toplam 29 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | Umurumur |
| tuttum | lilythechili |
| tuttum | piyya |
| tuttum | arizonali kaktus |
| tuttum | huzunlugusel |
| tuttum | Morfinyan |
| tuttum | dinamik tekli |
| tuttum | abuuuz |
| tuttum | Ariaris |
| tuttum | oko29 |
| tuttum | yollar |
| tuttum | facile |
| tuttum | shadowby |
| tuttum | ozgurluksokakta |
| tuttum | benginar |
| tuttum | dopheliap |
| tuttum | aristotales 84 |
| tuttum | argrya |
| tuttum | chernishevskiy |
| tuttum | Kizilderili |
~15 ahkam var.
Tüm insanlık bir maden ocağından dünyaya geldi.Hepimiz emekçiyiz
8mart New York’lu dokuma işçisi kadınların sömürüye, şiddete, tacize,eşitsizliğe karşı mücadele sürecinde ortaya çıkmıştır .1910yılında ise Clara Zetkin'in önerisiyle sosyalist kadın enternasyonali, 8 Mart'ı dünya emekçi kadınlar günü olarak ilan edildi.ancak günümüzde kadın iş yerinde, okulda , evde emekçi olduğu için değil kadın olduğu için tacize şiddete maruz kalıyor.kadınlar gününü sınıfsala indirgemek bu yüzden yanlıştır.sadece proleter kadınlara maledilemez bir gündür.burjuva kadınlar dahi metalaştırılmakta sömürülmekte tacize şiddete uğramaktadır.bu nedenle diyorumki;
KADINLARIN KURTULUŞU İNSANLIĞIN KURTULUŞU,YAŞASIN 8MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ...
bakın kimse ile kavga etmek istemiyorum...
ama biraz sinirlendim, lütfen bunu da mazur görün...
çünkü kendime göre haklı argümanlarım var...
aşağıdaki başlıkta, bu konu ile ilgili hoş bir video var...
20 dakika sabrınız var mı;
o zaman,
bu başlıktaki videoya bakın...
bu bahar önce kadınlar yürüyecek
@tutunamayanduser
helal olsun sana...
akıllı bir cevap bu...
lütfen okuyun azıcık...
haybeye ahkam kesmeyin burada...
bu gün, yani 8 mart, emekçi kadınların günüdür...
inanmayan
okusun!!!!!!!!!!!
ve araştırsın;
bir tarihi; tarihçesi var bunun...
ahan işte, google orada...
hadi ben yalan diyorsam...
emek denilince yahut özgürlük ya da adalet; neden bir bölünme endişesi sarıyor bünyenizi?.. amip misiniz?.. tartışacak bir durum yok emekçi kadınlar günüdür 8 mart, bakınız yazmışlar tarihsel belirleyiciyi...ürkmeyin emekten zarar gelmez...emek vermeden elde edilenden sakının...
ve sen ulkedıkı kadınları hulya avsara yada baska bırılerıne ındırgedıgın surece yazarda olmaz adamda olmaz...senden bı ok olmaz yanıı...
yum ulkedekkı kadınları hulya avsara ındırgeyen bırınden ınsan bıle olmaz...
kusura bakma ama, ideolojik olarak hiçbir birikiminiz olmadığınız bir olguya dair laflar sarf etmişsiniz...
takvim insanlığı yapmışsınız...
yarın da, anneler gününde konuşursunuz...
siz, bütün bir yıl boyunca kadının ezilişi üzerine ilgili misiniz de bu mevzularda şimdi iş olsun diye cevap yetiştiriyorsunuz?...
peki, size bir soru;
güldünya kim; biliyor musunuz?...
sizin özgürlüğünüz,
ancak ve ancak liberalizmin cenderesinde kalır işte böyle...
anlayan anladı zaten,
siz anca tuhaf tuhaf bakarsınız böyle...
lütfen, senede bir kez ilgilendiğiniz ve sırf ahkam olsun diye laf ettiğiniz mevzularda,
en azından bari,
fikir belirtseniz de
... çünkü, inansanız da inanmasınız da,
bu mevzular,
sandığınızdan, çok daha derindir...
bana ne "hülya avşar" gibi ataerkil düzen sayesinde yolunu bulanlardan?... ben, 1957'de, erkeklerle eşit koşullarda çalışmak isteyen kadınlar ile aynı saftayım!!!...
tarihsel sürece baktığımızda, insanın "üretim ilişkileri"nde yerleşik hayata geçmesi ile birlikte, mülkiyet kavramının ortaya çıkmasını ve kadınların bu perspektifte ezilişini görürüz...
mülkiyet ten önde, kadın ile erkek, erkek ile kadın, aynı saflarda, hayatı birlikte üretiyorlardı...
... kadın erkek sorunu, feodal üretim anlayışının (cinsiyet) eşitsizlik gerçekliği ile birlikte, post fordist üretimin hayatlarımıza bir yansıması olarak, kapitalizm tarafından yeniden üretildi ve varedildi...
kadının ikinci sınıf bir insan olması, emperyalist kültür tarafından desteklendi ve hayatlarımıza entegre edildi...
kapitalizm, kadın ile erkeği eşit kılmadı; aksine, kadını daha da köleleştirdi; kadını, bir meta haline getirdi... onu, ucuz iş gücü olarak kullandı, hatta, onu, tüketimin bir propagandası olarak önümüze koydu...
bugün, kapitalizmin insanlara pompaladığı tüketim alışkanlıklarında, ve birlikte, hemen hemen her reklamda, kadının cinselliğinin sömürüldüğünü görürüz; bu reklamlara göre, kadın bir metadır...
bu sorun, ancak ve ancak, devrim ile çözülebilir.
kadın sorunu devrimden bağımsız değildir...
yaşasın devrimci kadınların haklı mücadelesi!
yaşasın kadın aktivistlerin devrimden sonra mutfağa dönmeyecek olmayışı!
yaşasın ortak yaşamımız!
yaşasın haklı mücadelemiz!
yaşasın bir ve ortak devrim aşkımız!...
boluculuk yapında bırgun kadınlar ustunden..bırgun ıscıler baska bırgun cıftcıler..ogrencıler..yapın bakalım..fasulyeler...
sızden baska bılen yok gerceklerı bır sız bılırsınız..bır ıse yaramazsınız ama cok ıyı bılırsınız...fasulyeler sızıı
garip bir akım başladı memlekette...
olay sevgililer günü formatına indirgenmeye başladı neredeyse...
8 mart'ın başlangıç kökenine baktığımızda, olgunun tarihsel sürecini incelediğimizde, çalışma saatlerine isyan eden emekçi kadınların varolduğunu görürüz...
şahsen, erkek egemen sistem sayesinde yolunu bulan hülya avşar'ı kutlamak ya da böyle bir günle tuğba ekinci (böle mi yazılıodu) yi özdeşletirmek hiç hoşuma gitmiyor...
bugün, kapitalizmin "hadi kadınlarımıza hediye alalım" günlerinden biri değil...
8 mart,
kadınlar günü değildir,
emekçi kadınlar günüdür...