Otomatik Portakal, Anthony Burgess'in aynı adlı yapıtından uyarlanan 1971 yapımı 137 dk.'lık Amerikan filmi. Filmin yönetmeni Stanley Kubrick'tir.Britanya'da endüstri sonrası bir şehirdeki, ahlaki değerlerin birbirine karıştığı, iyi ve kötünün ayırt edilemez hale geldiği bir toplumda, gençlerden oluşan bir çetenin insanlara uyguladıkları şiddeti ve Alex üzerinden insan doğası ve toplumsal değerlerin çatışmasını konu eder.
Bir holigan olan Alex (Malcolm McDowell) adlı gencin zaman geçirmek için üyesi olduğu sokak çetesi ile beraber işledikleri birçok şuçtan sonra çete ile ayrılığa düşünce onlar tarfından ihbar edilmesini ve polis tarafından beyninin yıkanarak topluma kazandırılma metodu ve sonrasını anlatırOtomatik Portakal’ın, Kubrick’in en çok konuşulan yapımlarından biri olmasının nedeni içerdiği şiddet unsurları ve şiddete bakış açısı olarak gösterilebilir. Ama bu eleştirilerin bir çoğu filmin asıl amacı görmezden gelinerek yapılmış yıkıcı amaç taşıyan eleştirilerdir. Kubrick’in filmdeki amacını şöyle özetleyebiliriz; her insanın içinde şiddet arzusu vardır, bu inkar edilemez bir gerçektir. Filmin şiddete bakış açısı ise sanat toplumsal yabancılaşma üzerinedir. Baş karakter Alex’in bir Beethoven hayranı olması, onun resmine her baktığında gözlerinde şiddeti görmesi, 9. senfoniyi dinlediğinde bir şiddet eyleminden sonraki rahatlığı hissetmesi, sanatta şiddet temasından izler taşıdığına yeterli bir kanıttır. Ayrıca soymak için girdiği evde sanat hayranı olduğunu ileri süren kadının Beethoven büstü ile Alex’i kovalaması da sanat, şiddet ve ironiyi birbiri ile bütünleştiren bir imgelemdir. Öte yandan toplum yapısı Alex’i şiddete de sürüklemiştir. Çünkü aksi takdirde arkadaşlarıyla ilişkileri kesilecek, “Gülüver”ini (kafasını,zekasını) istediği zaman, istediği gibi kullanamayacaktır (filmdeki cinsel ilişkilerde de bir şiddet arzusu görülür. Alex’in iki genç kız ile olan, hızlıca gelişen ve bir anda biten ilişkisini hatırlayalım.). Fakat filmde gelişen olaylar nedeniyle şiddet arzusunu kaybeden Alex toplum tarafından reddedilmeyi, itilmişlik duygusunu hissedecek ve ironi filmin tümüne yayılacaktır.
sürrealist bir film..
sürrealistler hipnotize ettikleri insanlara şiir okutup , bunları sanat şaheseri saymışlardır... bu şiirlere otomatik şiirler demişlerdir.. film de adını burdan alıyor...
hi hi hi there
Milk Bar ..
son sahnede yürrüü be alex aferin oğluma dedirten film....
- selam otomatik portakalın dvdsi var mı acaba?
- ehuheuhheh manuyeel verek ekikakakohoho
- tövbeler tövbesi.. iyi akşamlar..
- komikti ama komik kabul et..
aynen yaşanmıştır :ı
kitabını da tavsiye ederim,ama tabii cubrick in bütün filmlerini de izlemenizi tavsiye ederim,özellikle de killers,spartacus ve barry lyndon
2 kere seyredilip aptal olunmayanlardan.
stanley kubrick işin içine girince kitabın sikip atıldığı nadirlerimizdendir.
Anthony Burgess kitabı, Stanley Kubrick filmi
when a man cannot choose he ceases to be a man..
ilk önce kitabını okudum doğruyu soylemek gerekirse filmi beni pek tatmin etmedi..çoğu olay filmde yok ama genede güzel..
daha iyisi olabilir tekrar çevrilsin..
A-lex isimlerde bile bir msj var alex hep kominal gazeteler okuyo klasik müziğin..
narsistliğini yaşıyo bir harika ..
toplumu seviyo ama bi okadarda nefret ediyo..
doğru bişldiği şeyleri somnuna kadar a rkasında..
süper bi karakter tam anlamıyla hiç olacağımA PİÇ OLURUM DİYO..
yine haksız görülemeyen -hatta empati yaptıran-kötü bir karakter görülür filmde, başlangıçta.- sonra o karakter acınası hal alır gerçi. -
bu arada alex in no.su "655321" değil miydi? yamuluyor muyum?
son sahne eleman kadına toplumun alkışları esnasında tecavüz ediyor ... bitti filmin özeti budur ... lanet olsun bizde böyleyiz ...
filmi de kitabı da müthiş hayret ya nerden de aklına gelmiş dedirten bi anlatış tarzı.özeldir seviyorum.
Beethoven'in dahiliği,Kubrick sanatsallığı..suç ve cezanın yorum farkı...
tabiki kubrick başka söz?
i'm siiiingiinngg in the raiinn , just singiingg in the raaiiinn ..
Alex girdiği evde beethoven büstü ile kovalanır , alex'in bu sahnesi film i sanat , şiddet gibi unsurlarla farklı ve değişik bir kıvama sokar. Aslında film de alex i şiddet sürükleyen yine toplumun kendisi , sonra yine sistem , onu topluma kazandırmaya çalışır . bir otomatikleştirilme halinde , stanley baba yaparda kötü mü olur arkadaşlar
ölünce mezarımın başında yalnızca wendy carlos çalmasını bile isteyebilirim bu film yüzünden; title music from a clockwork orange. alex rule!
''650321''
çekildiği dönemde, filmi yanlış yorumlayan çoğu insan alex gibi giyinip terör estirmiş ortalıkta.