1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

akp beni tanımlar diyenler

toplam 10 kişi bulundu. 10 adedi gösteriliyor.

akp hakkında akp

~940 ahkam var. 1 2 3 ... 47 önceki sayfa »

    AKP Trabzon mitinginin TV lerde görünmeyen kısmı...
    Yaşasın medya!.. Yaşasın otosansür..

    maheno   07 Haziran 2011 16:34   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Temeli 1923 olmayanın hedefi 2023 olamaz...

    alkolumdekanvar   06 Haziran 2011 23:24   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    çok güzel hareketler bunlar.. alkışşşş

    ringwraith   05 Mayıs 2011 23:44   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    %50'ler civarında oy alan siyasi bir partinin sosyomatta 10 tane etiketli destekçisinin olmasını garipsiyorum.

    arabulucu   24 Şubat 2011 11:20   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    muhteşem 8 yıl

    captcha    24 Şubat 2011 11:17   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    qisx   03 Eylül 2010 00:01   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Kader Tazminatı

    Bu memleketi keşke uzaktan seyredebilseydim, diyorum yorgun düştükçe. O zaman eğlenceli bir seyirlik, benzersiz bir sosyolojik tespit alanı olarak tadını çıkartmak mümkün olurdu.

    Baykal’ın başına gelenler, hayır, beni tiksindirmedi. Koskoca bir toplumun çok utanmış gibi durup mahreme yönelik bu saldırı karşısında tüyleri diken diken olmuş, bir hak alanını korumaya kışkırtılması, aksine son derece gülünçtü.

    Bu oyuna gelmemek de hayli zordu sonuçta. Kirli görüntüler eşliğinde böyle bir babayiğidi uğurlarken elbette ona bu oyunu oynayanları lanetlemek gerekiyordu. Her halükarda elbette röntgencinin, şantajcının, suikastçının, kundakçının karşısında durmak hayati bir görevdir.

    Oysa bu topraklarda kimsenin hayatının mahremiyeti hiçbir zaman kutsal olmadı. Yukarıda saydığım meslekler her zaman itibarlı, muktedir siyaset erbabının ve daha küçük ölçekte mahallelinin spor alanlarından olageldi.

    Genelkurmay’ından mahalle bakkalına, her kurum ve şahsiyet karşısındakini dinledi, dinletti, tehditler savurdu, ‘her yol mubah’çılığın kitabını yazdı. Gerektiğinde asker ve polis öncülüğünde insanların yatak odalarına girildi, ajanslarda itilip kakılan yarı çıplak insanların naklen yayınlanışı karşısında sessiz kalmayı öğrendik.

    Tehdit altındaydık.
    Tehdit dilinin hayatımızın bütününe yayılmış, meşruiyeti sorgulanmayan bir iletişim biçimi olduğunu biliriz.

    Yetişkinliğin bu topraklardaki tanımı, tehditlerden tehdit beğenmeyi; karşındakine gerektiğince göz dağı vererek kendine usul usul bir dokunulmazlık kalkanı oluşturmayı öğrenmektir. En çok tehdit savuran, sonunda kazanacaktır. Talihi yaver giderse. Akıllı olursa. Çünkü ilk öğreneceği de kendinden güçlü, patlayıcı ya da üstünlük kurucu silahı olan, gözü dönmüş ve vicdanıyla tanışmamış olandan korkmak. Onun karşısında sinmektir. Sindikçe, sinmeyi sindirdikçe başkalarını ezmeyi öğrenirsin.
    “Sen benim kim olduğumu biliyor musun? Seni sürdürürüm” gibi klasiklerin hizmette kusuru görülenlere savrulmasına alışığız. Aile içinde, asker ocağında, işyerinde, devlet kapısında tehditlerle terbiye ediliriz.

    Siyaset alanında da paylaşılamayan özel hayatlarda da gizli çekilmiş kasetler, kasalarda zamanını bekleyen dosyalar tehdit ve şantajın hükümranlığını gösterir.
    Şahsi duygum, Baykal’ı hayatımda ilk olarak sevimli bulduğumu kabul etmenin güçlüğüydü. Baykal da sevişirmiş. Ne güzel.

    Bütün kariyeri boyunca halkı olmadık paranoyalara duçar etmeye çalışan tehditkar ordusunun yanında hazırolda dikildi. AKP’ye açtığı savaşın üslubuyla Erdoğan’ın gücüne güç kattı.
    Seçimlerde de askerin apoletini parlatırken oy değil, rüşvet istiyordu.

    Çünkü tehdit ve şantajın kardeşleridir fidye ile rüşvet.
    Baykal, andıçlara, muhtıralara, Ergenekon’a göz yumarak, hatta sırtını onlara dayayarak şimdi düşmüş olduğu tuzağı kendi berkitmiştir. Partisini mükemmel bir faşist yapıya kavuşturarak beceriksiz bir Franco olmaya çalışmış ancak besbelli on yıllardır baskı altında tuttuklarının gücünü yeterince hesap edememiştir. Ardından el sallanamayınca da tekmeyi yemiştir.

    Kendi tıynetine çok yakışır bir dille bu felaketi de kar hanesine yazmaya kalkışarak sadece gündem kirliliği yaratmış, Erdoğan’ın muhafazakarlık defterini açmasına neden olmuştur.
    Beni bu arada ilgilendiren nokta, yandaş ordusuyla birlikte Erdoğan’ın hepimize din ve ahlak dersleri verme konusundaki heyecanı. Türk aile yapısına uygunluk, zinanın şusu busu, fıtrat nöbeti ve bir yığın kusmuk, AKP’nin demokrasi ve insan haklarından anladığının özeti işte.

    Büyük iştahla, kadın aktörün evli olduğunun altını çizmeler, Baykal’ı utanca davet etmeler, pişkince hayatımız üstüne fetvalar savurmalar...
    Kılıçdaroğlu’ndan Gandi karikatürü yaratmaya çalışanların da gürültüsü üstümüze çökünce Gelik’teki maden patlaması sonucu hayatını kaybeden 30 emekçi sessiz sedasız unutuldu. Başbakan’ın muhteşem kader anlatısıyla.

    Bir memleketin başbakanı, maden kazasında ölenlerin ardından “Bu mesleğin kaderinde bu var. Mesleğe girerken de bu tür şeyler olabileceğini bilerek giriyorlar” diyebiliyor. Ardından, sanki ilk maden kazası, büyütmeyin o kadar mealinde kabadayılığını da esirgemeyerek. Utanmazlık ile pişkinlik bu toprakların sözcülerinde teamüldür.

    Kadere bak
    Bu kirli gürültü, bu aceleye gelmiş maskeli balo, öyle bir hukuk kararını gözardı etmemize neden oldu ki, bu uzun girizgâhı ona bağlamak başından beri niyetim.

    Şanlı hükümetimizin ve yüce hukukumuzun şanlı bir kazanımı olarak dünya hukuk tarihine geçecek bir karar, söz konusu ettiğim.
    İş kazalarında Avrupa birincisi olan ülkemizin başbakanını şu kadar utandıracağını sanmam ama kanımca çok tehlikeli bir yol açılıyor.

    Bu davayı zamanında duyurmuştuk. Sonucu yeni ulaştı. İşte haber:
    Batman’ın Gercüş ilçe merkezinde 16 Temmuz 2006’da devriye görevi yapan polis panzerine PKK’lı Nebihe Altun ile Mesut Erbey tarafından açılan ateşte, Özel Harekat Şube Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Erkan Serdar Salar şehit olmuştu. İki PKK’lı da çıkan çatışmada öldürülmüştü.
    Olayın ardından şehit polis Salar’ın ailesine Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından 41 bin 544 TL tazminat ödendi.

    İçişleri Bakanlığı, idarelerinin yapılan ödemeler nedeniyle zarara uğramasına haksız eylemleriyle neden olan ölen Nebihe Altun’un Batman’ın Gercüş ilçesinin Başova köyünde oturan babası Siraç Altun ile annesi Zine Altun; Mesut Erbey’in de Mersin’de yaşayan babası Abdurrahman Erbey ile annesi Meryem Erbey’den, şehit polise ödenen tazminatın yasal faiziyle birlikte alınabilmesi için Batman 2’nci Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2008 yılında dava açmıştı.

    2009 yılının Eylül ayında davayı karara bağlayan mahkeme, iki PKK’lının ailesini müşterek ödemeleri üzere toplam 49 bin 500 TL para cezasına çarptırdı. Davanın karara bağlanmasından sonra PKK’lı Nebihe Altun’un Gercüş’te yaşayan babası Siraç Altun ile Mersin’de yaşayan PKK’lı Mesur Erbey’in babası Abdurrahman Erbey’e Batman Defterdarlığı tarafından 3 ay önce bir yazı gönderilerek, mahkemenin kararıyla mahkûm oldukları tazminat bedelini ödemeleri istendi.

    Çatışmada ölen PKK’lı Nebihe Altun’un babası Siraç Altun, parayı ödeyecek gücü olmadığını söyledi. Altun, “Çocuğuma nasıl üzüldüysem, çatışmada şehit olan polis memuruna da aynı şekilde üzülmüştüm. Aynı olayda kızımla birlikte ölen örgüt üyesi gencin ailesinden de tazminat istenmiş. Biz kimden tazminat talep edeceğiz? Hem de bu tazminatı 15 gün içinde yatırmamız talep ediliyor. Ne yapacağımızı şaşırdık” dedi.

    Mükemmel, değil mi?
    Kürt oldukları için, Bakanlığın, Askerin, Polisin gözünde düşman oldukları için, öldürülmüş çocuklarının cürümünü ödemeleri bekleniyor. Savaşta kaybeden devletlerin yaptığı gibi.
    Bunun nasıl bir hukuk mantığı olduğunu birileri çıkıp bize açıklamayacak elbet. Bu mantığı fevkalade bulanlar da az değildir mutlaka.

    Kemalettin Tuğcu diliyle yazılmış acıklı bir metinle sahneye çıkan Kılıçdaroğlu, bu memlekette bir Kürt meselesi olduğundan tamamıyla habersiz gibiydi. Şimdi yanı başında Canan Arıtman ve gibileriyle nasıl bir memleket düşündüğünü bilemiyoruz. Ama değerli Arıtman değil miydi, taş atan çocukların ana babalarının hapislerde çürütülmesi için fetva veren?

    Bu, aşiret mantığıdır. Başbakan’ın kader anlatısında mutlaka bir yeri vardır. Oranın insanının kaderidir. Kan davalarında telef olmak. Yüce Türk adaletine de böylesi yakışmaz mı? Stilize kan davası.

    İçişleri Bakanlığı, iki yoksul Kürt ailesinden savaş tazminatı istiyor. Üstelik ölmüş çocuklarının ardından. Açılımın böylesi bu memleketi nereye götürür bilemiyorum, ama bu konuda birilerinin çıkıp şu şahane muhafazakarlara sorması gerek: Kardeşim siz neyi muhafaza etmek istiyorsunuz? Haydi vicdan yataklarınız çoktan kurumuş da bütün tartılarınız da mı şaşırdı?

    Yıldırım Türker

    Travmatik   24 Mayıs 2010 14:19   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ne atatürkü ya yıl 2009 olmuş hala kemalizm. utanın kendinizden be

    marihuanstillalive   08 Ağustos 2009 20:16   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    PEZEVENK

    Dünya ahvâlinden haberi yoktur

    Sohbeti din ile açar pezevenk

    Komşusu aç iken kendisi toktur

    Sanki melek olmuş uçar pezevenk

    Karanlık işlerde zıplama ister

    Evine granit kaplama ister

    Dünya mektebinden diploma ister

    İnsanlık dersinden kaçar pezevenk

    Herkesin kabına çeşmesi akmaz

    Erkek sinekleri hareme sokmaz

    Fakir komşusunun yüzüne bakmaz

    Selâmsız sabahsız geçer pezevenk

    Sanırsın Allah'la akte oturmuş

    Cennete giderken macun götürmüş

    Hûriler'i dizip işi bitirmiş

    Şimdi gılmanları seçer pezevenk

    Aydınlığa düşman yobazın dölü

    Hû çekerken şişmiş ağzında dili

    Erbâbi, ülkede bunlardan dolu

    Durmadan zehrini saçar pezevenk

    Âşık ERBABİ

    crystal touch   13 Temmuz 2009 17:49   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    kısaca amına kodumun partisi diyebilirmiyiz

    pearljam   01 Temmuz 2009 18:44   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    ehh ne kaldı ülkemizde bilmiyorum.. yani kalan pek birşey kalmadı sanki.. 44 yıllığına israilede kiraladıkmı tamamdır..
    merak ettiğim şimdi ne satılacak? ve merak ettiğim hala bu partiyi tutanlar nasıl bu kadar körler?

    lethe84   07 Haziran 2009 17:19   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    Bir tablo hayal edin...
    Sanat eseri.
    Miras... Size ait.
    Tuvali, Türkiye coğrafyası.
    Boyası, şehit kanı, alın teri.
    Her sabah uyanıyorsunuz. ..
    Gururla seyrediyorsunuz. ..
    Ama birileri, her sabah sizden önce uyanıp, o tablonun başına geçiyor ve
    orasına burasına, minik minik fırça darbeleri atıyor.
    Her sabah, bir minik fırça darbesi.
    Usta işi.
    Küçük küçük değişiyor tablo.
    Aniden değil.
    Milim milim.
    Alıştıra alıştıra.
    Yedire yedire.
    Aradan yıllar geçiyor...
    Tablo, o tablo olmaktan çıkmış!
    Komple değişmiş.
    Ama dedim ya... Kanıksamışsınız.
    Bakıyorsunuz bakıyorsunuz, o tablo, hâlâ aynı tablo zannediyorsunuz.

    Peki, fark, nasıl farkedilebilir?
    "Orijinal"in aslında ne kadar değiştiği, ne hale getirildiği, ilk bakışta "
    şak diye" nasıl anlaşılabilir?
    Tek çare var: Kıyas.
    Tablonun ilk haliyle...
    Son halini yan yana koymalı .

    Ya, sattılar.
    Ya, satışa teşvik ettiler.
    Ya da, kasıtlı IMF politikalarıyla söke söke satışa mecbur ettiler.

    Taş üstüne taş koyanı, iyi kötü görmüştük de...
    Taş üstünde taş bırakmayanı, ilk defa gördük..

    Neyse öyle bi narkoz vermişlerki canım halkıma ne gireni hissediyolar ne çıkanı. Ekonomi iyi der bakan , bizim millette haaa iyi mi iyi iyi tamam o zaman. Bunlar anlaşırlar tabii.. Bu halka kömür verende oy alır selam verende. Allah'a emanet olun öptüm kardeşlerimi

    Simple Man   14 Eylül 2008 12:44   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    2008 de elektrige toplam yuzde 65 zam yapilmasi +

    AKP'nin Sattıkları!

    --------------------------------------------------------------------------------

    *Türk Telekom, Arap'ın. *Telsim İngiliz'in. *Kuşadası Limanı İsrailli'nin. *İzmir Limanı Hong Konglu'nun.. . *Araç muayene işi Alman'ın. *Başak Sigorta Fransız'ın. *Adabank Kuveytli'nin. *İETT Garajı Dubaili'nin. *Avea Lübnanlı'nın. *Petkim? Ermeni'nin. (Kazak'a sattık, dediler. Kazağı bi çıkardık.. *Ermeni...) *Rakı , Amerikalı'nın. *Finansbank Yunanlı'nın... *Oyakbank Hollandalı'nın. *Denizbank Belçikalı'nın. *Türkiye Finans Kuveytli'nin. *TEB Fransız'ın. *Cbank İsrailli'nin. *MNG Bank Lübnanlı'nın. *Alternatif Bank Yunanlı'nın. *Dışbank Hollandalı'nın. *Şekerbank Kazak'ın. *Yapı Kredi'nin yarısı İtalyan'ın. *Turkcell'in yarısı Finli'nin Rus'un. *Beymen'in yarısı Amerikalı'nın. *Enerjisa'nın yarısı Avusturyalı'nı n. *Garanti'nin yarısı Amerikalı'nın. *Eczacıbaşı İlaç, Çek'in. *İzocam, Fransız'ın. *TGRT(Fox) Amerikalı'nın. *Demirdöküm Alman'ın. *Döktaş Fransız'ın. *Süper FM Kanadalı'nın.

    *Hepsi TÜRKtü. *Sadece 4.5 yıl önce.

    Simple Man   14 Eylül 2008 12:26   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    bende aq yapamasamda. allahımın acizleriiiiiii, atatürk karşıtı herşeye karşıyım !!

    sevimliseyy   14 Eylül 2008 00:12   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    tiplere bak aq

    cerevs   13 Eylül 2008 22:01   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    saldirgankarpuz'un açıklaması çok doğru olmuş.

    Atatürk Karşıtı Parti
    Fazla söze gerek kalmamış zaten...

    darkweapon   13 Eylül 2008 22:00   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    büyük devletlerin/imparatorlukların , memleketimizi bir fiil işgale hazırlamak için başımıza atadıklar ve ya ss ya ss seçtirdikleri - kapatılmasına hatta eleştirilmesine bile tahammül edemedikleri - işbirlikçi yasadışı "iktidar" . acımızı hafifletmek için verdikleri din morfini ve sözümona ekonomik refah ile halen kasaplık koyun gibi bıçaklarının altında bekliyoruz

    kuzgunx   09 Eylül 2008 02:32   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Allah recep tayyip erdoğana uzun ömür versin.onun liderliğinde hangi parti olursa olsun oyum onlara.hatta kendi sözüdür liderlik koltugunuda 3 iktidardan fazla oturmıycak.ondan sonra bayragı kim devralırsa gönlümüz onunla.kendısını sevmeyenler kufur etmeyı bırakıp muhalıf gozle gorduklerı yanlıslıkları dogrulara cevırme yonunde sıyasal neler yapabılceklerını dusnseler turkiye asıl onlar sayesınde daha mureffeh sevıyelere ulasacak emınım ama sizdeki enerji ancak beyınlerınıze kufur tetıklıyo.farkımızda bu zaten.bu taraf hasenata giderken siz necasete ehilsiniz.innallahe meal müminin.

    balabushka   24 Temmuz 2008 18:47   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    Tanrı, hakimiyetini korumak için iyi insanları kullanır.. Kötü insalar hakimiyetini korumak için ise Tanrı'yı kullanır...
    özet budur...

    antisosyalyaratik   11 Temmuz 2008 15:00   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    o yüzden oy atan tavuk yerine koyulmuyo zaten kuş beyinlidir

    Unforgiven LoverMan   01 Haziran 2008 01:23   aferim     (1 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :f0cus

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage