uruguay in america dimi david böhüüüü:(
Emma Thompson yüreklere su serperidi
çok süper hair müzükalindeki azgerde oynuyo
başlamasını sabırsızlıkla beklediğim ve başladığı günden itibaren her bölümünü öle, bayıla, huşu içinde seyrettiğim şahane dizi. ayrıca bir kısım aklı evvelin saçma sapan ve anlamsız eleştirilere boğduğu dizi.
tabii ki insanların herhangi birşeyi eleştirmeye ya da beğenmemeye hakkı var. ama bunların bilgiye, sağduyuya dayanan akıllıca eleştiriler olması, diğerlerinin fikirlerine de açık olması, mantıklı önermeler sunması gerekir ki o eleştirileri saygıyla dinleyip kabul edelim. ama bu böyle midir? değildir. biz ne yaparız? yarım aklımız ve olanca tahammülsüzlüğümüzle ortalarda "bu ne kardeşim?hepsi ipne bunların. yahudi olmuş dombili olmuş bunlar. hem yahudi hem ipne bu mu dünyanın düzeni? bizi de zorla ibne yapmak istiyorlar, hepimiz yahudi olalım istiyorlar. o ne öyle kadın gibi adamlar? adam adamı sker mi? delikanlı adam öyle mi olur? zaten mormonlar da pisbok hep, uyuşturucu da kullanıyorlar hem. bunların hepsi şerefsiz, dürzü. komplo teorilerine meraklıyım ayrıca homofobiğim, kadın kılığında adamlar görmek zorunda mıyım? iirenç bunların hepsi iirenç..." şeklinde beyanatlar yayınlarız.
insanlar homofobik olabilir. çok normal, saygı duyarız. farklı görüntülerden, ruh hallerinden, başka yaşamlardan rahatsız olabilir. tabii ki buna da saygı duyarız. ama her şeyin bir adabı var. beğenmiyor musun? rahatsız mı oluyorsun? çözümü çok basit. izleme. birileri bir şeylere şiddetle karşı çıkıyor ve fikirlerini beyan ederken aşırıya kaçıyorsa bastırmaya çalıştığı birşey vardır. "ben eşcinsellerden ve/veya yahudilerden hoşlanmıyorum, rahatsız oluyorum" demek başka "allah bütün eşcinsellerin ve / veya yahudilerin belasını versin, hepsi kanser olsun gebersin, topu birden mormonlarla beraber cehennemlerde kavrulsun ibnelerin" demek başka. altında başka şeyler aramak lazım.
biraz gerçekçi olalım. bu yapıma ciddi bir emek harcanmış mı? harcanmış. süper kadro, şahane oyunculuk inkar edilebilir mi? edilemez. her bir kare bir resim güzelliğinde midir? evet. her cümle edebi bir eser tadında mıdır? evet. incelikle düşünülmüş, kaliteli, oyuncusundan yönetmenine, ışıkçısından sesçisine bütün ekibin performanslarını en iyi şekilde sergiledikleri ve zerafetle bize sundukları bir sanat eserini yalnızca keyif alarak izlesek olmaz mı? mutlaka yorumlamalı mıyız?
hiç kimsenin inancı ya da tercihi bir diğerinden üstün değil. doğru ya da yanlış hepimiz için göreceli kavramlar. birşeyleri kabul edememek bunların varolmadığı anlamına gelmiyor. bütün bunları görmezden gelerek bütün olayı cinsel tercihlere ve inançlara indirgemek sığlıktır. oturup adam gibi izleyelim, gerekirse eleştirelim, tartışalım ama olayı kişiselleştirmeyelim. çünkü hala "beğenmiyorsan izleme" devrindeyiz, zira şahsa özel dizi uygulamamız henüz başlamamıştır. hadi selametle...
Güzel metin,iyi oyuncular ve iyi yönetmen birleşmiş.Sonuç için bakınız: Angels in America
Açılış jeneriğinin sonunda Bethesda boynunu eğdiği an hala tüylerim ürperir,ki yirmi kere izledim diziyi.Ama metni zordur.Herkes anlayamadığı için pek sevilmez.Popcorn sineması değildir.
carpık ılıskıler hastalıklar falan derken mahvedıo adamı!
okuduğum en iyi oyunlardan biri
Televizyon için hazırlanmış, açık ara en muhteşem eser.
Bu dizinin -dizifilmin- Lost gibi patlamaması sadece bazı insanların anlayabilecek olmasından kaynaklanır.
Muhteşem bir yönetmen, eksiksiz bir oyuncu kadrosu, oyunculuklarının doruk noktası -al pacino da buna dahildir benim için- çığır aşan makyaj... Her bir sahnenin arkasında, çoğu zaman gözden kaçacak da olsa özenle hazırlanmış simgesel öğeler...
Yedinci sanat denilen gubidik şeyi her zaman küçümserim, sadece bir kaç saate anlatılmak istenen hiçbir şeyin sığdırılamayacağını savunurum, üzerinde oynanmış görüntü ve sesin birleştiği anda dikkatin dağılacağını, sahnenin üzerinde yapılan teknolojik zımbırtılar sayesinde anlatılmak istenenin her zaman kaçırılacağını iddia ederim, yönetmenlerin abuk subuk kaygıları yüzünden 3 saniyelik sahneye milyon öğe sığdırmaya çalışmaları saçma gelir,ancak...
İnanılmaz. Olağanüstü.
Parlayan ekranlarınızda izleyebileceğiniz en muhteşem eserdir Angels in America. Sadece aksiyon ve yavan duygular istiyorsanız, o başka tabii...
bütün bölümlerini sabaha kadar dayanıp bitirdiğim gerçeküstü ve çok iyi diyologlarla bezenmiş tv tarihinin krallarından...
zırıl zırıl ağladım ben be bunu izlerken
Yeniden Al Pacino performansı görmek güzel.
Harper Pitt: I don't understand this. If I didn't ever see you before, and I don't think I did, then I don't think you should be here in this hallucination because in my experience the mind which is where hallucinations come from shouldn't be able to make anything up that wasn't there to start with that didn't enter it from experience from the real world. Imagination can't create anything new can it? It only recycles bits and pieces from the world and reassembles them into visions. Am I making sense right now?
Prior Walter: Given the circumstances, yes.
Harper Pitt: So when we think we've escaped the unbearable ordinariness and, well, untruthfulness of our lives it's really only the same old ordinariness and falseness rearranged into the appearance of novelty and truth. Nothing unknown is knowable.
Harper Pitt: In my church we don't believe in homosexuals.
Prior: In my church we don't believe in Mormons.
mistik ile gerçeği (kesin farkları nedir ki bilemedim) aynı anda yedirip kusturan dizi. amerika'nın yakın tarihine de tanıklık etmiş olup, ölülerin, hikayelerin, efsanelerin ve etiketlerin insanları nasıl 'yabancı' yaptığını görüyoruz.
oyunculuklar , özellikle Jeffrey Wright'ın canlandırdığı Belieze'e söylenecek söz yok. Al Pacino amcamızın da en izlenesi rollerinden biriydi sanırım Roy Cohn.
ilk gösterimini izleyip, sonra tekrarını izleyip bir kaç ay sonra üstüne dvdsini bulunca havalara uçumuştuk.
sadece son bölümünü seyredebildiğim ve hayran kaldığım dizi.
keske tekrar yayinlansa
italyadaki sahneleri müthişti,ve merly streep
astasıyım hatunun..
herşeye herkese dil uzatan bunuda başaran ayrımları vurgulayan muhteşem bir dram ayrıca alpacino muhteşem bi performans sergilemiş!
bittikce yeniden izlenebilen, amerikada herkesin bi siyasi, bi dini, bi de cinsel lakabı oldugunu net sekilde gosteren dizi bkz: american 1 2 3 4 5 6 7