1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

anlat istanbul ile ilgiliyim diyenler

toplam 42 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.


anlat istanbul hakkında anlat istanbul

~19 ahkam var.

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

    allahtan izmitliyim de kalkmicam sözlüye kıhkıhkıh

    nathaniel   28 Temmuz 2008 01:26   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    güzel filim defalarca izlenip bıkkınlık vermeyen senaryo...

    witchofcathedral   28 Mayıs 2008 10:15   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    hem oyuncular hemde kurgu bakımından çok güzel bir film...

    scordatura   21 Mart 2008 09:30   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    cüce abla çok sağlam bi abla kanımca,saygı duydum...en harbisi o idi filmde,eyvallah...

    bi de radyoda DJ Bülent'in -ki biz onu Kral TV'den VJ olarak tanıyoruz:P- aşk üzerine söyledikleri,(hani film icabı sööledikleri)etkileyiciydi yani,şimdi doğruya doğru...

    ''...aşk bi ateşmiş,uzaktan insanın içini ısıtırmış,ama dokunmaya kalkarsan,yakarmış...
    işte aşk böyledir.kimden gelecegi,ne zaman vuracagı belli olmaz.bazı insanlar,bazı aşkları yadırgar,garip bulur.siz,onlardan mısınız?
    o zaman tuhaflık sizde.çünkü aşkın ülkesinde,garip diye,imkansız diye bişiy yoktur..."

    buna ilaveten,klarnet()eşliğinde İstanbul görüntüleri;şehrin her türlü karmaşasına rağmen oldukça güseldi.Bu İstanbul'un kendine has öyle bi ritmi var ki,bööle uzaktan bakınca;-abicim insanın İstanbul'da hiç canı sıkılmaz-diyesi geliyor.Hayır yapcak bişiyin olmasa bile çık sokaklara,karış kalabalığa,başıboş yürü,bi banka otur,yak bi sigara,müziğin kulağında,seyreyle alemi...hoş,şehir güvensiz bi şehir(belli sattlerde özellikle)yazdıklarım da romantik gelmesin o kadar kulağa:P

    filme dönücek olursam,ben filmi izlerken zamanın nasıl geçtiğini anlıyamadım,demem o ki sürükleyici idi...

    ve film gırnatacı emminin üflemesiyle başladığı gibi yine gırnatasına üflemesiyle de bitti...

    ''...yalan bunlar hepsi yalan! aşklarınız meşkleriniz, evleriniz hepsi yalan.. Kalkın gidelim buralardan.. başka bir yere gidelim. Orada insanlar daha başka, kadınlar, aşklar daha başka.. kalkın gidelim...Uyan istanbul!...''

    felinegirl   12 Temmuz 2007 21:59   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    her ne olursa olsun bence çok güzel uyaralnmış bir filmm

    anathema8823   19 Haziran 2007 02:30   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Beş masal bir İstanbul...

    citybudhist   19 Haziran 2007 02:11   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    anlat istanbul

    *taksimin her geçen dakika nelere şahit olduğunu

    *elini kolunu bacağını kesip dilendirilen insanları

    *araba kullanmayı bilmeyen trafik canavarlarını

    *boğaza nazır oturup, geceleri o eğlenceden bu eğlenceye koşturup para manyağına boğup bOğup yinede mutlu edemediğin insanları

    *acı aşklara şahit oluşunu

    *bayağı insanların yaşam tarzlarını

    *denizini kirleten zihinyetlerini

    *haddinden fazla insana kucak açıp, hepsinin ruhlarını kirlettiğini

    *seni her türlü kabul eden tipleri

    *2 gün uzak kalınca sokaklarını özleyenlerini

    *kadın / erkek nedir bilmeyen insanlarını

    *boğaz köprüsünden atlayanlarını

    *delirtecek kadar uçurumlar yaşattığını

    *kız kulesini galatayı rumeli hisarını sahilini

    KONUŞ
    İSTANBUL

    mell   31 Mayıs 2007 11:41   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    Elektrikler kesilirmiş gibi bitiyor film. Sanki sonu vardı da biz göremedik..

    Eric Draven   15 Mart 2007 14:48   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ameros perros vari... =)
    ben izlediiimde etkilenmiştim..
    cüce kadının sözleri cok etkileyici idi

    gvrcnboku   12 Mart 2007 14:41   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    ya felsefeye grip daraltmayın beni!

    mükembel bi film (anlayana)

    Saphire adlı gece kulübünden çıktıkdan sonra boğaz köprüsünden geçerken arabanın camından sarkıp(kafa süper)aynen bagırdım uyuyosunuz diye

    drejiso   01 Şubat 2007 02:02   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Direkten dönmüş film.

    Eric Draven   03 Aralık 2006 20:44   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    masallar dünyasında gecen bi kent yolcuğuu
    anlat istanbul

    awakening   27 Kasım 2006 14:26   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    yalan bunlar hepsi yalan! aşklarınız meşkleriniz, evleriniz hepsi yalan.. Kalkın gidelim buralardan.. başka bir yere gidelim. Orada insanlar daha başka, kadınlar, aşklar daha başka.. kalkın gidelim.. uyan istanbul!.

    theatral2222   17 Kasım 2006 14:03   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    film çok güzel..ama sonu fazla klişe..

    melinda benim   17 Kasım 2006 14:00   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    bu film hakkında yapılan paramparça/21 gram filmleri benzetmeleri ne kadar da yersiz. bu sarmal kurguyu ilk kullanan inarritu değil. bence ümit ünal sarmal kurguyu müthiş bir üslupla kullanmış. bence türk sinema tarihinde en iyi filmlerden ve dahası en orijinal filmlerden biri.

    diskotek   17 Kasım 2006 13:47   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    İstanbul’un oraya ait olmayanlar tarafından zapt edildiğinden bahsetmek yersiz. Bu bilinen bir gerçek… İstanbul’un bugünkü yapısının ve çeşitliliğinin en büyük nedenlerinden biri de bu. “Anlat İstanbul” filminde de kimisi ait olmadığı bir masalın içinde, kimisi ait olmadığı bir bedenin. Bu türden bir gönderme çoğu filmde arayıp bulamadığımız bir nimet adeta. Tabii masal klasikleri arasında yer alan Fareli Köyün Kavalcısı, Külkedisi, Beyaz Atlı Prens ve Uyuyan Güzel gibi kahramanları İstanbul bağlamında filmde hissetmemiz mümkün. Sıradan ya da değil (burada anlatılan hikâyelerin çoğu İstanbul için sıradandır), birbirine ince çizgilerle bağlanmış bir öykü yumağı gibidir bu film. Tam bu noktada seyirciye sormalıyım. Filmde hikâyelerin birbirine geçerkenki sarmalı size de “Paramparça Aşklar Köpekler” filmini anımsattı mı? Ya da “21 Gram” filmini…

    Filmde düşülen birkaç banal tuzak da var. Örneğin her Türk filminde olmasa da, birçoğunda görmeye alışık olduğumuz trafik kazası. Beklenen kişinin gelmemesi, olmayacak duanın gerçekleşmesi… Bu açıdan bakıldığında film “arabesk” bir arka plan taşıyor diyebiliriz. Garibanların iyi yönleri ve onları haklı buluşumuz (yahut bulduruluşumuz) ve bunun yanı sıra “su testisinin suyolunda kırılması” gibi olağan Türklük koşulları filmde, tabiri caizse, gözümüze sokulmaktadır. Tabii buradaki etken, yönetmenlerin aynı zamanda dizi yapımcıları olmasıdır. Uzun soluklu ve gayet eski moda bir dizi çekmek ile bir film yapmak arasında dağlar kadar fark olduğunu anlamaları sanıyorum uzun zaman alacaktır.

    Filmi izlerken, İstanbul karalaması ve yine şu zihniyet hissedilir: “Suç işledim ama bunu bana koşullar yaptırdı ve ben esasında ezilmişi temsil eden bir garibanım”. Bu türden bir tutum kendi içinde bir vazgeçme ve kadercilik (buna kabullenme ya da öğrenilmiş çaresizlik de denilebilir) taşır. Zaten verilmeye çalışılan şey baştan beri budur ve bu olacaktır. Türk sinemasının geçmişi ve geleceği arasındaki şimdisinde böyle bir tablonun çizilmiş olması beni şahsen hüzünlendirmektedir; çünkü pek bir şey değişmemiştir.

    Politika yanlışları ile halkımızın dillere destan cehaleti bir araya gelir ve güzel İstanbul’u filmin sonunda denildiği gibi “kötü kadın” haline dönüştürür. İstanbul’a yüklenilen anlam, aslında İstanbul’un anlamı olmaktan çıkmıştır. Bu noktada zaten bir şehir değil, bir tutumdur sorgulanan. Şehirli olma ve şehirlilik kültürü taşıma gibi bir misyon edinilmemiş, aksine şehir kavramı deforme edilerek lümpen bir kimliğe bürünmüştür. Bu noktada İstanbul anlatamamakta ve boyun eğmekte, medeniyetleri misafir ederken bir anda düştüğü bu zavallı durumu kaldıramamaktadır. Ondan sonra şehre suç atanların da fazla anlam ve önemi kalmamaktadır.

    Filmde dokunaklı sahneler ve zira bizi hüzünlendirecek taksimler var. Fakat filmin genel dokusu bize sanki 5 farklı dizinin, ilk bölümlerini izliyormuşuz hissini verir. Toplumumuzun ikiyüzlü yapısı sezdirilmekte ama yeterince vurgulanmamaktadır. Büyük şehrin korkunçluğu ve bunun yanı sıra keşmekeşin cazibesi iç içe geçmiştir. Filmi izleyen her İstanbul aşığı, sanıyorum “İstanbul bu kadar kepaze değildi eskiden” diye iç geçirecektir.

    Miow   02 Kasım 2006 13:47   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    muhteşem bir film.

    nhndookie   14 Ekim 2006 23:10   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    "..Dayak yiyorsa dayak yiyorsa ben öğreniyorsa."
    Masalların birbiri ile arasındaki kurgusu oldukça başarılı. İlk kez izledikten sonra isteyince oluyormuş demekki" dedirten multi-yönetmenli (, , , , ) Türk sineması şaheseri. Artıları eksilerini silecek kadar, gözardı ettirecek kadar olumlu bir çalışma.

    gurandem   08 Eylül 2006 02:01   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    "ah akşam yine akşam göllerde bi dem bi kamış olsam(ahmet haşim).
    aşk bi ateşmiş,uzaktan insanın içini ısıtırmış,ama dokunmaya kalkarsan,yakarmış...
    işte aşk böyledir.kimden gelecegi,ne zaman vuracagı belli olmaz.bazı insanlar,bazı aşkları yadırgar,garip bulur.siz,onlardan mısınız?
    o zaman tuhaflık sizde.çünkü aşkın ülkesinde,garip diye,imkansız diye bişiy yoktur."

    paranoyakcivciv   08 Eylül 2006 01:47   aferim     (2 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :estetica

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.