iidiriidir
amadeus nedir, nasıl bi şeydir, zeka mı denir ona yetenek mi? o insansa biz neyiz? soruları eşliğinde 10 puanı kapar bu film benden
bi de gülüşüne kurban :)
tekrar izlesem..
filmi izledikten sonra ilk düşüncem; zamanında harcanan nice mozartların olabileceğidir...
1986 yılında sinemada seyrettiğimde ufacık bir çocuktum. 21 yıl sonra tekrar seyrettiğimde bazı sahneleri ve hatta müzikleri oldukça net bir şekilde tüm ayrıntılarıyla hatırladığımı farkettim.
Para biriktirip film müzikleri kasetini almıştım, özellikle requem'i tekrar dinleyebilmek için. İki kasetti ama param birincisini almaya yetmişti. Heyecandan içine bile bakmamıştım satın alırken. Oysaki requem ikincisindeymiş :(
Yıllar geçti. 21 yıl boyunca Requem'i bulup dinlemek her zaman bilinç altı yapılacaklar listemde oldu ancak bir türlü gerçekleştiremedim. Armoniler yıllar boyunca beynimde yankılandı.
Filmi tekrar seyrettiğimde onca yıl önce yalnızca bir kere dinlediğim Requem'i tüm ayrıntılarıyla hatırlıyor olmam tüylerimi ürpertti. Hele ki o sahnenin büyüsü eklenince...
Aynı zamanda zavallı bir fani olduğumu tüm iliklerimde hissettim. Motzart'a öldü diyebilir misiniz? Aşık Veysel'i düiündüm
Benim sadık yarim kara topraktır,
...
Her kim ki olursa bu sırra mazhar,
Dünyada bırakır ölmez bir eser...
Oysa neyim var benim... Ne kalır benden sonra...
biraz kısalsa da daha iyi olur dedirtse de çok başarılı bir film..
kaç kere daha izlesem doyarım ki bu filme?!
Milos Forman'ın adını ölümsüzleştiren başyapıt. Filmde en etkilendiğim şey genç Mozart'tan nefret eden Antonio Salieri'nin nasıl bir şey ise Mozart'ın eserlerindeki dili anlayabilen tek kişi olmasıdır.
peter shaffer wolfgang amadeus mozart'ın kuzenine yazdığı mektuplardan yola çıkarak yaratmıştır amadeus karakterini.mektuplar da kullanılan dil günlük hayatta kullanılan argodan da terbiyesiz bir dil olduğu için olsa gerek oyunda da filmde de amadeus sorumsuz bir adam olarak karakterize edilmiş.mozart'ın hayatından etkileşimi sadece bundan ibarettir.
peter shaffer'in sinemaya da uyarlanmış çağdaş dönem tiyatro oyunudur.bu oyunda wolfgang amadeus mozart olarak tanınan müzisyenin biyografisi konu edilmemiştir.sadece esinlenmeler mevcuttur.tarihi karakter olarak mozart'ın böyle bir kişilikle eserlerini yaratmış olması mümkün değildir.fakat mozart'ın döneminde neden çok iş yapamadığı da aşikardır.çünkü kendisi müzisyen olarak dönemiyle pek uyumlu değildir.ondan sonra gelecek olan romantik dönemde çok daha değer görecektir.
filmi çok eğlencelidir ve komiktir.tom hulce'nin süper kahkahası unutulmaz uzun süre.fimi izlemenin en yararlı olduğu tarafı müzisyen olarak mozart'ın döneminde tutulmama nedenlerini açık seçik anlatmasıdır.
wolfgang amadeus mozart'ın biyografisi olmadığı da adından da bellidir.shaffer kanımca mozart'ın bilinmeyen bir yönünü izleyicilere abartılı bir kurguyla anlatmıştır.o yüzden tarihi karakter amadeus'un kurgusal karakter amadeus'la pek alakası yoktur.filme ya da oyuna biyografi demek bu açıdan yanlış olur.
bu sezon devlet tiyatrosu büyük salonda oynanan zafer algöz'ün mozarta Celal Kadri Kınoğlu/can Gürzap'ın salieri'ye can werdiği (komedi unsuru barındırıcam diye gereksiz argolar barındırsa da) kostüm sahne we oyunculuk performanslarıyla göz dolduran oldukça başarılı bir o kadar da yürek burkucu bir oyun.AMADEUS (latince) Tanrı'nın sevdiği anlamında Salieri onu Tanrı'nın dünyadaki sesi olarak nitelendiriyor oyunda sanırım haksız da sayılmaz bu konuda...
salieri ye sempati duyulabilecek film
en sevdiğim 3 film içerisindedir kendisi..1984 yapımı olan bu filmde başrolu paylaşan tom hulce ve abraham murray ın oyunculukları karşısında saygı duymamak elde değildir..salieri-mozart çekişmesi...
İstanbul devlet tiyatrosunun önümüzdeki sezonda sahneleyeceği; Wolfgang Amadeus Mozart'ın hayatınının dostu bildiği ama gerçekte Mozart'a kin besleyen Salieri'nin ağzından anlatıldığı; müzik ve görselliğin başarı ile uygulandığı, oyuncuların kendi rollerine çok iyi uyum sağladığı ve yer yer tüyleri diken diken eden oyun. Mozart gibi bir dahinin yaşadığı dönemde ne kadar ihmal edildiği, imkansızlıklarla boğuştuğu ve 35 yaşında öldükten sonra 20 kişi ile beraber bir çukura atıldığına da değinilmekte. en sondaki ölüm sahnesi görülebilecek en başarılı tiyatro enstanelerindendir.
herkesin ilgi alanı farklı tabi di mi...noldu bizim yelkenli gezisi..kaynamasın arada
1984 yapımı, milos forman yönetimli, başrollerini f. murray abraham ve tom hulce'in paylaştığı üstün, tam 11 dalda oscar'a aday olup 8'ini kazanma ve her iki erkek başrol oyuncusunun da en iyi erkek oyuncu oscar'ına aday gösterilme başarısına ulaşmış film.
hergün kullandığım,a'sından s'sine herşeyini ezbere bildiğim,bu kadar ezber yapsaydım fizik profesörü olacağımı düşündüğüm dış hat rezervasyon sistemi..