1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

amed beni tanımlar diyenler

toplam 43 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.

amed hakkında amed

~37 ahkam var. 1 2 önceki sayfa »

    koma amedi biliyorum ben bi

    elastic faces   09 Temmuz 2010 09:39   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    peki

    ikarus vidoya   18 Kasım 2009 03:48   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    yazar: yıldırım türker radikal gazetesi
    Kazmaya başlamışken

    Ankara’yı kazarak başladılar işe. Bir de Hatay’ı. Bizim de yıllardır söylemekten bıkmadığımız, bu memleketin kazıcılara ihtiyacı olduğu. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin sıkı bir arkeoloji çalışması beklediği.

    Ankara’yı kazarak başladılar işe. Bir de Hatay’ı.
    Bizim de yıllardır söylemekten bıkmadığımız, bu memleketin kazıcılara ihtiyacı olduğu.
    Türkiye Cumhuriyeti tarihinin sıkı bir arkeoloji çalışması beklediği.
    Şimdi karşılaştıklarımız, kaybedip bir türlü bulamadığımız ya da bir yol köşesinde, bir orman kuytusunda, kimsesizler mezarlığında cesedini bulup katillerini bir türlü yakalayamadıklarımızı yok eden, yenilerini yok etmek için bekletilen silahlar.
    Ergenekon harekâtının yürütülüş biçimi hakkında şiddetli hassasiyet gösterip ulaşılan bilgileri hiçe sayan, her şeyin Cumhuriyeti yıkma komplosunun bir parçası
    olduğunu iddia eden başta Baykal olmak üzere bütün statükocular ne istiyor olabilir?
    Kimi rütbelerini ve iktidar ilişkilerini kullanmaktan çekinmeyen insan gruplarının çeteler kurmak, silahlanıp suikastler yapıp toplu mezarlar kazmak ve benzeri eylemlere hakkı olduğuna inanıyorlar besbelli. Vatan söz konusu ise her şey teferruattır’a imanları sonsuz.
    Kimi hakikatlerin devletin bekası adına birer sır olarak sonsuza dek mühürlenip gömülü kalmasını istiyorlar.
    Kimi çok değerli postlarda icra eylemiş vatandaşların bir zamanlar yine çok değerli postlarda icra eylemiş ama kuyruğu kaptırıp hüküm yemiş bir vatandaşla birlikte alınması, dolayısıyla anılması, onları çok incitiyor. Hayır, işkence, kötü muamele, aşağılayıcı tavır ve
    benzeri söz konusu değil. İtibar sarsıntısı bile katlanamadıkları bir durum.
    Katlanabildikleriyse, katledilen Kürt vatandaşları, iş adamları, kuyularda asite atılan cesetler, uyuşturucu baronları, silah tacirleri, vahşi milliyet sabotajları, suikastler.
    Halkına, halkının acılarına bu kadar kayıtsız kalabildikten sonra devlet denilen o kuytuda rütbelenmiş, semirmiş, apoletlerini altınlarıyla değiştirmiş, yazlıklarını cephaneliğe dönüştürmüş, oraya buraya silahlar ve kim bilir ne cesetler gömmüş adamların tutuklanması karşısında böylesine kıyamet koparabilmenin mutlaka birinci dereceden bir
    nedeni vardır.
    Daha kazılacak çok şey var.
    Ama Ergenekon davasının artık geri dönülemeyecek noktaya doğru hızla gittiğini kabul etmek lazım. Çünkü kazı başlamış durumda.

    Şüheda mı fışkıracak
    Bu toprakları sıksan yalnız şehitler mi fışkırır? Bir kez kazmaya başlandıysa daha kazılması gereken çok kuyular, çok toplu mezarlar var.
    Birkaçını hatırlayalım mı?
    2004 yılında, 11 cesede ait olduğu anlaşılan kemikler, 10 yılı aşkın bir süredir yerleşime kapalı olan bir bölgede, bir dere yatağında bulunmuştu. Oracıkta topluca katledilmiş olduklarına dair bulgular vardı. Gömülmemişler bile. 2003 yılının Eylül ayında da Muş-Kulp karayolunun inşasında çalışan işçiler, çalışmaları sırasında insan kemikleri buldukları iddiasıyla Savcılığa başvurdu. Bildiğimiz kadarıyla bir araştırma yürütülmedi. 1993 yılında Alaca köyünde gözaltına alınıp kaybolan 11 köylü neredeyse unutulacaktı.
    İHD Diyarbakır Şube Başkanı Avukat Selahattin Demirtaş, “Kemiklerin kayıp köylülere ait olabileceği görüşümüzü iki teşhis güçlendirdi. Biri eşine, bir mağdur da orada bulunan kumaş parçalarının kardeşine ait olduğunu açıkladı.
    Ayrıca kemiklerin bulunduğu yerin 5-10 metre yükseğindeki tepede 20 kadar uzun namlulu silahlara ait mermi kovanı, aynı yere 700-800 metre geride ise bol miktarda konserve kutusu bulundu.
    Tepedeki kovanlar bize, bu kişilerin buradan taranarak öldürülmüş olabileceğini açıkça düşündürtüyor. Bulunan kutuların da operasyon amacıyla buraya yerleşen birliğe ait olması çok kuvvetli ihtimal” diyordu.
    9 Ekim 1993 günü Muş-Kulp-Lice üçgeninde yapılan operasyonda Alaca Köyü’nde tutuklanan Mehmet Salih Akdeniz, Celil Aydoğdu, Behçet Tutus, Mehmet Şerif Avar, Hasan Avar, Bahri Şimşek, Mehmetşah Atala, Turan Demir, Abdo Yamuk, Nusreddin Yerlikaya ve Ümit Taş’dan bir haber alınamamıştı. O dönem sıkça kapağı açılan muamma dosyasına yazılmışlardı. Kulp Savcılığı’na tahkikat için dilekçe ile başvuran kayıp yakınları, bir sonuç alamadılar.
    Operasyon, General Yavuz Ertürk himayesinde yapıldı. Dava dosyasında, operasyonun Bolu Jandarma Tugayı’ndan geldikleri anlaşılan 2 bin 500 asker tarafından yapıldığı belirtiliyor. Operasyona General Ertürk’ün bizzat komutanlık ettiği kaydediliyor. Tanıkların ifadelerinden de anlaşıldığı gibi olay günü askerlerin köylüleri operasyon bitene kadar elleri bağlı olarak tuttukları, sonra da helikopterlere bindirerek götürdükleri anlaşılıyor.
    ‘Yetkililer’, kaybolan 11 köylünün PKK’ya katıldıklarını ileri sürerek kendini savunmuştu. Oysa AKP Milletvekili Torun’un da dediği gibi, “Toplu mezarın gerçekten köylülere ait olduğu anlaşılırsa, örgüte katıldıklarına ilişkin iddiaların asılsız olduğu ortaya çıkacak”tı. Çıktı da. DNA testi, o kemiklerin 93’te kaybolan köylülere ait olduğunu kesinleştirdi.
    Yanı başımızda patlayan bu toplu mezar; adını, dilini, kaydını bildiğimiz insanların bir dere kıyısında topluca kurşuna dizildiğini; arkalarından bir dua okunmasından geçtim, mezarlarını kazmak bile külfet geldiğinden öylece kurda kuşa terkedildiklerini anlatıyordu. O günlerde yazmışım: “Onları kimin kurşuna dizdiğini, bu konunun araştırılmasının bile nasıl yakınlarına zulümle cezalandırıldığını, 11 hayatın, daha binlercesiyle birlikte nasıl örtbas edildiğini öğrenmek istemiyor musunuz? Geride kalanların neredeyse 13 yıldır yaşadığı acıyı yüreğimizde, aklımızda, hayatımızın yordamında bir tartmak bize bir şeyler kazandırmayacak mı, sizce? Acının konaklarında anlayabiliriz birbirimizi. Kulp’ta sürüye sayılan Kürt’le burada diriye sayılan Türk’ün aslında çok da farklı yerlerinden kanamadığını hissettiğimizde önemli bir adım atmış olacağız. Görmezden geldikçe, yeni çukurlar kazılıyor usul usul. İyi çocuklar cirit atıyor kanayan bağrımızda. Görmezden geldikçe acıların kolay hazmedildiği bu coğrafyada torunlarımıza neyin soykırım neyin katliam, neyin
    kıyam olduğu üstüne birbirlerini kıyasıya vatan haini diye yaftalayabilecekleri bir tarih paketi bırakıyoruz demektir.”
    Şimdi artık tanımaya başladığımız Ergenekon kaçağı Levent Sönmez’i devletin yakın
    zaman önce göğsünü siper ederek koruduğunu, onu 25 Ocak 2001’te çağrı üzerine Silopi Jandarma Komutanlığı’na giden, sonra da kendilerinden bir daha haber alınamayan HADEP Silopi İlçe yöneticileri Serdar Tanış ile Ebubekir Deniz’in kayıp edilmeleriyle ilişkilendiren Evrensel gazetesini mahkûm etmişti. D evlet Güvenlik Mahkemesi (DGM), Şubat ve Mart 2001’de bugün aranan eski Şırnak Jandarma Alay Komutanı Ersöz’ü koruyan kararının dili nasıldı dersiniz? Mahkeme Ersöz’ü ‘Terörle mücadelede görev almış kamu görevlisi’ olarak nitelendiriyor, haberde Ersöz’ün kimliğine yer verilerek ‘terör örgütlerine hedef gösterildiği’nden dem vuruyordu. Şimdi kaçak Ersöz’ün marifetlerinden rahatlıkla söz edebiliyor olmamız bile kutlu bir durumdur. Tanış ve Deniz’in cesetlerinin de asit kuyularından çıkabileceği bekleniyor.
    Nitekim Şırnak Barosu ’nun, Tuncay Güney ’in JİTEM tarafından 1990 ’lı yıllarda öldürülen pek çok kişinin asitle yakıldıktan sonra Silopi ’de bulunan BOTAŞ Tesisleri’ne ve Cizre-Silopi güzergâhındaki bazı noktalara açılan kuyulara gömüldüğü yönündeki bilgilere ilişkin suç duyurusunu dikkate alan Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı, kuyuların açılması yönünde karar verdi.
    O dönem yakınlarını kaybetmiş olanlar şimdiden dizilmeye başladı kuyuların önüne.
    Memleketin yüzölçümü geniş. Yerimizse çok dar.
    Yeraltının kamuoyuna açılması hepimize kutlu olacaktır.

    loykecal   13 Ocak 2009 00:15   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    "Yurdum benim şahdamarım"

    sunniteneffuss   29 Kasım 2008 08:48   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Bir şehri düşüme almışım
    Yarim seni orda görmüşüm
    Bir kalpsize gönül vermişim
    Şimdi ölüm benim amed içinde
    Bir gece bir gün olmuşum
    Şiir huylum hasret kelmışım
    Yari el koynuna göndermişim

    Şimdi yangın benim amed içinde
    Amed şehrim benim
    Sende saklı tüm düşlerim
    Amed yaram benim
    Sende kaldı tüm düşlerim
    Ben ne yanlışa meğil vermişim
    Yar yerine karanlık sarmışım
    Bağrıma yıldız basmışım

    Şimdi hasret benim amed içinde
    Bir damla bir sel olmuşum
    Dicle'yim aşka akmışım
    Koynumda resmin yatmışım
    Şimdi vuslat beniM amed içinde
    Amed şehrim benim
    Sende kaldı tüm düşlerim
    Amed yaram benim
    Sende kaldı tüm düşlerim

    don durito   29 Ekim 2008 14:32   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    şahmerdan welat; hê jî ez çı bejim!!

    xelal   05 Temmuz 2008 20:23   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Amed , Dersim gerçek isimler bunlardır.

    kiskaniyim   03 Haziran 2008 18:10   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    mardin kapı şen olsun
    etrafın gülü bağ olsun
    seni yaman özledim amedim

    gerilla21   14 Nisan 2008 00:05   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    yok oyle ahmed mahmed. orasi mervanlilar zamanindan beri diyar-i bekir dir.

    ulusalci   04 Nisan 2008 01:10   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Başka alem yoktu direk bu aleme geldim.(öteki şüpheli)bu alemde gözümü Amed de açtım.Kimliğimde de en hoşuma giden bölüm de doğum yeri yazan yer :) Bu arada Bugün ki adıyla Cizre liyim tarih boyunca adı Cizrabotan lıyım..Bişeyler sorucam sizlere.amacınız ne ki burda ahkam kesiyorsunuz yok hayalinizde görürürsünüz yok şöyle.bırakın sanallarda tartışmayıda güzel şeylerden bahsediniz.sorun önce kendinize Kürtler le Türklerin arası neden gittikçe açılıyor.buna çözüm bulun ve çabalayın.arada ki bu açılma kürdü de türküde emperyalizmin kucağına oturtucak.boş yere lafa kalabalığı yapmayın.(kusura bakmayın biraz kaba oldu)

    feratciziri   04 Nisan 2008 00:56   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    DİYARİBEKİR;
    O BENİM ESMER YÜREKLİ ÇOCUĞUM
    Siye Kürtçe yazmayı denedim, olmiyê.
    Yazamiyem.
    Türkçem de eyi değil.
    İki arada bir derede qalmişem.
    Kürtçe düşüniyem olmiyê,
    Türkçe düşünüyem heç olmiyê.
    Seni nece düşüniyêm, ben de bilmiyem.
    Bir baxiyem aqlımdasın...
    Anliyem ki, sen bütün dillerle düşlerimdesin.
    Dağlara vurulduğun gün,
    Ben ölmüşem sirya.
    Artıx heç yaşamiyem.
    Sana qızmışam.
    Çox kızmışam.
    Beni bıraxıp gittin.
    Sankim, sen mi kurtaracaxsın bu dünyayı.
    Êlin adamlarıyla gezisin dağlarda...
    Xoş, sen erkek qızsan, biliyem.
    Lakin zoruma gidiyê.
    Geçenlerde bir qoriciye fena bozıldi qafam.
    Ulan gêt diyor şeytan,
    Vur şu alçaği.
    Çıx dağa,
    Gêt yanına Siryanın
    Seni bulur muydum bilmiyem.
    Ama arardım seni, kerem kimi...
    Ben seni Diyarbekirim kimi sevmişem sirya.
    Bilisen, ben hêç televizyon xeberlerini izlemezdim.
    Sen gittikten sonra Türkçe Kürtçe,
    Hatta İngilizce,
    Bütün xeberleri izliyem artıx.
    Xeberin yoxtur belki.
    Bir kitap bile oxudum!
    Gerçi bişê anlamamişem ama olsun.
    Artıx bende bir kitap okuyabiliyem!
    Senden sonra degiştim,
    Çook degiştim.
    Artıx xırxızlıx yapmiyem,
    Tiner qoxlamiyem,
    Ciğara da sarmiyem.
    Yalan yox, bazen ufaktan içki içiyem, hepsi o.
    Arqadaşlar bana çox degiştin diyilerdi.
    Senden sonra partiye gittim.
    Bir defasında seni sordum.
    Acaip qızdiler.
    Bir daha da yüzüm tutmadi, gitmiyem artıx.
    Dünyaya küsmüşem sirya, dünyaya...
    Benim kimi birini neden sevdin? Hêç anlamiyem.
    Belki de hêç sevmedin...
    Arqadaşlar diyi; seni yalandan sevmiş.
    Dağa götürmek için.
    İnanmiyem onlara.
    Ben biliyem,
    Sen beni cehennemler kimi sevdin.
    Çünkü ben de öyle sevdim.
    Hem sevmax zor bir iştir.
    Yürek ister.
    Bax ben seviyem.
    Bu yetmez mi?
    İlle de dağa mı vurmax lazım? anlamiyem!..
    Bax ne qader yürüyüş olsa hepsine gidiyem.
    Vurup qıriyem.
    Artıx ölüm vız geliyi bana.
    Zaten ben yaşamiyem ki!
    Bekliyem ki bir xılipot qopsın.
    Tümünü xişliyêyim.
    Belkim cesareti yoxtur diyisin,
    Sana yeminle diyim,
    Geçenlerde heç sebepsiz indirmişem
    Bir polês arebasinin camlarini.
    İçim rahatlamiş.
    Neden mi?
    Ben de bilmiyem.
    Belkim de senin için!
    Xatirlisen? Sen bana sevgi emektir ister diyidin,
    Bense siye aşığem diyidim
    Anlamiyorum diye xayiflanirdin,
    Qızêrdin.
    Heqliymişsen, xiyarın tekiyim.
    Sevmax için bir nedenim bilem yox!
    Sensiz olmax neyse ne,
    Amaçsız olmax koyiyê.
    Sen dağlara gittin,
    Ben sokaklara döndüm.
    Hangimiz haklı bilmiyem artıx.
    Deliriyem sirya.
    Söz veriyem siye.
    Ağlamayacağım bir daha.
    Eger bir daha göremezsem seni,
    Aha yaziyem şuraya,
    And olsun
    Ölümü öpecek bu şehir!..

    Rodi Baz

    hejaa   26 Mart 2008 11:16   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    siya siyabend   07 Mart 2008 11:43   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Çünkü Diyarbakır değil, aslen Amed'dir...

    aglayanduvar   02 Şubat 2008 09:21   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    yazma çabalı ve kendini yeme çabalı bir Diyarbakır'lı http://www.firatozmen.com

    stabilizeyalnizlik   29 Ocak 2008 00:19   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    'da bir tatlı dükkanının adıydı . sonra sanırım canları sıkılıp() adını değiştirmek zorunda kaldılar: medya koydular. ama bu isim de tehlikeliydi. medya'nın " ülkesi" anlamına geldiği birilerinin kulağına gitmiş olmalıydı ki bu isim de gitti. sonra o yer şimdi dünyanın en tatlı adamının, 'nin iş yerinin karşısında duran sıradan bir tatlıcı oldu.

    ahulan   23 Ocak 2008 17:54   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ammmeed sehrim benim sende kaldı tüm düşlerim..
    amedd yaram benim sende saklı tüm düşlerim..
    şeklinde ilkay ablamızın yorumladıgı bir de şarkı wardır.

    deriko   23 Ocak 2008 17:52   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    tc sınırları içinde ve dışında bazı aklı evvellerin hayalindeki "sözde kürdistan"ın "sözde başkenti" dir amed(diyarbakır,diyarbekır...vs.)

    gülünç bir yaklaşımdır,hayaldir,ütopyadır...

    ahulan   23 Ocak 2008 17:34   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    adı amed olmayacak diyarbakır ın hiçbir zaman.. ne yapsanız boş

    fuki34   15 Ocak 2008 17:21   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    Kanla yıkanmış caddelerine barış,huzur ,esenlikler diliyorum canım şehrim...Olmasın sonumuz böyle...

    kuzeydebiryer   11 Ocak 2008 16:50   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ax amed ax terli yaz akşamlarında kuçelerinde gezmeyi özledim yaw bu yalancı şehirlerde bu sahipsizlik hissi bitiriyor beni:((

    gulasor   04 Ocak 2008 14:49   aferim     (3 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :siya siyabend

bu etiketi açan kişi(?) : siya siyabend

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage