toplam 59 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | copkovasi |
| tuttum | BadIove |
| tuttum | jojimic |
| tuttum | ZyklonB |
| tuttum | Buddyy |
| tuttum | trinaest |
| tuttum | golgin |
| tuttum | yourself |
| tuttum | zIrtlan |
| tuttum | Steeper |
| tuttum | Siamese Twins |
| tuttum | CemErkaan |
| tuttum | hagakure |
| tuttum | Gravol |
| tuttum | caren34 |
| tuttum | Tuor Numenesse |
| tuttum | palmistry |
| tuttum | purenaspurce |
| tuttum | senaryocu |
| tuttum | ibolution |
~28 ahkam var. 1 2 önceki sayfa »
memo tembelçizerin bitmek bilmeyen fantazi dünyası...
çok sevilesi olmadığını düşünüyorum, rahatsız edici, sempatimi kazanamamış köşelerden biri . bu bir cihangirde bir ev iki timsah üç derim.
yinede takdir edilesi. emektir, mizahdır, iyidir, candır.
hahaha lise yıllarındaydı sanırım lise 1'deydim lemanyakta en tuttugum karakterdi şerafettin eline su bile dökemez xD bide söyle bişeyi aklımda hala saklarım o günkü lemanyakları xD
Aşık memo'nun Siki Olmuş Kaya Korkarım Yürüken Degecek Ay'a
üç kız kardeş irigöt-dirigöt-durugöt
Memo yine dam peşinde giderken
Dama fik sokmak umudu güderken
Uzun yoldan pek ziyade yoruldu
Çömelerek bir kütüğe oturdu
Eteklerini sıyırdı beline
Ak fiki çıkardı aldı eline
"Fikim fikim, bahtsız fikim, neylersin?
..Dam fikmeyip ne barrağım eylersin?
..Yok mu seni damcığına daldıran?
..Arada kötten içeri aldıran?
..Koca ömür otuzbirle geçer mi?
..Gönül daim acı ilaç içer mi?"
Böyle söyliyerek çekti içini
Sıvazladı akça pakça fikini
Karanlık ve ormanlıktı arkası
Önü kırmızı gelincik tarlası
Fikini gelinciklere doğrulttu
Attırırken gam kasavet unuttu
Binbir damla atmık yükseldi göğe
Sonra toplanıp döküldüler yere
Tam o yerde tek bir gelincik vardı
Baştan aşşağı atmıkla bulandı
Kırmızı gelincik bembeyaz oldu
Tam o yerde bir dilber peydah oldu
Memo bir de baktı güzel bir dilber
Tarlanın içinde durmuş da bekler
Dedi: "Sen de kimsin, in misin cin mi?
..Öyle durup beklediğin fikim mi?"
Dilber dedi: "Bin yıldır gelinciktim
..İnsan olmakta bir hayli geciktim
..Attırınca sen bana, olan oldu
..Bin senedir süren büyü bozuldu
..Artık senin gibi ben de insanım
..Naçizane 'Duruköt' benim adım
..Duruköt'ü büyüden sen kurtardın
..Duru kötümden fikmek elbet hakkın
..Ben de bin yıldır fiksiz yaşıyorum,
..Bir dirhem barrak için yanıyorum
..Lakin fikersen beni sen fikinle
..Tekrar çiçek olurum, büyü böyle..
..Amma söylediklerimi dinlersen
..Git dediğim yollardan tez gidersen
..İki küçük kardeşime varırsın
..İkisini beraber domaltırsın"
Memo dedi: "Nerde kızkardeşlerin?"
Dilber dedi: "Aşağısında yerin.
..Dardübür kuyusuna girmelisin
..Kuyunun ta dibine inmelisin
..'İriköt' ve 'Diriköt' ordadırlar
..Duruköt'ten selam et, domalırlar"
Memo dedi: "Kuyu acep nerdedir?
Dilber dedi: "Bilmediğim yerdedir.
..Amma kuyuya varmanın yolu var
..Evvela git Atmıklı Göl'e kadar
..Orda her senenin bir tek gecesi
..Su içer kısrakların en yücesi
..Kabak Kötlü Gök Kısrağı yakala
..Kulağına istikamet fısılda
..Her nerenin söyler isen ismini
..Göz kırpmada orada bil kendini"
Duruköt bunları dedi yok oldu
Memo hemen kalktı yola koyuldu
Nice yüksek dağdan kayadan geçti
Beş ay sonra gözleri gölü seçti
Sekiz ay bekledi gece pusuda
Gündüz otuzbir çekti uykusunda
Nihayet Gök Kısrak suya yanaştı
Kötünden Memo'nun gözü kamaştı
Bu kısrak güzeldi cümle dilberden
Eksiği yoktu kötten ve memeden
Memo yavaşça Gök Kısrağa yanaştı
Bir dakika kısrak ile bakıştı
Gözünü ayırmasa da memeden
Çıktı sırtına tutarak yeleden
Gök Kısrak bir silkinip şaha kalktı
Memo'yu yere atıp alta aldı
Güldü dedi: "Ey gafil insanoğlu,
..Kısrağa binmenin yordamı bu mu?"
Memo dedi: "Nedir bunun yordamı?"
Kısrak dedi: "Kısrağın var bir damı
..Sırta değil köte oturmalısın
..Fiki kabak köte oturtmalısın
..Gökçe Kısrağı güden gem değildir
..Damından sokacağın boz fikindir"
Memo dedi: "Ben bir otuzbirciyim
..Bu diyara at fikmeye gelmedim."
Gökçe Kısrak buna çok hiddetlendi
Memo'yu çiğnemeye niyetlendi
Yere baktı burnundan soluyarak
Şaha kalktı toynağı kaldırarak
Memo için yapacak çok şey yoktu
Asasını atın kötüne soktu
Kısrak dondu köte baston girince
Sarsmadı bile sırtına binince
Memo bir yandan asayı tutarak
Konuştu kısrakla fısıldayarak
"Dardübür kuyusu istikametim
..Tez elden kuyuya inmek niyetim"
Kısrak dedi: "Dardübür'ü bilirim
..Lakin seni evvelden indiririm
..O kuyu Hüzzamlılar Adasında
..Duramam hüzzamlılar arasında
..Bana hüzzam geçmesini istemem
..Uşşakdan başka makam söyleyemem"
Bir an sonra kısrak koştu yerinden
Memo bir rüzgar hissetti derinden
Bir de baktı fersahlarca yol almış
Hüzzamlıların Adasına varmış
Sahilde yalnız başına duruyor
Gökçe Kısrak taa ufukta gidiyor
Fırsat olmadı kısrağa vedaya
Döndü baktı pek kasvetli adaya
Ormanlarda ağaçlar pek kalında
Kulağına bazı sesler çalındı
Acı dolu karamsar inleyişler
Yalvaran ağlamaklı serzenişler
Birileri şarkılar söylüyordu
Seslerden gözyaşı dökülüyordu
Yürüyüp girdi karanlık ormana
Bir çok mahzun insan geldi yanına
Gençten bir delikanlıya yanaştı
Yüzündeki hüznü görünce şaştı
Dedi: "Dardübür diye bir kuyu var
..Acep burdan yürümekle ne kadar?"
Yaşlanmış genç onu duymadı bile
Cevap verdi bir hüzzam şarkı ile:
"Güzel gün görmedi âvâre gönlüm
Neler çekti neler bîçâre gönlüm
Muhabbetle serâpa yâre gönlüm
Neler çekti neler bîçâre gönlüm..."
Memo dedi:"Üzme tatlı canının
..Sıkıldıkça okşa patlıcanını"
Mahzun genç bir an için afalladı
Sonra tutup fikini avuçladı
Sevinçle baktı Memo'nun yüzüne
Neşeyle devam etti otuzbire
Memo başkasının yanına gitti
Onun da yüzünde ki yalnız dertti
Memo daha Dardübür'ü sormadan
Hüzzam şarkıya başladı ağırdan:
"Küşâde tâlim hem bahtım uygun
Aman sâki bana hiç durma mey sun
Gamım yok zevk ü şevkim hadden efzun
Aman sâki bana hiç durma mey sun..."
Bir başkası arkadan yanaşmıştı
Hüzzam şarkıya çoktan başlamıştı:
"Her gece yollarda gözledim seni
İnan ki gönülden özledim seni
Güllerde aradım yakan buseni
Umarım sevgilim unutmam seni..."
Memo dedi: "Yeter bitsin bu hüzün
..Susun artık, ne üzün na üzülün
..Terkedilen yahut kavuşamayan
..Bir yere kadar demeli 'vay aman!'
..Ondan sonrası herkes için birdir
..Âşığın tesellisi otuzbirdir
..Hüzünlendirmeyin birbirinizi
..Tutup okşayın kendi fikinizi
..Hep birlikte otuzbire koşun
..Ortalığa attıraraktan coşun"
Memo'ya kulak veren hüzzamlılar
Fiki tutup yavaştan canlandılar
Şakladıkça fikleri otuzbirle
Hüzzamlı adası doldu neşeyle
Hüzzamın hüznü artık kalmayınca
Memo tekrar Dardübür'ü sorunca
Coşkuyla Memo'yu kucakladılar
Dağların ardına dek taşıdılar
İki yuvarlak dağın arasında
Dar dübür vardı tam ortasında
Memo dedi: "Beni burda bırakın
Siz kendi otuzbirinize bakın"
Neşeli otuzbirciler gidince
Memo buldu bir ip uzun ve ince
Bir ucunu kayalara bağladı
Öbür uçtan kendini sallandırdı
İndi kuyunun ta dibine kadar
Dedi "Burda bambaşka bir alem var"
Yürüdü asasına dayanarak
Kapkaranlık yeraltına bakarak
Karanlıkta asaya bir şey değdi
Bu bir kötten başka bir şey değildi
Memo dedi: "Acep bu köt kimindir?
..Kızkardeşlerden birisinin midir?
..Duruköt'ten size selam getirdim!
..Alacalı bozca barrak getirdim!"
O an Memo duydu şangırtı bir ses
Çevresinde peydah oldu bir kafes
Bir dilber geldi durdu tam önünde
Baktı Memo'nun barrağı yönünde
"Demek" dedi "Şu Duruköt kurtuldu
..Büyümü bozmanın yolunu buldu
..Seni bana yem olarak gönderdi
..Muhtemelen senin peşinden geldi
..O halde yakında çıkar ortaya
..Barraklarımı elimden almaya
..Gelse de alamaz Duruköt hanım
..Anlı şanlı Diriköt'tür benim adım!"
Memo dedi: "Kardeş değil misiniz?
..Neden ki birden düşman kesildiniz?"
Dilber dedi: "Ablam hain biridir
..Oturduğu fikler daim diridir
..Lakin kendi bulmaz asla onları
..Çalar benim bulduğum barrakları
..Ona büyü yapmış olmasa idim
..Şu an tek bir barrağa hasret idim
..Oysa şimdi binlerce tutsağım var
..Hepsinin fikleri dağ boyu kadar
..Sen de artık benim bir tutsağımsın
..Yarın sabah yenecek barrağımsın
..Hazır ol sabahki zevkli fikişe
..Akabindeki acılı iğdişe!
..Beni fiken başkasını fikemez!
..Barrağını başka köte dikemez!"
Dilber bunları deyip gözden yitti
Memo için bu kadar kelam yetti
Çevreye baktı görmeye çalıştı
Gözleri karanlığa tez alıştı
Ardında kalan kuyunun dibinde
Zayıf ışığın vurduğu zeminde
Gördü yerdeki kırmızı çiçeği
Hüzzamlıya fikilmiş gelinciği
Fiki çıkarıp kafesin aradan
Attırdı mesafeye aldırmadan
Çiçeğe tam bir isabet kaydetti
Duruköt'ü tekrardan mevcud etti
Duruköt geldi Memo'yu kurtardı
Diz çökerek ağlıyarak yalvardı:
"Ne olur sakın inanma sen ona
..Aldanma o cadının yalanına
..Evet seni yem olarak kullandım
..Ama işte geldim seni kurtardım
..Kendim için yapmıyorum bunları
..Kardeşim İriköt onun tutsağı
..Diriköt ziyadesiyle hasettir
..Barrağa da evvel ezel hasrettir
..Tüm barraklar kendine kalsın diye
..Küçüklüten beri zulmetti bize
..Bana büyü yaptı ona yetmedi
..İriköt'ü bu mahzene hapsetti
..Bu derdin dermanı İriköt'tedir
..Onu bir kerre olsun fikmektedir
..Çünkü henüz barrak yüzü görmedi
..Bir kerrecik bile barrak yemedi
..Diriköt gücünü buradan alır
..İriköt fikilirse güçsüz kalır
..İriköt'ün damına bir kez soksan
..Ne güzel olur bizi mesut kılsan
..Artık benim gidip saklanmam gerek
..Cadıya yakalanmak neme gerek"
Duruköt böylece konuşup gitti
Memo'yu kafesten dışarı itti
Her yer kafes kafes tutsak doluydu
Hepsinin barrakları dağ boyuydu
Bütün kafeslerin en ilersinde
Durdu İriköt'ün tam önünde
İri kötünden kelepçelenmişti
Zincirle yere sabitlenmişti
Mahzun mahzun duvara bakıyordu
Gözlerinden gözyaşı akıyordu
Memo dedi: "Hey zavallı İriköt,
..Ablaların Diriköt ve Duruköt
..Belli ki senin için kavgalılar
..Fik yönünden birazcık kaygılılar
..Ben sizleri kurtarmak için geldim
..Damcığına fik sokmak için geldim
..Arala fik girmemiş şu damını
..Sokayım akça pakça barrağımı
..He kadar büyü var ise bozulsun
..Şu barrağım bir kez tam huzur bulsun"
İriköt dedi ki: "Dinle bir hele
..Ben gibi düşmüşsün zalim eline
..Ablalarım bilmem sana ne dedi
..Lakin her ikisi de hakkımı yedi
..İkisi de birbirinden kıskançtır
..Fiki ortaya sürmemek kazançtır
..Onlar fik için hep kavga ettiler
..Küçük yaşta canıma tak ettiler
..Nefret ettim damdan kötten barraktan
..El etek çektim dama fik sokmaktan
..Lakin onlar bunu hiç anlamadı
..Fikişmemem onları bağlamadı
..Beni kendisine rakip görerek
..Çevremde bin çeşit oyun örerek
..Beni buraya Duruköt hapsetti
..Barrağa tam doymaya niyet etti
..Diriköt'cük beni kurtarmak için
..Duruköt'e büyü yaptı, ve lakin
..O da beni hiç serbest bırakmadı
..Domalmadığı barrak da kalmadı
..Eğer şu an bana fiki sokarsan
..Diriköt'ün büyüsünü bozarsan
..Duruköt'ü kurtarmış olacaksın
..Bana fayda dokundurmayacaksın
..Ola ki bana acır da fikmezsen
..Barrağını damcığıma dikmezsen
..Şu anki durum hiç değişmeyecek
..Senin payına da iğdiş düşecek
..Anlasana, fikfik büyük yalandır
..Dam uğruna düştüğün yer kapandır..."
Memo için yapacak çok şey yoktu
Asasını kızın damına soktu
Fik bilmeyen dilber bir anda şaştı
Otuzbir öğrendi kendini aştı
Kaptı bastonu Memo'nun elinden
Soktu çıkardı damından ve kötünden
O iştigal ederken sopa ile
Memo aldı akça fiki eline
İriköt'ün dam suları akarken
Atım atım attırdı Memo erken
Fikfik asla husule gelmeksizin
İriköt atmığa erdiği için
Eski büyü o anda zail oldu
Bambaşkaca bir büyü hasıl oldu
Ne yer altı kaldı ne de Dardübür
Yeryüzüne çıktı cemaat-cümbür
İriköt ve Diriköt ve Duruköt
Üç kızkardeş ve Memo ediyor dört
Ve binlerce barraklı tutsak adam
Ve bil cümle muzdaribân-ı hüzzam
Hepsi anladı ki fikiş yalandır
Otuzbir aslında gerçek olandır
Yıllar boyu hep otuzbir çektiler
Otuzbirin huzurunu seçtiler
Eskinin Hüzzamlılar'ın Adası
Oldu Otuzbirciler'in Adası
Memo mutlu mesut otuzbir çekti
Arada bir dam düşünüp iç çekti...
kırk bakire
aşık memo yine
fikinin doğrultusunda gidiyordu:
Fikim kalktığı günden beri coştum
Dam-köt'ün peşinden çöllere koştum
Dam suyuna ekmek banayım derken
İçecek sudan oldum, neyleyim şaştım
O da ne, bir vaha!..
vahada yüzen kızlar:
-Ha ha ha haa
-Şahane-ül tabiât, sanki âb-ı hayât
-Ohh, serîn-ül deryâ
-Ha ha ha ha
-O da ne!.. El herüf!...
-Ciyaaak!.. Herüüüf!.. El herüüüf!..
muhafızlar:
-Herüfat-ül yabânî!..
-Yabânî-ül harâmî!..
-Bu herif-ül yabânî, vahâda yüzen hareminize göz dikmüş,
fik sokmaya niyet etmüş idi yâ Şeyh Barrâkî!..
şeyh barrâkî:
Neee!.. Tiz kellesi vurula!.. Kötüne direk sokula!..
aşık memo:
Durun hele, bir çift
sözüm var size
Şol barrağım barrak oldu olalı
Nerde dam köt meme görsem apıştım
Yuvarlacık kâselere bakarak
Can havliyle barrağıma yapıştım
Kalkan barrak adam boyu olur mu?
Sizce benim fik tavana vurur mu?
Yiğit kişi otuzbirsiz durur mu?
Otuzbirde dünya ile yarıştım
Memo dama köte ezelden hasta
Bak fiki kalkıyor yine aheste
Fikmem damcık sanki fikim kafeste
Ben bu otuzbire fena alıştım
şeyh barrâkî:
Vallâhî yahşî söyledin yâ seydî. Ve lâkin ben kolay pes etmem.
Şu gördüklerin biraz önce dikizlediğin avratlar. Yâni haremimin kırk bâkiresi.
Şimdii, bütün gece onların çadırında kalacaksın. Sabaha hiç birini düdük-
lemeden çıkarsan kurtulursun. Ammaa, birin dahi bafilemiş olursan kellen gi-
der! Anladın mı yâ seydî, kellen gider!..
gece çadırda kırk bâkire:
-El barrak!..
-Barrak-ül kayâ, taşşak-ül hayâ
-Fik-ül fikfik!
-Hadi!.. Hadi fik beni!..
-Sok bana!..
-Beni de fik!..
-Hadiiii!.. Fik bizi Memooo!.. Hadiiii!..
aşık memo:
Durun kızlar,
bir çift sözüm var size
Şu odada tam kırk tane damcık var
Kırk barrak şu garip canda ne arar?
Tek fikim var ki ancak bana yarar
Kırk dama bir kerrede attırayım
Doğrusu kâseleriniz şâhâne
Fekat fikfik kâse içün bahane
Yok mu hıyar her dama birer tâne
Siz sokun ben barrağımı ovayım
Valla hepinizi fikmek isterdim
Lakin fikimle elime söz verdim
Eğer sokuşsa tüm tasam derdim
Fikimi elimde şaklatacağım
Anlıyorum, barrak istiyorsunuz
Bir fike oturup kalkmak arzunuz
Memo der ki el çok hoş bir uzvumuz
Siz parmaklayın ben avuçlıyayım
kırk bakire:
Anladık ki ululardan bir uluymuşsun Memo.
Ver o mübarek eteğini öpelim.
şafak sökünce muhafız:
Hmmm, Nâbarrak vü nâtaşşak.. Tamâmiyle bekârât.
Kırkı da temizdir şeyhim.
şeyh barrâkî:
Vay canına!.. Bu Aşık Memo hakîkaten ulu bir-... Memo?..
Neredesün Memo?..
aşık memo ilerledi
nice maceralara doğru:
Bir damcık dünyanın en tatlı şeyi
Var sen düşün kırk damdaki lezzeti
Aşık Memo yine doğrulttu fiki
Kırk düşünüp kırkbin o'sbir çekiyor...
su başında
Dilber su başında sızmış uyumuş
Ensesinden koklasam uyanır mı
Fikim yine kayınlaşmış büyümüş
Arkasından yaslasam uyanır mı
Dilberi uyandırsam da döndürsem
Sıcak fiki serin köte deydirsem
Dam suyunda ateşini söndürsem
Acep yese barrağı sevinir mi?
Dilber gel de şu fikimi ovala
Kaçar isem ardım sıra kovala
Tut fikimi parmaklarını dola
İpek tene gergin fik dayanır mı?
Arkadan yaklaşıp memeden tutsam
O "Noluyor" demeden ben kötten soksam
Belinden kavrasam, öpsem, okşasam
Gitsem gelsem acaba hoşlanır mı?
Dilber fike bir yerlerini uydur
Ya dama ya köte dokandır deydir
Ya da iki dudak içinde kaydır
Barrak damsız kötsüz dilsiz durur mu?
Fikim öyle sert ki dağları deler
Uzunluğu sahra çölünü aşar
Pek de romantik kalp gibi atar
Bir domalıp köt versen sanki çok mu?
Dilber gitti barrağımdan habersiz
Memo'nun fik evvel ezel dilbersiz
Otuzbirden bacakları mecalsiz
Dağa taşa attırmak yetmiyor mu?
soku hatun, keçi, aşık atışması
soku hatun:
Barraaaa!.. Barrraaaaaak!...
Barrak istiyorum!.. Barraaak!..
Fik istiyorum!.. Fik fik istiyorum!...
aşık memo:
Dur dilber, bir dakika kulak ver bana...
Barrağımın dam arzusu hayli çok
Fakat sana sokmak niyetim hiç yok
O halde bağırıp çağırmak niye
Damcığa barraktan başka bir şey sok
Havuç, hıyar, kabak, belki pırasa
Seç al zerzevattan uzun ne olsa
Kavun karpuz zor da, patlıcan varsa
Zorla çeperleri, olsun karnın tok
Memo der ki dam domaltmak çekici
Dünya fani, fikiş fokuş geçici
Attırmamış barrak her dem çekici
Sert fiki tut elinle her yere sok...
soku hatun:
Beni doğru yola döndürdün, anladım ki ululardan bir
ulusun Memo. Ver o mübarek eteğini öpeyim..
keçi ve köylüler:
-Beeeeh!.. Beeeeeeeh!..
-Dur lan gıpraşma geççü!
-Eyi dut olum!
aşık memo:
Damcık bulamazsan bile fikmeye
Barrak hep eğilimli baş dikmeye
Derim kalkan fiki illa bir yere
Sokmak beyhudedir o'sbir dururken
İstersen keçi fik, ister koala
İstersen git orangutan kovala
Memo der hemen fiki yakala
Hayvan fikmek ne ki, o'sbir dururken
keçi ve köylüler:
-beeee beeee
-Büyüksün Memo, ver o naçizane eteğini öpelim...
bir köylü:
Anladık ki yücelerden bir yücesin, gel dilersen bizim köyün aşıklarıyla
atış Memo... İşte Damzurumlu Damrah ve Kötçeoğlan..
aşık memo:
Memo der ki damı kötü bırakın
Asıl güce, fikinize bir bakın
Eli halka yapıp barrağa takın
Otuzbir çekerken dam köt farketmez
Memo'yum sebze yemeği sevmezim
Fikim demir lakin dam köt fikmezim
Otuzbirsiz bir gün dahi geçmezim
Kendinkini tutmayan yiğit sayılmaz...
aşıklar:
Büyükmüşsün Memo, bize doğru yolu gösterdin, gerçeği öğrettin.
Artık pîrimizsin, ver öpelim o eteğinden...
aşık memo fikinin doğrusundaki
nice maceralara doğru kanat çırpar:
Köydeki manitaya
Beş on kere kaysaydım
O geniş kâsesini
Ah altıma alsaydım
Oy oy oy...
binbir damcık gördüm ben bu dünyada,
dam aynı dam çinde de iranda da,
dam zikmedim çölde de ormanda da,
dama döte kaldırsam da zikimi,
ben yine çekerim osbirimi
otobüs
Otobüste gördüm güzel bir kadın
Bir çift meme, bir köt, ince bir karın
Aniden barrağım oldu kapkalın
Baktım her yerine, hiç çekinmedim
O iri kaseyi tutasım geldi
Çıkarıp barrağı sokasım geldi
Sokarken enseden öpesim geldi
"Güzel bana domal, ver" diyemedim
Kötün bana dönük, gözüm arkanda
Hiç barrak isteği yok mu damında
Dön bak duman tüten fik var ardında
Otursa üstüne, isteyemedim
Tişörtün belinden görünür teni
Damcık hizasında dolanır eli
Usulca yanaşıp deydirsem fiki
Deyse tene fikim, erir biterdim
Kıstırsaydım onu arka koltukta
Yalasaydım kâseyi bir solukta
Kavrasaydım belini, fik olukta
Attırsaydım, şimdi düşünmez idim
İndi güzel benden önce durakta
Hoş bir burukluktur kalan barrakta
"Yok mu başka güzel?" fikim merakta
Var ya da yok, ben hep otuzbirciydim
Aşık Memo yine fiki doğrulttu
Barrağı bîçare, eliyle tuttu
Otuzbir çekmekten damı unuttu
Helâya attırmak kadermiş derim...
Dedim dilber yok mu sana fik sokan
Dedi yoktur şu an damıma koyan
Dedim eğil bana sen ol domalan
Dedi kolay değil dilber domaltmak
Dedim bak barrağım kaskatı oldu
Dedi benim dam da su ile doldu
Dedim hah bu sefer dam görndü
Dedi dur bakalım yok barrak sokmak
Dedim seni tutum fike oturtsam
Dedi fike ait yok benim tasam
Dedim tamam işte azcık kanırtsam
Dedi amma yaptın olmaz kanırtmak
Dedim çok naz ettin bir damcık için
Dedi uyuşmuyor benle niyetin
Dedim Memo yine elinde fikin
Otuzbir dururken niye ki sokmak...
fikfik vakti
Gün ışığı kötten sekip göze duhul etmişse
Orda şekil olub beyne "ben bir kötüm" demişse
Beyincağız, eli mahkum barrağı dikeltmişse
Anlarım ki fikfik vakti gelmiş amma geçiyor
Ömrüm kalkan barrağımı indirmekle geçiyor
Bana nasip olmayacak dam düşünmeden durmak
Dam ve köt fikmek dışında birazcık hayal kurmak
Birgün olsun barrağımı yalnız işerken tutmak
Anladım ki fikfik vakti gelmiş amma geçiyor
Ömrüm kalkan barrağımı indirmekle geçiyor
Hayat kısa, sanat sonsuz, deneyim yanıltıcı
Fikimi inceledim de şeklen pek kanırtıcı
Hayat dururken barrağı uzatmak şaşırtıcı
Anladım ki fikfik vakti gelmiş amma geçiyor
Ömrüm kalkan barrağımı indirmekle geçiyor
Memo der şikayetçiyim hep fikfik düşünmekten
Alamıyorum kendimi lakin mastır çekmekten
Aslında üzülürüm ben, men edilsem fikfikten
Anladım ki fikfik vakti gelmiş amma geçiyor
Ömrüm inik barrağımı kaldırmakla geçiyor
barrak kalın, damarlı ve de diri
barrağı olan çekmeli osbiri
osbirin yoktur zamanı ve yeri
mor barrak osbirden gayrı ne ister?
fikfik derler, çok gereksiz bir çaba
dam peşinde herkes, neden acaba?
dam bir yarasa, döt de bir akbaba
dal barrak sadece attırmak ister
otuzbir zevkli ve kolay bir uğraş
ister hızlı çekersin, ister yavaş
barrak sanki köfte, osbir de lavaş
taş barrak osbirden başka ne ister
daşak terler yazın, kötü kokar
zaman olur, içi atmık dolar
osbir çekilmezse sararır solar
top daşak durmadan otuzbir ister
aşık memo, bir osbir sevdalısı
dam beğenmez, ne kılsızı ne kıllısı
fikişmek ayıp, osbir hayırlısı
muz barrak her daim otuzbir ister
Aşık Memo fik elinde dolanır
Aklı damcık hayaliyle bulanır
"Domal dilber" demeye de utanır
Otuzbirden başka çıkar varmola?..
Memo'da bir fik var kimse tanımaz
Kaşınsa daşşağı kimse kaşımaz
Abazanlık yükün kimse taşımaz
Benden daha otuzbirci varmola?..
Biri dese ki "domaldım, haydi sok"
Memo için sokmaktan başka iş yok
Aslen otuzbire benim karnım tok
Lakin "domaldım, sok" diyen varmola?..
Memo'nun barrağı olmuş bir kaya
Yürürken korkarım deyecek aya
Ne bu ay dam var ne, gelecek aya
Oniki ay o'sbir çeken varmola?..
Sabah akşam Memo otuzbir çeker
Çeker amma, damcık diye iç çeker
Belli, otuzbir değil de gam çeker
Hem damsız hem gamsız yiğit varmola?..
Memo'nun fik alev aldı yanıyor
Yüreğinde aşk yaresi kanıyor
Fik damcığa bir gün değer sanıyor
Fike elden başka değen varmola?..
Memo'yum, havaya şiir yazarım
Bir kestane bulsam hemen çizerim
Gordiyon düğümü olsa çözerim
Çözemediğim şu: fik fik varmola?..
Memo'nun fikte bir kuvvet bir güç
Bir kalktı mı zapteylemek pek de güç
Fikin istediği şey aslında üç:
Bir dam, bir köt, iki dudak... Varmola?..
Memo'nun iki daşşağı buruşuk
Kederden alın derisi kırışık
Avucu içinde fiki sıkışık
Damsız fikini tutmayan varmola?..
Aşık Memo fik elinde düşünür
Mantar olmuş daşşakları kaşınır
Dam bulup da domaltmaya üşenir
Hazır domalık bir kase varmola?..
Memo yorgun, oturmuş da dinlenir
İkide bir zart zurt eder yellenir
Daşşakları sıcak yerde demlenir
Dibin tutsa farkedecek varmola?..
Memo tutmuş barrağını sokuyor
Sokuyor da bir yandan da soruyor:
Yahu böyle bir şey nasıl oluyor?
Rüyasında dam fikmeyen varmola?..
cilveloy nanay da
(cilveloy nanay da müziği eşliğinde)
Dam da nay da köt de ninay nanay da
Fiktirilay soktirilay nanay da
Soksam fiki soğuk suya hoy nanay da
Fik de looy nanay da
Fokor fokur kaynatır oy nanay da
Sok de looy nanay da
Domalsan da soksam sana hoy nanay da
Köt de looy nanay da
Şıkır şıkır oynatır oy nanay da
Baş da looy nanay da
Dama barrak giren de hoy nanay da
Attıran fik inen de hoy nanay da
Hopppaaaaa!
tey tey tey tey
Memo bak kötümüz nasıl yuvarlak
Tek arzumuz damarlanmış mor barrak
Kaldır fiki damcıklar oldu kaymak
Sok barrağı bize de hoy nanay da
Fikim tokmak kötleriniz de davul
Siz domalın ben vurayım nanay da
Hazır domalmışken seyreyleyip de
Patlatayım bir otuzbir nanay da
Fik de looy nanay da, hoy,
Baş de looy nanay da
Gitti Memo ne fik kaldı na başşak
Bize düşen damcuğu parmaklamak
Parmak sulu damcuğu kurcalarken
Memeyi sıvazlamak hoy nanay da
Hopppaaaa!
tey tey tey tey
" mastürbasyonun sivilce yaptığı doğru değildir "
mast-der manifesto
alabarrak destanı
Küçüktüm ufacıktım
Top oynadım acıktım
Aniden bir şey oldu
Barrağıma güç doldu
Kamışa su yürüdü
Gözümü dam bürüdü
Yaklaştım bir kadına
Nazar ettim damına
Koşarak kaçtı benden
Ben de koştum peşinden
Baktım domalmış durur
Kâseye şaplak vurur
Barrağımı tutarak
Kâseye yaptım atak
Fakat vazgeçti birden
Uzaklaştı fikimden
Benim anlamadığım
Nerede yanıldığım
İstemiyorsa barrak
Ne ister domalarak
Birden çalıştı kafam
Anlasana be adam
Fiki tekrar dikelttim
Köte doğru yönelttim
Ucu bile değmeden
Yine kaçtı önümden
Ne kadar istesem de
Sokamadım kötten de
Fikim elimde kaldım
Düşüncelere daldım
Bu kadın pek acayip
Vermez kendi isteyip
Dam köt fikfikletmiyor
Hiç mi barrak yemiyor
Bari dedim yalasa
Dili fike dolasa
Bu hoş beklenti ile
Tutup fiki elimle
İyce yanaştım ona
Doğrulttum suratına
Fiki yakın görünce
Düştü büyük dehşete
Fırladı kaçtı ordan
Bakakaldım ardından
Soramadım adını
Fikemedim damını
Tutamadım memeden
Yiyemedim lüleden
O gün bu gün barrağım
Zonklar onu ararım
Fikim her daim kaya
Bakıyor hep semâya
Sanırsın çatlayacak
Paşşaklar patlayacak
Memo artık otuzbir
Çekerek yaşıyacak
Ateşin söndürmezse
Dünyayı domaltacak