saat tam 12 de herzamanki yerde...
akrep: naber len yelko
yelkovan: ii değil ya kafam bozuk biraz saniye yengenle kavga ettik
akrep: içelim abi o zaman bu akşam
yelkovan: nası içcez olm 24 saat çalışıyoruz
akrep: abi pilleri çıkartalım
yelkovan: aferin lan :)
Tea on a teapot, motherfucker.
-bir sır versem saklayabilir misin?
-kimden..?
-bir gün pilimiz biterse gelmeyeceksin değil mi?
-yalvarırım kötü şeylerden bahsetmeyelim.
-bana söz ver, geleceğim de... lütfen...
-gelir miyim gelmez miyim bilemem... beni bekleme sen yine de...
en sonunda pilin bitmesine yakın bir zamanda bir araya geldiler. birbirlerini o kadar çok seviyorlardı ki ölünce de ayrılmadılar. saat 12'ye yaklaşıyordu. birkaç dakika sonra pil bitti.
akrep ile yelkovanın hikâyesi türk filmi senaryosu gibi yani :D bu gece de böyle olsun...
-hayatım bu yaratıklar neden bize bakıp duruyo
-hiç sorma. şuradan bi kurtulsam hepsinin canına okuyacağım.
-çekil üstümden bi gören olacak
-sanki ilk defa görecekler
ne kadar kaçarsan kaç kıçının dibindeyim herzaman ama hep karavana sallıyorum :)
akrep: yıllardır dönüp durmaktan yoruldum artık
yelkovan: ben senden daha çok yoruldum...
akrep: bir de insanlar küfrediyor üstüne...
yelkovan: peh...
-hiç yalnız kalamıyoruz.
-yapma canim, yine mi saniye paranoyasi!
-hayır, insanlardan bahsediyorum, ilişkimiz hakkında bu kadar yorum yapmaları canımı sıkıyor.
-haklısın canim, bizi etiket bile yapmişlar, fısıldaşmalarımızı bile dinliyorlarmış.
Akrep: Pilin söylediğine göre yaklaşık bir saat sonra duracağız, enerjimiz bitiyormuş...
Yelkovan: Aman durursak da duralım. Günde iki kez doğru vakti gösterelim yeter...
-yeter ama kıskanıyorum şu saniyeyi.
-yapma canım, nankör olma buluşmalarımızı ona borçluyuz.
-kaç tur attım 6 ya geldim herif hala yatmadı!
-bide bana sor daha hızlıyım basım döndü yatsada izlemesek :)