toplam 28 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.
| tuttum | apHRos |
| tuttum | radloff |
| tuttum | beyond the grave |
| tuttum | 3721 |
| tuttum | anarshe |
| tuttum | wingsy |
| tuttum | dr eftalikus |
| tuttum | Kral Sigismund |
| tuttum | takma bosver |
| tuttum | Labigit |
| tuttum | bloodoath |
| tuttum | perkele |
| tuttum | demaio |
| tuttum | Yeager |
| tuttum | 3D |
| tuttum | assosunfilozofu |
| tuttum | tr13d |
| tuttum | cocukerez |
| tuttum | liebe |
| tuttum | echoine |
~35 ahkam var. 1 2 önceki sayfa »
i$in komigi soz gumu$ ise sukut altindir da bildigim kadariyla cok nefiz bir dritte reich sozudur.
o oluyoda bu niye olmuyo len.
vize/final dönemi sloganı olur ister istemez.. onun dışında insanlık ayıbıdır
alman arkadaslarin kamplardan beri sevdigi cumle...
o zmn icin gariban yahudi arkadaslarin pek sevmedigi cumle....
gel gelelim aslinda calismak yorar...
eğer bi alman şirketinde çalışıyorsanız, çalışanların birbirine sıkça söylediğini farkettiğiniz kelime grubu =))
değerli bilgilerinden dolayı teşekkürler. melacan. hayat seninle auschwitz le güzel.
@yeager
Küçük bir düzeltme.
Arbeit Macht Frei Auschwitz-Birkenau'da değil direk olarak Auschwitz-I 'in kapısında yazar..
Auschwitz, 3 bölümlü bir yerdir..Birkenau bunlardan ikincisidir ve en fazla insanın öldüğü yerdir..Auschwitz-I'deki mahkumların içinde az da olsa bir kurtulma ümidi varken Birkanu'ya transfer olanlar direkt olarak öleceklerini biliyorlardı..Tabi bu etkiyi o sloganın sağladığını düşünmüyorum..Ama Auschwitz-I zaten konstantrasyon kampı olarak kurulmuştu, Auschwitz II Birkeanu ise artık sistematik ölümlerin başlatıldığı yerdir..
Fotoğraflar için:
Auschwitz - I
Auschwitz II Birkenau
"Übung macht den Meister" vardır,
bi de
"etwas ist besser als nichts" vardır
öyle işte
yaz döneminde staj yapmış olduğum alman firmasında, işlerden bunaldığım bir anda isyan ederek sarf ettiğim lafdır..akabinde bürodaki herkes yarıldı..evet ortadan 2ye yarıldı...
Auschwitz-Birkenau Toplama Kampı'nın girişinde yazan cümle.1940-45 arasında Auschwitz'e giren her insan kampa girerken bunu okudu ve kendileri için belirlenen(!) kaderi yaşadı.Sağ olarak kurtulabilenler ise bu cümleyi asla unutamadılar.Nasyonel Sosyalist Almanya'nın her zaman hatırlanacak simgelerinden biri olarak tarihe geçmiştir.
goebbels'in bulduğu bir laftır. himmler değil. goebbels reklamcıydı, ama halk cephesini açıp, milyonların eline silah verip polonya ovasında basitçe can vermelerine sebep olacak kadar duyguya sahip biridir. ancak himmler reklamcılıktan çakmazdı. onun işi sinsilikti. gestapoya gereken herşeye sahipti. ancak arbeit macht frei lafını bulacak zeka ayrı bişi.
Bavyera eyaletindeki deyişi paylaşayım dedim sizinle: Schaffe schaffe hausle baue und net nach dem Madle schaue; okunuşunu yazmaya çalıştım..
bunu Tony scarface Montano modern olarak söyle aciklamistir arkadaslarina;
"in this country, you gotta make the money first. then when you get the money, you get the power."
Hepimiz hala konzentrationlager'dayiz, yani calisma kampindayiz, calisirsak özgür olacagiz diye cirpiniyoruz, cirpindikca para icin batiyoruz haberimiz yok.
evet, bir ironidir bu: ilk defa himmler tarafından, yine kendileri tarafından geliştirlen prototip bir temerküz kampı olan sachsenhausen'da kullanılmıştır.
temerküz kamplarının kuruluş amaçlarının toplumun asalakları, toplumun zararına çalıştığı düşünülen kişilerin/grupların topluma adapte olmasını sağlamak olduğundan mütevellit, aşırı dinci rahiplerin, komünistlerin, yahudilerin, eşcinsellerin, çingenelerin topluma "uydurulması" için bulunmuş bir slogandır. sonrasında çalışmanın devamlılığını sağlamak için de devam ettirilmiştir. bir nevi sosyalizasyondur yaptıkları. her ne kadar cebren olsa da, ve inkarının müeyyidesinin çalışma kamplarında ömrünün sonuna kadar çalışmak olduğu bir gerçek olsa da, şu anda herhangi bir toplumda yapılandan konsept olarak çok da farklı değildir. çünkü her toplum kendisine benzeyeni ister, aykırılıkları yontmak, yok etmek ister. savaşların, xenophobia'nın, dışlamaların kaynağı da budur.
naziler ile diğer toplumların farkı şudur; naziler bu işi aleni yapmışlardır, ve bu yüzden "popula non gratis" ilan edilmişlerdir, diğer toplumlar bunlara uygun kılıf (casus belli) (diğerlerinin bulduğu kılıfın uygunluğu da ayrı bir tartışma konusudur) buldukları için mutlu mesut hayatlarına devam etmektedirler.
(konunun saptığını farkedip asıl konuya dönen model)
toplumun insanlardan beklentisi üretmek olduğu için, ve üretim için çalışma gerek şart olduğu için toplumun beklentilerinin hiç değilse bir kısmını sağlamak için çalışmak şarttır.
maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisini göz önüne aldığımızda, ve babadan gelen parayı yiyebilen azınlığı hariç tutarsak, insanların piramidin üst kısımlarına erişmeleri için çalışmaları gerekir.
paran varsa, yemek yiyebilirsin. paran varsa, rahat bir evde yaşayabilirsin. paran varsa, ipod alabilirsin. paran varsa, bmw'ye binebilirsin. paran varsa, plazma televizyon sahibi olabilirsin. ama istemezsen olmayabilirsin de. para bu özgürlüğü sağlar.
ille de parasal olması şart değildir, çalışmanın: çaba sarfedersen komşularınla iyi ilişkiler kurabilirsin. çaba sarfedersen hatun kaldırabilirsin. az biraz kasarsan iyi arkadaşlara sahip olabilirsin.
tüm yukarda saydıklarımdan sonra, biri çıkıp "ya ne alakası var ki şimdi bunların özgürlükle? ben kızlarla da erkeklerle eşit haklara sahip olmasını anlıyorum özgürlükten", "benim bir arkadaşım vardı, adı özgür'dü, özgürlük onun gibi olmaktır.", "özgürlük insanın üstüne yakışanı giymesidir" gibi laflar edebilir. kendilerine, burda kastedilen özgürlüğün daha fazla şey yapabilme olanağı olduğu hatırlatılıp, aslında kimsenin özgür olmadığı, kendi kabiliyetleri ile de olsa kısıtlı olduğu, bir erkeğin istediği kadar özgür olsa da normal yolla çocuk doğuramayacağı, bir insannın nşa'da kollarını çırparak uçamayacağı vs vs muhabbetlerine girilmeyip, "bak bakalım çayın suyu kaynamış mı" denilecek ve o sırada ayak uçlarına basılarak odadan hızla kaçılacaktır.
velhasılı kelam, çalışmak özgür kılar.