hoş gelmemişler ki
*fısıltıyla*
-hayır anne...henüz beni görmediler!..
>>>bir süre sonra....
*fısıltıyla*
-hoşgeldin dedin mi?
-yok demedim... hala gitmediler mi?
tebessüm ettim
genelde odama kapanırım :) misafirin kızı varsa odama yolluyolar genelde nedense bilemedim artık :)
Akrabalardan ve misafirlerden hep nefret etmişimdir, bu hoşgeldin faslının etkeni büyüktür :))
dedim. şimdi radyodemiri dinleyebilir miyim annecim?
kucukken misafir onunde istedigini annene yaptirabilirsin ; ah kizim; oglum benim tamam! uslu dur yeterki .
ama buyudugunde isler degisir anne ne isterse yerine getirilir: el op ,cay koy , gulumse
misafire hoşgeldin, geldi...
farkında olmadan yol göstericilğe programlanmış annenin alıştırma yaparak hayata hazırlama yönteminin örneği...
misafirlerin amk
hayatın anlamsızlaştığı an
keşke kısık sesle söylese yaa:)
oha ben sadece benm annem diyo sanıyodum,şaşrdım
anneannenin sağır olması, ses kontrolünü kaybetmesi, bunu bağıra çağıra söyleyip insanı durduk yere (zaten kendiliğimden hoşgeldiniz demeye giderken) rezil etmesi
"ay kusura bakmayın bizimkiler hiç el öpmeyi bilmezler" + gülüşmeler...
çocukluğumda yapamadığım için pişman olduğum bi olaydır: o an çıkarıp pipini misafirlere gösterceksin.
jbe peder hakli biraz . )))
bizim peder de; ininden çıkıp bi insan yüzü gör lan ayı der
''amannda! ne büyümüş koca kız olmuş'' klişesinden sonra mutfaktan koca bi tabak(evin kızı tabağı) hamur işi alıp odanda kapı kapalı vakit geçirmek..
evet yha bu neyaa aa olurmuuu böle şeyy biz sevdklerimize zaten dioruzz