1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

anarşizm ile ilgiliyim diyenler

toplam 238 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.


anarşizm hakkında anarşizm

~149 ahkam var. 1 2 3 ... 8 önceki sayfa »

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

    bilinçlen ,git ama gelme,emperyalizm -sosyalizm bitsin gerisine koyulan isim

    Sonador   12 Eylül 2008 15:59   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ütopya demeyin şuna lan!. anarşi mümkündür.

    beatiik   12 Eylül 2008 01:03   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    dharma bum   12 Eylül 2008 00:02   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    insanların tamamının üstün bilinç seviyesine ulaştıkları günün siyasi rejimi

    zisses   11 Eylül 2008 23:59   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    doyasıya yaşama hakkı

    hurremSOULTAN   11 Eylül 2008 23:55   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    doğruluğu zamanla anlaşılacak olan ve insanların sadece yetileri ile fark yasayacakları ütopya.

    bettybluees   11 Eylül 2008 23:51   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    umarım gitmesi gereken yere gitmiştir....

    pukeneka   31 Temmuz 2008 15:26   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    tavsiyeyi de verir mesajı gitmesini istediğim yere gönderirim diyorsun..

    hannas   31 Temmuz 2008 09:55   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ayrıca joan baez den sacco ve vanzetti için yazılmış here 's to you parçasını da dinlemenizi tavsiye ederim...

    pukeneka   31 Temmuz 2008 09:07   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    23 Ağustos 1927:
    80 yıl önce Massachussets Eyaleti ve ABD hükümeti, Nicola Sacco ve Bartolomeo Vanzetti’yi elektrikli sandalyede katletti. Bu iki İtalyan göçmeni, anarşist olmaktan ve radikal emek yanlısı ve anti-militarist eylemciler olmaktan suçluydu.
    Adalet Bakanı Palmer’ın güdümündeki bir terör politikasıyla 1910’ların sonunda ve 1920’lerin başlarında hükümete karşı olan ve zamanın sendikal mücadelelerinde ve grevlerinde etkin olan göçmen radikalleri, anarşistleri ve komünistleri sokaklardan temizlemek amaçlandı. Bu politika, yargıç Thayer ve eyalet valisi Fuller tarafından uygulandı. Sacco ve Vanzetti’ye yönelik cinayet suçlaması geri çekilmesine rağmen “piç anarşistler” olmakla suçlanarak katledildiler. 1977’de vali resmi olarak onları affetti. Bu bir adli hataydı. Fazladan bir ölüm cezası verilmişti.
    Bugün; bu “hata”nın dehşeti ve davanın yeniden görülerek Nick ile Bart’ın masumiyetinin tanınmasını talep eden dünya çapındaki büyük gösterilerin anıları; işçi hareketinin ve devrimci hareketin kolektif hafızasının ayrılmaz bir parçasıdır.

    Çünkü dehşetin tek temeli yok edilmesi için daha on yıllarca mücadele gerektiren ölüm cezası değildi. Dehşetin bir diğer kaynağı, otoriterizm temelindeki politik sistemlere ve sömürüyle eşitsizlik temelindeki ekonomik sistemlere muhalif olan ve onlara karşı mücadele veren herkesi ölümle yargılayan 1920’lerin ABD’sinin ve bugün de dünyadaki tüm devletlerin baskıcı inadıydı. Bugün örgütlenerek işçi hakları ve anti-kapitalist devrim için mücadele yürüten proleterler ne kadar suçlularsa Sacco ve Vanzetti de zamanında o kadar suçluydu. 1920’de Sacco ve Vanzetti bir gösteriden hemen önce tutuklandı. Katılacakları gösteri, Adalet Departmanı binasının 14. katından “düşen” yoldaşları Andrea Salsedo’nun ölümünü kınamak için düzenlenmişti.

    Sacco, Massachussets’te bir ayakkabı fabrikasında çalışıyordu. Bir ailesi vardı. Haftada 6 gün, günde 10 saat işteydi. Fakat bunun yanında daha yüksek ücretler ve daha iyi çalışma koşulları amaçlayan işçi gösterilerinde de aktifti. Ve bu faaliyetleri yüzünden 1916’da tutuklanmıştı.

    Vanzetti’nin pek çok farklı işi vardı. 1916’da bir ip fabrikasında bir greve öncülük etti. Daha sonra bir balık satıcısı olarak çalışmaya başladı.

    İşte bu yılda “Nick ve Bart” tanışmışlar ve hepsi askere alınmamak için Meksika’ya kaçan bir İtalyan-Amerikan anarşist grubuna dâhil olmuşlardı. Aynı zamanda anti-militarist eylemcilerdi.

    1920’de sabıkaları olmadığı halde siyasal ve sendikal faaliyetleri yüzünden tutuklandılar. Sacco ve Vanzetti’yi ellerinde tutmak için onları bir güvenlik görevlisinin cinayetiyle suçladılar. 1927’de ise elektrikli sandalyede katledildiler. Onlar bu yıllarda “özgürlük ülkesi”nde “kaybolan” binlerce sendika aktivisti ve devrimciden sadece ikisiydi.

    Onlar ve mücadeleleri düşüncelerimizde yaşıyor! O günden bu güne aynı kalan değerler ve haklar için, baskıya ve ölüm cezasına karşı mücadelelerimizi onlara atfediyoruz!

    http://www.anarkismo.net/newswire.php?story_id=6220

    pukeneka   31 Temmuz 2008 09:05   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    Ahmet Yıldız cinsel yöneliminden dolayı öldürüldü!

    Ahmet Yıldız bir eşcinsel olduğu için öldürülen ilk kişi değildi. Eşcinsellerin varlığını kendisine tehdit olarak alan egemen erkek zihniyetinin neferleri tarafından 15 temmuz günü arabasının içinde çapraz ateşe alınarak öldürüldü. Bir eşcinselin öldürülmesi basında ancak dehşet ve ibret verici haberler kategorisinden sunuldu ve hepimizi bir şekilde etkileyen eşcinsel nefretinden ve homofobiden payını almış basın bu korkuları daha da büyütmekten öteye gitmedi.

    Yaz rehavetinden midir, yoksa bir eşcinselin öldürülmüş olması o kadar ilgi çekici bir konu olmadığından mıdır, toplumsal muhalefet de bu olaya ilgi göstermedi.

    Ahmet Yıldız'ın ölümünü soruşturma konusunda adli makamların da ağır davrandığını görüyoruz.

    Bir insanın cinsel yönelimi nedeniyle öldürülmesi egemen erkeklik algısının sonucudur.

    İnsanları cinsel yönelimlerinden ötürü ayrımcılığa tabi tutan, aşağılayan, şiddet uygulayan öldüren bu hakim ve yaygın erkek zihniyetini protesto etmek üzere muhalif bir ses yükseltmek ve bir kez daha "Eşcinsel Düşmanlığı Erkeklikse Biz Erkek Değiliz" demek istiyoruz.

    "Eşcinsel Düşmanlığı Erkeklikse Biz Erkek Değiliz!"

    Biz Erkek Değiliz İnisiyatifi
    Bedi

    bizerkekdegilizinsiyatifi.blogspot.com

    2 Ağustos 2008
    Saat: 13:00
    Galatasaray Meydanı

    Errico Malatesta   30 Temmuz 2008 13:59   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Anarşistler Türkiye'nin siyasi atmosferinde farklı gruplar, birlikler, kollektifler ve otonom oluşumlar halinde yer almaktadır. Bu gruplar arasında AKİ (Anarşist-Komünist İnisiyatif), Otonom-A, Kıranarşi, Karahat, otonomizmir, yüzde 52, Ankara Anarşi İnisiyatifi ve diğer şehirlerdeki "anarşist inisiyatifler" gösterilebilir. Bütün bu oluşumların toparlandığı birer platform olarak Kara Blok, Anarşist Blok ve Anarşist Cephe örgütlenmeleri gündeme gelmiştir. Anarşist gruplar ağırlıklı olarak "komünist" bir eğilim taşımaktadır. Fakat daha bireyselci, primitivist, anarka-feminist , postanarşist ve toplumsal ekolojist oluşumlar da yer almaktadır.

    kaynak: wiki

    Elessar Telcontari   18 Temmuz 2008 00:51   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    İspanya devriminin yıldönümü anısına Daniel Guerin'in devrimle ilgili bir yazısı anarsi.org'a eklendi.

    İspanyol Devriminde Anarşizm

    A.Sovyet Serabı
    B.İspanya'da Anarşist Gelenek
    C.Teori
    D."A-politik" Devrim
    E.Hükümette Anarşistler
    F.Tarım'da Kendinden Yönetim
    G.Endüstri'de Kendinden-Yönetim
    H.Zayıflatılmış Kendinden-Yönetim

    http://www.anarsi.org/gundem.php?isl=oku&id=82

    Errico Malatesta   17 Temmuz 2008 12:27   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    anarşi mordur..

    credo quia absurdum   08 Temmuz 2008 15:52   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    artiiizzzzzzz ...

    rasss   08 Temmuz 2008 15:42   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    anarşiye karşıysan burda ne işin var? başka işler mi kovalıyorsun? artiz...

    Errico Malatesta   08 Temmuz 2008 15:38   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    anarşizmde dail herşeye karşıyım amk!

    annemkoymuscokgizli   07 Temmuz 2008 16:04   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    ABD-Ergenekon Savaşı´nda Yeni Bombalar
    "Parlamentarist Demokrasi" çerçevesinde ABD´nin büyük desteğiyle 2000´li yılların başında iktidara getirilen Ecevit-Bahçeli ikilisinin gayretleriyle oluşturulan Milli Güçler ittifakı, artık ABD´nin de gözden çıkarmasıyla sağlam bir duvara toslamış oldu. 2000-2003 yılları arasında Irak Savaşı´ın başlamasına zemin hazırlayan ittifak, ipleri kendi eline geçirmek için giriştiği hamleler sonucunda, yıllardır devrimciler için şaşalı törenlerle açtıkları hapishane hücrelerine doğru yola çıkmış durumda. Elbette sonucun böyle olacağı, yakın zamana dek düşünülmüyordu. Ancak geçen yıl mayfa babası ve Jitem kurucusu işkenceci komutan Veli Küçük´ün (ünvanları saymakla bitmiyor elbette!) sözcülüğünü yaptığı faşist ittifak (ittifakın içinde çeşitli "sol" kesimlerinde aktif görev alması ilgi çekicidir!), düzenlediği cumhuriyet-vatan-millet-sakarya mitingleriyle hükümete darbe sopasını göstermiş, bu galeyanı sokaklarda Kürt ve devrimci avına dönüştürerek puan toplamaya çalışmıştı.
    Doğu Perinçek, Cumhuriyet gazetesi kadrosu, emekli "paşa"lar ve Faşist cuntacıların önderliğinde epeyce yol kateden "cumhuriyet sevdalıları", ellerine geçen her türlü kozu çekerek ABD destekli hükümeti devirmek amaçlı onlarca saldırı ve eylem gerçekleştirdi. Eylemlerin arasında Danıştay ve Cumhuriyet gazetelerine yapılan provakatif saldırılar, Ankara´da düzenlenen ve PKK´ye maledilmeye çalışılan bombalı saldırı, Diyarbakır ve çeşitli Kürt illerinde yapılan saldırılar.... sayılabilir.

    yazının devamı için:
    http://anarsi.org/haber.php?isl=oku&id=216

    Errico Malatesta   07 Temmuz 2008 16:02   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Dünya Sanayi İşçileri 103 Yaşında!
    Bu yazı IWW´nin eski Genel Sekreteri ve Veznedarı (1993) Harry Siltonen tarafından 2005 Mart’ında yazılmıştır.

    Bir gösteri sırasında ya da grev gözcülüğü yaparken IWW tişörtü giydiğimizi ya da rozeti taktığımızı görenler sık sık "Kardeşim siz hala yaşıyor musunuz?" diyerek her zamanki soruyu yöneltirler. Sanki 1920´lerde ölmüşüz de bir yerlere gömülmüşüz gibi. Ya da, "Aaa, Wobblyler geri döndü demek!" derler. Ama işte buradayız ve asla gitmediğimizi söylüyoruz size. Bu yıl 100. yıldönümümüzü kutluyoruz ve başarılarımıza yenilerini ekleyerek işçileri örgütlemeye devam ediyoruz. Ama önce en başa dönelim.

    20 yüzyıla girildiğinde, Amerikan Emek Federasyonu´nun tek oluşu, iş dalları konusundaki kısıtlılığı nedeniyle işçiler arasında hatırı sayılır bir anlaşmazlık vardı, Amerikan işçi sınıfının büyük çoğunluğu örgütsüzdü. Bu nedenle 1905 Haziran’ında Amerika´nın her yanından gelen iki yüz sosyalist, anarşist ve radikal sendikacı Şikago´da, Dünya Sanayi İşçileri´nin (Industrial Workers of the World) örgütlendiği bir kongre düzenlediler. Esas mesele, ırkı, rengi veya cinsiyeti ne olursa olsun bütün işçilerin dayanışma içinde tek büyük bir sendikada örgütlenmesiydi. Kurucuları arasında Batılı Madenciler Federasyonu´ndan Koca Bill Haywood ve Daniel De Leon, Eugene V. Debs, Thomas J. Hegerty, Lucy Parsons, Mary Harris Jones ("Jones Ana"), William Trautmann, Vincent Saint John ve Ralph Chaplin vardı.

    Sendikanın bugünkü tüzüğünün başlangıç cümleleri harfi harfine olmasa da ilk kurulduğundaki ruhu taşır :

    "İşçi sınıfı ve işveren sınıfı arasında ortak hiçbir şey yoktur. Çalışan milyonlarca insan arasında açlık ve yokluk var olduğu sürece, işveren sınıfını oluşturan seçkinler, yaşamın bütün iyi şeylerine sahip olduğu sürece barış mümkün değildir. Dünyanın bütün işçileri bir sınıf olarak örgütlenip üretim araçlarının mülkiyetini ele geçirene, ücret sistemini yıkana ve dünyayla uyum içinde yaşamaya başlayana dek bu iki sınıf arasındaki mücadele devam edecektir. "Eşit işe eşit ücret" diyen muhafazakar düsturun yerine "Ücret sistemini yıkalım" diyen devrimci parolayı bayrağımıza yazmalıyız.

    Bazıları yanlışa düşerek anarşist ya da anarko-sendikalist olarak değerlendirse de ve birçok anarşist ve anarko-sendikalist her zaman içinde yer alsa da IWW daha da kapsayıcıdır. Devrimci sanayi sendikacılığını destekler ve ücretli emek patronu olmadığı, ücretli veya maaşlı işçi olduğu sürece kişiler üzerinde hiçbir ideolojik kriter gözetmez. Birçok meslek sendikasında olduğu gibi iş yapar görünüp üyelerine sadece kendisini takip etmelerini söyleyen sendika bürokratlarının hiyerarşisi yerine demokratik taban sendikacılığını vurgular. Dükkan veya büro işçileri tek başlarına doğrudan patronla görüşmelerde bulunmaları yönünde teşvik edilir.

    Başlangıcından bu yana, kadınlar, göçmenler ve renkli tene sahip insanlar buyur edilmiş ve birçoğu örgütlenme içinde öne çıkmışlardır. Carlo Tresca, Joe Hill ve Mary Jones bu göçmen eylemcilerdendir. Dayım Antti Saikkonen, 1907 sıralarında 16 yaşındayken Finlandiya´dan Birleşik Devletler´e gelmiş, gezgin ağaç kesicisi ve madenci olarak çalışmış, Kızıl Wobbly Kartını gururla taşımıştır.

    IWW, başlangıcından beri militan bir sendika olup, patronlara karşı durmaktan korkmadı. Bu yüzden kısa sürede, statükoya tehdit oluşturduğu için yönetici sınıfın düşmanlığını kazandı. IWW üyeleri, bombacılar ve sabotajcılar olarak suçlandılar fakat çoğu zaman emeklerini korumak üzere gerektiğinde "kolkola girme" felsefesini desteklediler. Çalışma koşullarının iyileştirilmesinde çoğu kez etkili oldular. Onların "sabotaj"dan anladıkları şey, iş yavaşlatma, kurallara harfiyen uyma, yığınsal rapor alma pratiklerini içeren taktiklerdi. Wobblyler, geleneksel bir grevi kazanmak konusunda şansları yüksek olmadığı sürece, grev sırasında fabrika dışında grev gözcülüğü yaparken açlıktan ölüp grev kırıcıların kendi işlerini yaptıklarını seyretmektense çoğunlukla "iş başında grev" fikrini tercih ettiler.

    Fakat patronlar acımasızdı ve bu efendisiz asi işçiler, kapitalizmin doymak bilmez soyguncu zenginleri karşısında onurlarını söküp almaya çalışırlarken çoğu kez hapsedildi, dövüldü ve bazen de öldürüldü. Vicdansız emek dolandırıcıları tarafından kiralanmayı bekleyen ağaç kesicileri, madenciler ve tarım işçilerini kazanmak için büyük kentlerin kenar mahallerindeki sokaklarda nutuklar atan IWW örgütçülerinin tutuklandığı Batı eyaletlerinde, “ifade özgürlüğü mücadelesi” bir savaş taktiği olarak özellikle gerekliydi. Sokaktaki nutuklarda kazanılan yüzlerce üyesi tutuklanıp içeri tıkılan IWW bu nedenle yurttaşlık haklarımıza büyük katkılarda bulundu. Hapishanelerde coşkulu Wobbly şarkılarını söylediler ve sonunda içeri atıldıkları kentlere bir hayli paraya mal olarak serbest bırakıldılar, çoğu kez de 1909´da Spokane´de olduğu gibi ifade özgürlüğü yasağı kaldırıldı.

    1908´de, Şikago´daki Kongre ile doruğa yükselen politik bir bölünme (bugünkü sol için değişen bir şey yok) vardı. Daniel De Leon´un doktriner Sosyalist Emek Partisi grubu, henüz acemi olan sendikayı kendi despotik egemenliği altına almak istedi, böyle yaparak politik eylemin politikaya dahil edilmesini istiyorlardı. Fakat Saint John, Trautmann ve Haywood liderliğindeki daha radikal olan grup ilerlemek için daha etkili gördükleri doğrudan eyleme, propagandaya ve grevlere önem verilmesinden yana oldular, arabuluculuğa ve politik ilişkilere karşı çıktılar. Militanlar kazandı ve De Leoncular öfke içinde çekip gittiler. Haywood ve binlerce diğer Wobbly o zamanlar Sosyalist Parti üyesi olsalar da, IWW o zamandan bu yana hiçbir politik partiyle ilişkiye girmemiş ve hiçbir partiyi onaylamamış, doğrudan eyleme güç vermiştir. Şu andaki politikası, kişisel olarak politik ya da dini tutumu ne olursa olsun herkesin buyur edilmesi ve bu tür eylemlerde aktif olabilmesi yönündedir ama politikalar, anarşizmler ya da dinler IWW sendika binasının dışında bırakılmalıdır.

    ÖRGÜTLENME

    IWW, emek mücadelelerinde ismini ilk kez 1906´da Nevada´da, bir süre fiilen yönetimini üstlendiği Goldfield´da duyurdu. 1909´da Pennsylvania McKess Rocks´da, Preslenmiş Çelik Otomobil Şirketi´ndeki görkemli zaferi büyük bir ilgiyle karşılandı. Aynı yıl önemli ifade özgürlüğü mücadelelerine tanık olmuştu. Bu arada, Lousiana´daki Alexandria ve Grabow´da IWW şairi Covington Hall orman işçilerini ve imalathane işçilerini örgütlüyordu. 1907´de Salt Lake City´de üzerine yıkılan cinayetten suçsuz bulunan Koca Bill Haywood ona yardım etmek için Louisiana´ya gitti. Siyah ve beyaz orman işçilerinin Alexandria´da ayrı ayrı toplandıklarını öğrendi. İki grup çok geçmeden, o zamana kadar Güney´in iç kısımlarında hiç duyulmamış bir şekilde IWW tarafından birleştirildi. Irklararası emek dayanışması sallantılı da olsa ayak basacak bir zemin buldu.
    yazının devamı için:

    http://anarsi.org/gundem.php?isl=oku&id=13

    Errico Malatesta   07 Temmuz 2008 16:01   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    yıkmak, kendini var etmektir.varlığın düzenle tek bağlantısı sömürülmesi ve kullanılması boyutundadır.düzen denilen şey alçakların cıkarlarını korumak ve devam ettirmek için söyledikleri koskoca bir yalandan başka bir şey değildir.
    düzen polis copunun cumartesi annelerine başına inmesidir,düzen tersanede ölen işçinin cesedi, 14 aylıkken tecavüze uğrayan çocuğun bedenidir düzen dedikleri şey.

    DÜZEN; DÜZÜLENİ SEVER.
    Kendinizi düzdürmemeniz dileğiyle...
    Tüm A-hali ye kara-kızıl selamlar...

    pukeneka   06 Haziran 2008 12:14   aferim     (0 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :artena

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.