insanı tanıma sanatı adlı kitabı, sosyal psikolojiye çok iyi girmesi dolayısıyla önemsenecek bir kitap olmasına rağmen, koyu deterministik ilkelerle olayları açıklamak istemesi dolayısıyla gerçekçiliği indirgenmiş bir kitaptır.
zira ben hiç, dikkat çekmek için notlarının düşük olmasında çabalayan bir ilkokul çocuğu görmedim, görsem de inanmam, var olsa da kabul etmem.
bir de insanlar temel olarak neden 2 kalıba bölünmüş; bunların ikisi de aşağılık kompleksine sahip gruplar;
1. saldırganlar ( kompleksli + güçlü grup)
2. ezikler (kompleksli + güçsüz grup)
buradan itibaren sormak gerekir, bu dunyada iyi bir şekilde gelişmeye muvaffak olmuş hiç mi insan yoktur bu bir.
ikincisi adler başından itibaren üzerinde durduğu amacı (bu insanları iyileştirmek) tekrarlasa da kitabın sonuna geldiğinizde karşınıza hiç bir yöntem veya başaçıkma metodu gelmiyor; öyle karakterlerin özellikleri veriliyoor, ve bitiyor. bunlar zamandan münezzeh algılar, adler özenmeden karalamış sanki...