toplam 14 kişi bulundu. 14 adedi gösteriliyor.
| tuttum | ninguem |
| tuttum | orfozis |
| tuttum | maniachi |
| tuttum | arzuhal |
| tuttum | izafiyet |
| tuttum | kan cicekleri |
| tuttum | delice zeytin |
| tuttum | hasat hasat |
| tuttum | deqisim |
| tuttum | haziransa |
| tuttum | derincom |
| tuttum | labrusca |
| tuttum | little purple crow |
| tuttum | devrimci61 |
~19 ahkam var.
önce şu metrisin önü şarkısındaki yorumuyla çok sevdim daha sonra bu dünyaya zaza geldim şarkısıyla bikez daha hayran kaldım bu insana
her turkusunde tuylerim diken diken olur kendisini gerek canli,canli konser salonlarinda gerek televizyonda gerek kasetten dinlesem cunku hep alir goturur beni 12 eylul oncesine Necdet'ti gorurum onun sesinde nizam yoldasi sonra Fatsada terziyi gorurum, sonra daglarin basinda komutani gorurum sonra meydanlari meydanlarda hep bir bir agizdan DEVRIM ICIN TEK YOL DEVRIMCI YOL diyen yuzbinleri..... iyiki varsin ali abi iyiki varsin....
ufuk
paris
4 ekimde muğla badem barda arkadaşlar steyenle biletlerini benden temin edebilir.
12 Eylül’ün getirdiği baskılar sonucu yurtdışına çıkmak zorunda kalan Ali Asker, 1954 yılında 12 çocuklu bir ailenin çocuğu olarak Tunceli’nin hozat ilçesinde doğdu. Saz çalan babası ve türkü söyleyen annesinin etkisiyle, küçük yaşta saz çalmaya başladı. 1967 yılında ailesi ile birlikte elazığ’a taşınan asker, babasının kahvehanesinde çalışmaya başladı.
1967-69 Yılları arasında elazığ halk eğitim merkezi’nde türkü söylemeye başlayan Ali Asker, ünlü halk ozanı Aşık Mahsuni ile birlikte turneye çıktı. Anadolu turnesinin ardından Ankara’ya giden Ali Asker, ilk öğrenci yürüyüşlerini burada gördü. Sonraki yıllarda kendi söylemleri ile, yürüyen öğrencilerin söylemleri örtüşecek ve Ali Asker onların gürleyen sesi olacaktı.
Siyasi görüşleri nedeniyle Tunceli’de birçok defa gözaltına alınan ve kısa sürelerle cezaevlerinde yatan Ali Asker, son olarak 9 Eylül 1980’de serbest bırakıldı. Ama üç gün sonra 12 Eylül darbesi olduğunda baskılar arttı. Kardeşi Zeynel Abidin Ceylan, bu dönemde Ankara’da işkence gördüğü sırada öldü. 1981 Yılında tekrar yakalanarak 2,5 yıl cezaevinde yatan Ali Asker, serbest kaldıktan sonra 1984 yılında Almanya’ya gitti. 1987 Yılında evlenen Ali Asker’in 16 yaşında Şafak isimli bir kızı ile 5 yaşında Doğuş adında bir oğlu bulunuyor.
Bir röportajında `yeni çalışmalarınızda bir değişiklik görecekmiyiz?` sorusuna
«herhangi bir değişiklik yok. bugünden bir sonrasını söylemeye çalışıyorum. değişiklik, kendine devrimciyim, demokratım ve sorumluyum diyen insanların kendi sorunlarına sahip çıkmasından geçer. ben bu değişimi bekliyorum. halen de o değişim sağlanamadı. cesaretli olsunlar. cesur olsunlar. çünkü biz hırsız değiliz. soyguncu değiliz. mafya değiliz. yeni çalışmalarım dünya halklarının kardeşliği içindir. savaşlar olmasın, insanlar aç kalmasın, insanlar barış içinde yaşasınlar. biz de barış içinde bir ağaç, bir çiçek dikelim diyoruz. söylediğim türkülerin içinde umut var. benim türkülerimde karamsarlığa yer yok. » diye cevap vermiştir.
ALBÜMLERİ
Zordur
Bahçemsin
Fatsa çocuk ve gençlik korosu
Onlara ağıt
Oy dağlar
Rüzgarla bir
Sürgün
yazlar kışlar uçan kuşlar tanığımdır,
ayrılıklar yolum oldu.
can yoldaşlar dil sırdaşlar tanığımdır,
ölümlerden gülüm soldu.
anam bacım arkadaşlar tanığımdır,
zulüm gelip beni buldu.
oy dağlar yalçın dağlar,
dumanı hırçın dağlar.
gün olur devran döner,
ağlayan bayram eyler.
oy dağlar haber verin,
sılamı özledim yine.
kus olup kanat gerin,
yolunu gözledim yine...oy dağlar.
kın olup bıçak verin
anamı özledim yine.
kus olup kanat gerin,
yolunu özledim yine.
oy dağlar yalçın dağlar,
dumanı hırçın dağlar.
gün olur devran döner,
ağlayan bayram eyler.
şu metrisin önü en güzel ali askerden dinlenir başka söz söylemeye gerek yok
"karanlıksın,zulüm yatar bağrında.
koruyorsun hücrem bu düzen gibi
asırların izi taşında durur
eskimişsin hücrem bu düzen gibi...
tarnakla oyulan sözler taşında
çıkan şimsekleri gördüm düşümde
parlıyordun karanlığın başında
sen zulümsün hücrem bu düzen gibi...
iki metre boyu,bir metre eni.
eksik olmaz yaşı,yeşermiş nemi.
iğrenç geldi bana senin her günün.
sen iğrençsin hücrem bu düzen gibi...
sen insan kahpesi,topraksız cahil
benim azmim inan,seni çürütür
bir gün devran döner bir akım gelir
yıkılırsın hücrem bu düzen gibi..."
ve bir röportajında `yeni çalışmalarınızda bir değişiklik görecekmiyiz?` sorusuna
"herhangi bir değişiklik yok. bugünden bir sonrasını söylemeye çalışıyorum. değişiklik, kendine devrimciyim, demokratım ve sorumluyum diyen insanların kendi sorunlarına sahip çıkmasından geçer. ben bu değişimi bekliyorum. halen de o değişim sağlanamadı. cesaretli olsunlar. cesur olsunlar. çünkü biz hırsız değiliz. soyguncu değiliz. mafya değiliz. yeni çalışmalarım dünya halklarının kardeşliği içindir. savaşlar olmasın, insanlar aç kalmasın, insanlar barış içinde yaşasınlar. biz de barış içinde bir ağaç, bir çiçek dikelim diyoruz. söylediğim türkülerin içinde umut var. benim türkülerimde karamsarlığa yer yok. " diye cevap veren devrimci sanatçı...
ŞU METRİSİN ÖNÜ BİR UZUN ALAN
BİR TEK SENİ SEVDİM GERİSİ YALAN