Alkolun yararlari
-Iyi bir uyutucudur.
-Utangacligi ortadan kaldirir.
-Az miktari vucuda yararlidir.
-Insanin rahat aglamasini saglayarak desarj eder.
-Mutlulugu maximuma cikarabilitesi vardir.
-Erkeklerin gec bosalmasina yarar.
-En onemlisi de ILHAM verir.
Alkolun zararlari
-Fazlasi vucuda zararlidir.
-Fazlasi fiziksel sanciya yol acar.
-Bagimlilik yaptiginda kisilik bozuklugu yapar.
-Insanina gore pisman oldugun seyleri yapabiliten de fazlalasir.
-Cebe zarardir.
içmeyi bilene sefa, bilmeyenin dostlarına cefa veren allahın bir nimeti. serin tüketiniz.
~361 ahkam var. « sonraki sayfa 1 ... 14 15 16 17 18 19 önceki sayfa »
Şarap, düalist bir yapıya sahiptir. Bir yönüyle karanlık, diğer yönüyle aydınlığı içerir. İnsanı olduğundan farklı bir davranış modeline sürüklediği şeklindeki alışıldık yorumların pek bir anlamı yok gibidir. Şarap ve insan ruhu, Kant'ın "kendinde şey'i" gibidir, bizlere açık değildir. Bu konuda konuşmak spekülasyon yapmak demektir. Uzun süre şarap kullanan ve halk diline "şarapçı" olarak yerleşmiş insanların kendi içinde yetkin yaşamları içinde şarap'ın bu gücünün bulunması mümkündür. Fısıltıları,kat'i ontolojik sohbetlerdeki tarafgirliği, nice insanın hayatında tadamayacağı anlamı yaratan görsel işitsel yaratılarıyla, yeni bir dünya yaratımında güçlü bir etkisi olduğu açıktır.
Pythagoras, "evrenin sırlarının insana esriklik anında açıldığını" söyler. Bununla birlikte, Hıristiyan-Yahudi geleneğine kendisini bağlamak yolunda kasıntı şeklinde ucube bir tavır geliştiren batı medeniyetinin, bu yapılara her türlü katkıyı Yunan'da bulmaya çalışması anlamsız, analitik bir şekilde ortaya çıkartıldığında ise komiktir. Nitekim, Pythagoras felfesinin Mısır kökeni yeterince açıktır. En basitinden, Hıristiyanlıkta şarap'ın, Zerdüşt dininin kutsal-ayin içkisi Haoma ile arasındaki ilişki çok nettir. Bu netlik, özellikle Zerdüşt ayinlerinde rahiplerin,kurban ritüelini farklı anlam ve formlarda gerçekleştirmelerinin, İsa'nın insanoğlunun günahleri yüzünden kendini kurban seçmesi şeklindeki benzerlikle daha da güçlenir.
Nuh'un, sular henüz çekilmemişken içkisizliğin yarattığı depresyonla bazı hayvan çiftlerini yediğini söyler J. Barnes( gerekçeyi ben uydurdum). Karaya çıkar çıkmaz şarap yetiştirmek üzere üzüm yetiştirmesi durumun aciliyetinin kanıtı gibidir. Hadi bu çok bilinen spekülatif yorumları geçin, oğullarından birisini kendisini çıplak gördüğü için lanetlemesi iki şeyi gösterir: ilki simgeler sonrasında ortaya çıkan durumun, lanetlenen oğulun Nuh'un içip içip rezillik çıkardığına ilk elden şahit olduğudur. İkinci olarak, diğer iki kardeşin "lanetlenen kardeşi" sevmedikleridir. Nitekim, Nuh öylesine sarhoştur ki, olan biteni hatırlamasına imkan yoktur. Kardeşler, lanetlenmiş kardeşi ispiyonlamış olmalıdır. Eski Ahid, kin, öfke ve intikam hikayeleriyle doludur. Bu anlamda, söz konusu örnek hiç de özgün değildir. Bununa birlikte içkinin söz konusu olduğu olaylardan birisinin açıklığa kavuşması gerekliliği beni bir hayli germişti. Söyleyeyim dedim.
düş'ler ve kabus'lar.ve ikisini ayıran nehir
..alkol..ve bu nehir de güvenliğimiz ,gerçek dost dediklerimiz.eğer sahipsek o dost'lara;
biraz da rafting seviyorsak,neden olmasın?
agzınla ıcınce guzel hısler bırakan sey..
ayılınca hıc yasanmamıs bır seruvenı ınlemek gıbı
her gun tovbe eder bozariz biz;
sani serefi de bosariz biz;
kusur islersek ayiplamayin:
sarhos dogduk, sarhos yasariz biz.
sahnede denedinizmi?
ayrıca kötü kadın yoktur derler,az votka vardır..