir müzik, tıpkı film gibi..

    Ayrıca jeneriği özellikle dikkatle izlemenizi isterim. Çünkü akan jenerik boyunca iki dikey ışık hep orada ki, bu iki ışık artık varolmayan ikiz kuleleri simgeliyor ve izlerken bir noktadan sonra tüylerinizin ürperdiğini hissedebilirsiniz... Ve hal böyleyken dvd menüsünde devamlı akan fotoğraflardaki gülen insan yüzleri de acaba o trajedide yaşamını yitiren insanlardan sadece bir bölümü mü diye bir soru sormadan da edemiyor insan. Çünkü hepsi öyle gülümsüyor ki, sanki hiçbişey yaşanmamış gibi...

    Kısaca hem çok büyük bir bir trajediye, hem de harika bir hayat uğruna yapılan yanlış tercihlerin getirdiği pişmanlıklara adanan güçlü bir film 25th Hour...

    Burtonesk   13 Kasım 2006 21:57   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    mükemmel bi film. çok yogun duyguları biarada verio

    grow up blow away   01 Kasım 2006 11:47   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    spike lee filmidir.

    arsonist   03 Ekim 2006 10:06   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    terence blanchard'ın şahane müzikleriyle birlikte daha da oturaklı bir hal alan spike lee filmi. baba oğulun final sahnesi ve fuck you sahnesi oldukça etkileyici.

    monty   03 Ekim 2006 03:19   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    edward norton, philip seymour hoffman gibi yüce adamların ortaya koyduğu oyunculuklarla şiir gibi bir film ortaya çıkmış.

    hele hele norton'un ayna karşısına geçip kendiyle yüzleştiği ve bireysel nefretin ifşa ve icrasının doruğa çıktığı sahnede bu film göğe yükselir, efsane bir sahnedir..

    voris bian   28 Ağustos 2006 20:37   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    terence blanchard

    arabeth   26 Ağustos 2006 00:52   aferim     (0 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :sidreimupteda

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.