thimar.
bunu soğuk bir zamanda sokakta yürürken dinliyorum ve rüya alemine dalıyorum herşey dramatikleşiyor otobüsün klaksyonu bile :)
güzel ama her zaman dinlenmiyor.
kashf...
ben bu adamı çok seviyorum ulan..
dün gece dedim gelse baş ucumda çalsa ağlaya ağlaya sarılırdım herhalde..öyle bi anda geldi ki içimden hem de çok istedim lan adam sen ne yapıyorsun böyle diyip dövünüp durabilrdim..
acım boyumu aşmış bunu nasıl huzura dönüştürüyorsun! sen ne yapıyorsun böyle..
dinlerken sizi alıp götürür bi bakmışsınız bambaşka bi diyarda sizin hikayenize benzer bir hikayenin içindesiniz sizin duygularınızla sizin yaşadıklarınızla düşüncelerinizle kurulmuş bir masalın içinde hayatın tatlı acı anları akıp giderken gözlerinizin önünden bi anda tatlı sonu gelir o masalın ve gözlerinizden birer damla yaşla geri dönersiniz yaşadığınız o yalan dünyaya
bu adamı seven herkes dostumdur. tanımasam ne yazar!
kara kedi
şuan le voyage de sahar albümünü dinliyorum.
melankolik birşey insanda intihar düşüncesini canlandırıyor.
piyano ud ve akardiyon ile yapılmış bir albüm.
jazz falan diye geçiyor.
cezayirli mi tunuslu mu bir fransız .
en kısa süre içerisinde tekrardan ülkemizde konser vermesini beklediğim, tarifsiz hissiyatların öykülerini ud ile anlatan üstad müzisyen...
conte de l incroyable amour albümünde kudsi ergüner, barbaros erköse ve lassad hosni yaptığı ve albüme ismini veren şarkı alır götürür başka diyarlara tekrar tekrar dinletir kendini ayrıca jan garbarek ve shaukat hussain ile yaptığı düetleri de bi o kadar güzeldir bakınız joron,ramy,jaw, bahia madar albümünden
le pas du chat noir albümü müziği hakkında yeterince açıklayıcı bir referans . . . aşmış müzisyen; şükür ki canlı dinleme şerefine nail olabildik.
Kuzey Afrika müziğini jazz formatlarında evrensel boyutlarda yorumlayarak jazz'ın en önemli üstadlarından birisi haline gelmiş Tunuslu müzisyen. Bildiğim kadarıyla ud ile jazz yapan ender jazzcılardan. Albümleri:
Barzakh
Conte de l’incroyable Amour
Madar
Khomsa
Thimar
Astakan Café
Le Pas Du Chat Noir
"Conte de l'incroyable amour"
albümü edinmeniz tavsiye edilir şiddetle.
ismini ilk duyduğumda (enver ibrahim) türk sanmıştım, zaten olsa olmasa ne fark eder müzikleri bu coğrafyadan sanki, yabancı gelmiyo kulağa, jan garbarek'le yaptıkları albüm daha güzeldir, adını bilmiyorum ama albümden "udi hrant" adlı parçası da güzeldir.
astrakan cafe
CRR'de dinlemiştim kendisini bir tunus görevinden sonra tesadüfen. jazz udla ancak böyle güzel birleştirilir.
astrakan cafe ve le voyage de sahar çalıyordu ve müzik sesi kulağımda yankılanırken gözlerim kapalı, keyfini çıkarıyordum huzurun ki arkadaşımın dirsek darbesiyle gözlerimi açtım. oysa ki o tını beni uzaklara çoook uzaklara götürmüştü.
bizde coşkun sabah yılarca ud çalışıyor sandık. adamlarda ud çalıyor ama bi dinleyinde görün farkı
thimar albümü baştan sona güzelidir ama 8. parça ayrı bi güzeldir yahu..kendisi arada türkiyeye uğrar kendini enver ibrahim olarak sundurtur konserlerinde...geçen sene crr de bi konser verdi bakalım bu sene gene gelip mutlandırcak mı bizi?