Kafamda özgün bir düşünce var mı?
Kel kafamda?
Belki daha mutlu olsaydım,
saçlarım dökülüyor olmazdı.
Hayat kısa. İyi değerlendirmem gerek.
Bugün kalan hayatımın ilk günü.
Ben yürüyen bir klişeyim.
Doktora gidip,
bacağımı muayene ettirmem gerek.
Yanlış bir şey var.
Kalça kemiğim.
Dişçi gene aradı.
Çok geç kaldım.
İşlerimi ertelemeyi kesersem, daha
mutlu olabilirim.
Tek yaptığım koca kıçımın üstünde oturmak.
Bu kadar büyük olmasaydı,
daha mutlu olabilirdim.
Gömleklerimi kıçımı
saklamak için sarkıtmazdım.
Böyle kimi kandırdığımı sanıyorum.
Koca kıç. Tekrar joginge
başlamalıyım. Günde 5 mil.
Bu sefer gerçekten yapmalıyım.
Belki de kaya tırmanışı.
Hayatımı tersine çevirmeliyim.
Ne yapmam gerek?
Aşık olmam gerek.
Bir sevgilimin olması gerek.
Daha fazla okumalıyım.
Kendimi geliştirmeliyim.
Rusça falan öğrensem nasıl olur?
Veya bir enstrüman alsam?
Çince konuşabilirim.
Çinçe konuşan ve obua çalan
senaryo yazarı bulmak oldukça güç.
Bu harika olur.
Saçımı kısa kestirmem gerek.
Kendimi ve insanları saçlarım konusunda
kandırmaya çalışmayı kesmeliyim.
Olduğum gibi görünüp,
kendime güvenmeliyim.
Kadınların etkilendiği
şey de bu değil midir?
Erkeklerin çekici olmasına gerek yok.
Ama bu doğru değil.
Özelliklede bu günlerde.
Bu aralar erkeklerin üzerindeki baskı
neredeyse kadınların üzerindeki kadar.
Neden sadece var olduğum için
gülünç duruma düştüğümü hissediyorum?
Belki de beyin kimyamdan dolayıdır.
Belki de benimle ilgili yanlış
olan şey budur. Kötü kimya.
Hormonel sorunlar ve korkular
kimyasal dengesizliğe indirgenebilir.
...ya da bir çeşit tepki vermeyen sinapsa.
Bu konuda birinden yardım almalıyım...
Ama akabinde de çirkin olacağım.
Hiçbir şey bunu değiştiremez.
bana göre kaufman'ın başyapıtı. İnanılmaz yaratıcı. adam popüler kültürü sorgularken kendini de sorguluyor. Ve sonunda bizi düşünülmesi gereken bir sürü soruyla başbaşa bırakıyor..
charlie kaufman çok yaşasın
yönetmen: spike jonze senaryo: charlie kaufmann, the orchid thief kitabından susan orlean oyuncular: nicholas cage, meryll streep, chris cooper film aslında bir anda üç iyi oyuncuyu bir araya getirmesiyle ilgimi çekti, bir Nicholas Cage hayranı olarak bu filmi seyredip beğendiğimi söylemenin her ne kadar, objektif olmayacağını düşünseniz bile Cage hayranı olmasam da vereceğim cevap kesinlikle aynı olurdu. film içinde film dedikleri bu olsa gerek aslında, filmin orijinal adı değişmeyip yine Adaptasyon olarak kalsaydı bence çok daha iyi olurdu.aynı anda iki oyuncu parası vermeyip tek oyuncuyla bu işi götürürüm ve böylece de oyuncu parasını daha az ödemiş olurum gibi bir kaygısı olmamış yönetmenin. çünkü cage iki rolün de üstesinden fazlasıyla gelmiş ve iki oyuncu parasını hak etmiş.zekasına hayran olmamak elde değil senaristin ve oyunculuğuna hayran olmamak elde değil Cage'in.
üşeniyorum öyleyse yarın'cılar bu filmi sever diye tahmin ediyom.
kurgusu bir yana (ki kurgusal olarak yine bir ilktir) herkesteki "hastalıklara" değinerek önemli bi iş başarmıştır bence.
biliyor musunuz bilmiyor musunuz bilmiyorum ama, adaptation da en z diğerleri kadar hasta ruhlu olmayı becerebilmiş bir charlie kaufman senaryosudur; kurgusu ve özellikle şizofrenik monologları kopartır adamı.
ayrıca benzeri başarıyı ve konu ile bütünleşmeyi başka filmde göremediğim bir afişe sahiptir.
emeği geçenlerin ellerine, kalplerine, ruhlarına ve rahatsızlıklarına sağlık. (yuh be adam, öl!)