toplam 174 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
~104 ahkam var. « sonraki sayfa 1 ... 3 4 5 6 önceki sayfa »
diyalogtan tut cekimlere, oyunculuktan tut yonetmenlige hicbir sey olmamis. hangi birini anlatayim bilmiyorum ama ozellikle eda'nin arkadas evindeki yemekte fenalastiktan sonra tuvalete gitmek uzere masadan kalkmasi, ardindan bir odaya dalip orda kriz gecirirken arkadasinin yanina gelince sanki senelerdir bu soruyu merak edermiscesine, allakasiz bir sekilde "eda o gun n'oldu anlat" deyisine feci sekilde koptum. nalaka lan? kiz orda kriz geciriyor, sen gelmissin o gun noldu diyorsun. bu kadar mi baglanamaz arkadasim o diyaloglar. bu kadar mi zorlama yapilir bi film.
arafın biterken bir şarkı çalıyordu filmde en çok onu beğendim:)
o şarkıyı kim söylüyor ve nereden iner
filmi yapan yönetmen garez'i izlemiş çok beğenmiş ben o filmin nasıl bokunu çıkarırım diye düşünmüş filmin başından sonuna kadar garezde tadında bırakılan sahneleri denemiş. olmamış tabi. sıkıcı bir film. gene de genel yapı olarak birşeyler denenmiş onun için böyle denemelerin olması güzel , oyunculuk da iyi ama seyirci açısından bakıldığında genel olarak iyi bir film değil.
bir de spoiler yapalım;
doktor: tebrikler hamilesiniz, ama aradan çok zaman geçmiş aldıramazsınız!
:) aldıracağını nereden çıkardın ki? yani her doktor bunu mu söyler?
film çok kötü gitmeyinnn sakın. yani bir türk filmi bu kadar amatör ruhla çekile bilir ve kötü olabilir.
sakın gitmeyinnnnn....
bide taksimde araf diye bir bar var orası fena değil ama ne tarz sevdiğinize de bağlı tabi.
etnik çalan sokakta masaları olan gassaray lisesinin yan sokaandaki şirin hatta organize işlerede mekan olan şirin cafe
bu ara aynı adla bide korku filmm yapılıoo yapıldıda çıkıoo
balansı geçince sağda müzikler hiç çekilmiyor ama bazen eğlenceli olabiliyor...
18 yaşından küçüklerin tıklaması sakıncalı olabilir
Anne beni neden öldürdün?
çoğunluk tarafından araf klimesinin bir film adı olarak tanınması kötüdür.elif şafak romanı olmakla birlikte modern zaman kavramlarının arasına sıkışmışlığı ifade eder.2004 çıkışlı romanda dil, aidiyet, yabancılık, zaman ve kısmen cinsellikten bahsedilir.
anlatım kaygısı ve sinemotografi kendi kendine oluşmaz. eldeki imkanlarla ve seçimle oluşur. altın portakala seçilen ve hollywood dan teklif alan bir türk filmini desteklemeni tercih ederdim. en kötü ihtimalle gölge etme başka ihsan istemem. ama belkide yanlış düşünüyorumdur.
anlatım kaygısı ve sinemotografi kendi kendine oluşmaz. eldeki imkanlarla ve seçimle oluşur. altın portakala seçilen ve hollywood dan teklif alan bir türk filmini desteklemeni tercih ederdim. en kötü ihtimalle gölge etme başka ihsan istemem. ama belkide yanlış düşünüyorumdur.
yönetmeninin temel kaygısının filminde kullandığı anlatım şekilleri ya da sinema dili değil de filmin inferno ile post prodüksiyonda kotarılmış olması, "infernonun avid'den altı kat daha pahalı, altıbin altıyüz kat daha güzel efektli" (bu beyanatın noktasına dokunuyorsam arafta kalayım ebediyen kadir azabına garkolayım.) olması iken, daha filmi izlemeden ne gibi bir şeyle karşı karşıya olabileceğimiz konusunda kara kara düşünmek kaçınılmaz oluyor.
www.ar-af.com dan www.araf-film.com dan fragmanı yayınlanan, 6 ekimde vizyona girecek olan ve Altın portakala seçilen Türk Korku Filmi.
nedense son dönemde sinema adına çekilmiş (!) filmlerimizden hiç de farklı olamayacağını hissettiğim korku filmi. bu arada hikayesinin bizzat tarafımdan uzun süredir tasarlanan bir antolojik hikayeden aptırma olması ihtimali beni korkutuyor.
ost'sinde hayko cepkin bulunuyor.hatta klibi de donmekte televizyonda.
yakismis