toplam 12 kişi bulundu. 12 adedi gösteriliyor.
| tuttum | mulholland |
| tuttum | angelmelis |
| tuttum | anobi |
| tuttum | olricche |
| tuttum | seni sectim allah |
| tuttum | neretva |
| tuttum | Melies |
| tuttum | non person |
| tuttum | diyojenimsi |
| tuttum | Lunaroom |
| tuttum | grandmaster |
| tuttum | crystallized |
~6 ahkam var.
gördüğün her şeyi gösterebiliyor musun? rüyalarını gösterebiliyor musun? fotığrafını çekebiliyor musun? ışığın yetiyor mu? netliğini ayarlayabiliyor musun? gördüğün her şeyi gösterebiliyor musun???..........
--------------------------------------------------------------------
rüyanda gördüğün kuşlar, rüyanda gördüğün kuşlardır.. onlar burada gördüğün kuşlara benzemezler. onlar aynı dili bile konuşmazlar!!
--------------------------------------------------------------------
kaç çeşit delilik vardır dedirten, uzun bir yolu bir solukta yürütüp bir türlü içinin dışına itmeyen film.. öyle ki, "halam annemi neden bu kadar çok sevdiğimi soruyor, onu hiç görmedin ki diyor." cümlesi bile, annesi tarafından en az bir kere (ya da defalarca) terk edilmiş her çocuk için, filmden burkulmuş bir hissiyatla çıkmayı garantiliyor..
görüntü yönetmeni ugur eruzun dur ve de benim ustamdır.Kendisi şuan istiklal caddesindeki robinson cruseo kitapevinin sahibidir.
1950'ler kokan 1989 yapımı, ilk reha erdem filmi. ilk başta tekniğinin ve resimlerinin öykünün önüne geçtiğini düşünürken, film ilerledikçe öykü ile beraber bir uyum içinde olduklarını gördüm. ingmar bergman'ın filmleri gibi sinemayı tiyatroya yakınlaştırıyor. özellikle bazı kareleri ile bergman filmlerini hatırlattı.
alice'in bilindik hikayesinin bomboş eski bir evin içerisinde geçen, hüzünlü ve karamsar versiyonu. gene de "aa bak!" dedirtiyor ve annesini gördüğü sahneler ile yüzümüze bir ışık süzmesi iniyor...
dili kuş dili. rengi siyah beyaz. görmeyi bilmek üzerine... "gör sadece gör. rüyada gördüğün kuşlar bu kuşlara benzemez, onlar başka konuşur." diyerek yönetmen, hem sinemasal hem de düşsel gerçekliğe dair kendi bakış açısını veriyor.
yeşim tozan ı bize izleten, ağzımıza bir parmak bal çalıp, sonra ortada boynu bükük bırakan bir film.
içten içe çürümekte olan görkemli ahşap ev demek; martı, gece ve alacakaranlık, hafif bir meltem,daima o anda takılıp kalan büyük/kahverengi/ayarsız saat,ve ardında gizlenen kapılar,hatıralar demek..kalın naylon çoraplar,efsaneler,tekinsiz gıcırtılar ve menkıbeler demek.. yanık kokuları gelir burnuma,ay ışığı vurur yüzüme,bir çocuk büyür ve kalkar artık yattığı soğuk taşlardan..ağaç, açılan kollar ve..silencio..
fransa-dönüşü-reha erdem'in ilk filmi. siyah beyaz, fotografik büyükada görüntüleriyle akılda kalan, sevim burak etkileri taşıdığı söylenen bir filmdi.
ay'ı her gördüğünde hayret edenler için.