Ama akşam erken iniyor mahpusaneye.
Ve dışarda delikanlı bir bahar,
Seviyorum seni,
Çıldırasıya
"öyle yıkma kendini
öyle mahsun, öyle garip...
nerede olursan ol
içerde, dışarda, derste, sırada,
yürü üstüne üstüne
tükür yüzüne celladın
fırsatçının, fesatçının, hayının...
dayan kitap ile
dayan iş ile
tırnak ile, diş ile
umut ile, sevda ile, düş ile
dayan rüsva etme beni"
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini...
ahmet arif hasretinden prangalar eskitmiş
beni böyle eskitense prangalı hasretin.
1927 'de doğan Arif, doğu aşiret törelerinin içinde büyüdü.Ortaöğretimini Diyarbakır Lisesinde tamamlayıp, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe bölümü nde bir süre eğitim gördü.
1950 yılında TCK'nın 141.maddeye aykırı görülen siyasi görüş ve eylemleri nedeniyle iki kez tutuklandı ve öğrenimi yarıda kaldı.Serbest kaldıktan sonra Ankara'da düzeltmenlik, teknik sekreterlik ve gazetecilik yaptı.
Ahmet Arif şiire lise sıralarında Ahmet Haşim , Ahmet Hamdi Tanpınar , Sıtkı Tarancı gibi şairlerin etkisinde kalarak birtakım denemelerle başladı.Bir süre sonra acemice yazılmış olan bu şiirlerin şiir olmadığına, gerçek şiirin bu kadar kolay yazılmaması gerektiğine karar verdi.
1944-48 yılları arasında İnkılapçı Gençlik ve Meydan dergilerinde yayımlamaya başladığı şiirleriyle adını duyurdu.1950'den sonra dergilerde Seçilmiş Hikayeler,Yeryüzü ,Beraber ,Yeni Ufuklar ,Kaynaklar adlı şiirleri seyrekte olsa yayımlandı.Ardından uzun bir süre siyasal baskılar nedeniyle şiirleri yayımlanamadı.
1968 yılında çıkan tek şiir kitabı " Hasretinden Prangalar Eskittim " Türkiye'de en çok basılan ve okunan şiir kitaplarından oldu ve şaire haklı bir ün kazandırdı.
Ölümünden sonra " Kalbim Dinamit Kuyusu " adlı bir şiir kitabının daha olduğu yada kitaplaşmamış şiirlerinin bu adla basılacağı söylenmişse de böyle bir kitap henüz yayımlanmadı.
Ahmet Arif ilk şiirlerini ortaya çıkardığı sıralarda Orhan Veli ve arkadaşlarının şiir anlayışı ön plandaydı, diğer yandan başka bir grupta Nazım Hikmet'in çizgisinden bir şiir geliştiriyordu.
Nazım Hikmet'in açtığı yoldan yürümeyi tercih eden Arif, ondan aldığı şiirselliği, bir anadolu özlemiyle geliştirdi.
Birbirini izleyen kısa, vurucu dizeler, yinelemeler, bölümlemeler şiirine hem özü yansıtan bir ritim kazandırdı hem de imgelerini güçlendirdi.Ama onda ritim sese değil söze dayandığından daha derinlere inerek büyük bir lirizmin kaynağı oldu.
Bunun yanı sıra Ahmet Arif'in birçok şiiri bestelendi, çeşitli müzik anlayışıyla değerlendirildi.
Eserleri: Hasretinden Prangalar Eskittim (1968), Cemal Süreya'ya Mektuplar (1992), Yurdum Benim Şahdamarım (2003).
Dövüşenlerde var bu havalarda
El, ayak buz kesmiş, yürek cehennem
Ümit, öfkeli mahzun
Ümit, sapına kadar namuslu
Dağlara çekilmiş kar altındadır...
Maviye
Maviye çalar gözlerin,
Yangın mavisine
Rüzgarda asi,
Körsem,
Senden gayrısına yoksam,
Bozuksam,
Can benim, düş benim,
Ellere nesi?
Hadi gel,
Ay karanlık...
haberin varmı taş duvar
1 soru 1 cevap;
" tek kitapla şair olunur mu? "
" tek kitapla peygamber olunuyor da şair niye olunmasın "
can benim, düş benim. ellere nesi?
mahpus damında ki anadolu toprağı.
İÇERDE
Haberin var mı taş duvar?
Demir kapı, kör pencere,
Yastığım, ranzam, zincirim,
Uğruna ölümlere gidip geldiğim,
Zulamdaki mahzun resim,
Haberin var mi?
Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş,
Karanfil kokuyor cıgaram
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin...
Ahmed ARİF
işte eleman olay ariflikte :D arif olan anlarderler belli ki değğilsin :) ahmet arif etiket etiket değildir,insanlara anladıkları dille yaşamı öğretmektir ...
ozan arif le kardeşmi lan bunlar yoksa keramet arifliktemi
kaç leylim bahar hasretinden prangalar eskittim...
Halk evinin karşısındaki parkın ismi
UY HAVAR!
Yangınlar, kahpe fakları, korku çığları
Ve irin selleri, aç yırtıcılar
Suyu zehir bıçaklar ortasındasın.
Bir cana bir başa kalmışsın vay vay!
Pusatsız, duldasız, üryan
Bir cana bir de başa
Seher vakti leylim leylim
Cellat nişangahlar aynasındasın
Oy sevmişem ben seni...
Üsküdardan bu yan lo kimin yurdu!
He canım...
Çiçekdağı kıtlık, kıran,
Gül açmaz, çağla dökmez.
Vurur alnım şakına
Vurur çakmaktaşı kayalarıyla
Küfrünü, Medetsiz, Munzur.
Şahmurat suyu kan akar
Ve ben şairim.
terketmedi sevdan beni aç kaldım susuz kaldım "hayın karanlıktı gece"can garip can suskun can paramparça"ve ellerim kelepçede tütünsüz uykusuz kaldım terketmedi sevdan beni ağzına sağlık......ahmed arif
ne güzel adamsın sen öyle
"ruhum mısra döküyor"