toplam 15 kişi bulundu. 15 adedi gösteriliyor.
| tuttum | darth vedat |
| tuttum | FuLYaAa |
| tuttum | KibritciEflatun |
| tuttum | Regerant |
| tuttum | trakedi |
| tuttum | ligaci |
| tuttum | ZardanAdamS |
| tuttum | goxhell |
| tuttum | zlatan1937 |
| tuttum | Isis Trismegistus |
| tuttum | rebet |
| tuttum | serdarcharliebrown |
| tuttum | merbs |
| tuttum | xeyn |
| tuttum | voris bian |
~29 ahkam var. 1 2 önceki sayfa »
kahramanları sevmediğim gibi,antikahramanlar hep ilgimi çekmiştir.antikahramankarın hayatı yaşayışı daha sahicidir.
kendi kurallar kitabına sadık kalmayı becerebilen ve kendisi olandır.
en kahraman arkadaşımızdır o... tek kahraman arkadaşımız... o'nu sevmek, kendini mıncık mıncık ellemek gibi bi'şeydir... hadi o'nu sevelim...
Punisher,Hulk,Constantine,Ghost rider günümüz çizgiromanlarının başarılı anti-kahramanlarıdır...
bence al bundy de bir anti-kahramandir.en azindan gönlümüzde.
Anti kahraman için örnek aramaya gerek yok çünkü cennetinde yaşıyoruz. Utanmaz adam,avanak avni,grup perişan,korna kamil,hafiyesi mahmut,deve dilaver,deli ziya,muhlis bey,eşşek herif,gaddar davut,kötü kedi şerafettin vb...
En sevdiğim de taarruz ederken "kukkurikuuuu" diye bağıran "en kahraman rıdvan"dır. :)
artu doğru söylüyor, anti kahramanın özdeşleşme kuramayacağımız boyutunu biraz spesifik işlediğimi fark ettim. kendisine teşekkür edeyim, şöyle de bir açılım getireyim:
katharsis diye bir kavram vardır ki antik yunan'dan gelir. kabaca katharsis'e göre seyirci, sahnedeki oyuncuyla birebir özdeşleşme, onunla beraber acı çekme ve oyun bitiminde bu tür duyguları tahliye etme sayesinde belli bir "arınma" yaşamış olarak salondan çıkar. bu daha makro olarak, belli bir yaşam düzeninin dayatılmasının siyasi ve kültüğrel boyutlarına işaret eder aslında. yani düzgün hayat, düz kişilikler vs.
anti kahramanlar bu tür bir hayatın tamamiyle dışındadır. genel olarak hayatın akışına biraz fazla ters kürek çekmektedirler, bu yüzden de klasik bir okuyucunun/izleyicinin özdeşleşme kuracağı bir yapı ortaya koy(a)mazlar. bu da iticilik özelliğinin ortaya çıkış sürecini sergiler. anti kahraman, kendimizi yerine koymaktan zevk aldığımız, hakkında "keşke ban olsaydım" dediğimiz, bizi tarif/tasnif ettiğine, bizi anlayacak insan olduğuna inandığımız kimliğin, çoğunlukla dışındadır.
gelelim görelim ki, artu'nun da dediği gibi, özdeşim kurulabilen anti kahramalar da mevcut; caulfield gibi. bunların önceki ahkamlarda belirttiğim gibi, insanın kendine acımaktan zevk almasından (hemen hemen her insanda var olan genel bir eğilimdir) ve kendi zaman zaman "büyük sıkıntıların insanı" olarak görüp biraz da fazla ciddiye almasından (bu da genel bir eğilim) kaynaklandığını düşünmekteyim. nihayetinde konunun uzmanı değilim, ama bu profesörlere katılmadığım gerçeğini değiştirmiyor, adına "kahraman" denmiş kişi zaten bize hikayeyi kendi gözünden yaşatan ve default olarak bir özdeşimin zeminini kuran kişidir. anti kahramanın belirgin bir farkı olması gerektiği kanaatindeyim. nitekim, sanat, sokakta karşılaşsak adam yerine koymayacağımız ya da tanımaya dahi tenezzül etmeyeceğimiz bir çok insanı "kahraman" edebilen bir güçtür. izleyici/okuyucu/dinleyicinin de, hayatın sıradanlığı ve sıkıcılığından kaçmak için sanatı çare olarak görebilen bilinci ifade ettiğini düşünürsek, özdeşim kurmaya dünden razıdır. anti kahramanların, kuruluşları itibariyle bunun önüne geçebilmesi gerektiği, bu tür karakterlerin anti kahraman olarak algılanması gerektiği fikrini taşıyorum.
ve son bir örnek vermek isterim anti kahramanlara; bernard marie koltes'in roberto zucco'su. o da tıpkı woyzeck gibi gerçek hayattan alıntılanarak kurgulanmış bir karakterdir. bu da çevremizde bir çok örneğini görebileceğimiz anti kahramanların izdüşümsel yönünü ortaya koyar.
Holden'a Haldun demiş olmam da nasıl bir dil sürçmesidir bilemedim. Holden'e benzeyen Haldun diye bir tanıdığım da yok hani. Yeniyim sitede 'değiştir' seçeneği niye bazen kayboluyor?
Şimdi işi özdeşleşim kadar esnek bir noktadan ele aldığımızda ister istemez "hangi okuyucu" sorusunu sormak zorunda kalırız. Ayrıca karakter, her ne kadar itici bir tip de olsa, Brecht'in yabancılaştırmayı özellikle amaçlayan eserleri gibi uç örnekleri saymazsak, her eserde baş kahramanla biraz özdeşleşirsiniz. Yani Hitler'in gençliğini anlatan Max filminde bile o baş karakter olduğu için insani yönü, acıları fakirliği vs ön plandadır. Anti-kahramanın başlıca özelliği onunla özdeşleşim kuramamamız diyelim, buna daha popüler bir örnek Taxi Driver filminin nevrotik şoförü olabilir. Ancak Haldun Caulfield, Hamlet gibi karakterler de anti-kahraman kategorisine giriyorlar, hem edebiyat profesörleri, hem popüler internet listeleri, bunları anti-kahraman sayıyor.
Özdeşleşim, daha doğrusu özdeşleşmemek üzerine oturtulan bir anti-kahraman tanımı yeterince geniş olmayacaktır. Ancak belirli bir teorik yaklaşımın anti-kahramanı ele alış biçimi olarak kabul görebilir. Kaynak kabul ederseniz wikipedia'da tipik bir liste mevcut:
http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_fictional_anti-heroes