atatürkçülük buradaki etiketi kendine yapıştırmaktan çok daha fazlası olmaktır...burdakide kelimenin tam anlamıyla etikettir başka bişey değil
atatürk'ün anlaşılmamasının en başlıca nedenlerinden biri.
öyle abuk bir anlam yüklenmiştir ki atatürk'e,gerçek dışı bir kahraman haline getirilmiş olması,milletin egemenliğinin ,söyleyeceğini söylemiş,yapacağını yapmış,daha da fazlası elinden gelmeyecek olan tarihi bir karaktere-bir insana bile değil- devredilmesi takıntısı ,milletin kayıtsız şartsız egemen olmasının önünü,bu egemenliğin gerçekleşmesine kendisini adayan m.k. atatürk'ün söylemleriyle tıkamıştır.
egemenliğini herhangi bir kahramana,ilkeye,ideolojiye,insana,vs.'ye devretmenin erdem olduğunu sanan bir milletten ,fikri,vicdanı hür bireyler yetiştirmesi beklenemez.
atatürkçü, egemenliği sahiplenmeye çalışan değil,bir ideolojiye devretmeye çalışan bir insan çeşididir.(genel olarak)
atamıza hakaret!
değerli arkadaşlar;
bazı şerefsizler o kadar çok ileri gitmişler ki, atatürk’e, türk bayrağına ve türk milletine hakaret eden yazı ve resimler içeren bir grup kurmuşlar. grubun çoğu üyesi yunan olmakla birlikte milliyetçi görünümü altında türk üyelerde mevcut… grubun kurucusu da türk isimli bir şahıs. kendisine türk milli futbol takımından bir futbolcunun fotoğrafını seçmiş ve bunu profil fotoğrafı olarak kullanmış!
grubu kapattırmak için
grup sayfasını açtığımızda sayfanın en altında, "facebook © 2008" yazısının üstünde "grubu şikâyet et (report this group)" yazısına tıklayacağız. açılan tabloda gerekçe belirterek ya da vaktiniz yoksa gerekçe olarak aşağıdaki yazıyı kopyalayıp yapıştırarak şikâyetinizi gönderiyorsunuz. şikâyet sayısı belli bir sayıyı aşarsa ancak ve şikâyetler mantıklı olursa gruplar kapatılabiliyor. bu yüzden grubu kapattırabilmek adına üye olduğumuz bütün gruplardan yardım isteyelim. hadi şikâyet edelim.
grubun adı:
kemal ataturk was gay!!
grubun adresi :
http://www.facebook.com/group.php?gid=32459511562
şikâyet gerekçesi :
atatürk, dünyaya mal olmuş olan ve zamanının birçok dünya liderinden ve o zamanlar karşı cephede savaştığı birçok komutandan bile övgüler almış olan bir türk lideri, önderi, komutanıdır. burada atatürk'e çok çirkin saldırı ve ithamlarda bulunulmuş yüzü boyanmış resmi tuvalet kâğıdına yapıştırılmıştır. tuvalet kâğıdı ne için kullanılır sorarım size. ayrıca bu çirkin saldırıyı türk milletinin önderlerinden birine atasına yöneltmekle kalmayıp bayrağımıza ve doğal olarak türk milletine ve devletine ve türkiye cumhuriyetine yönelttikleri açıkça ortadadır. bu saldırıya izin mi vereceksiniz? grubun acilen kapatılmasını istiyoruz!!!
"atatürkçüyüm ve bununla gurur duyorum" diyen herkesten, tüm duyarlı arkadaşlarımızdan destek bekliyoruz!
kaynak:
http://www.facebook.com/group.php?gid=25640179487
simitçi ile simit arasında ne tür bir ilişki varsa atatürkle atatürkçü arasındada aynı ilşki vardır. ekonomik
resmi ideoloji yanlısı, kolaycı
Atatürk Filminde kim oynasın? yalçın Mıhçı mı? Banderas mı?
www.yalcinmihci.com da imza kampanyası var.
Atatürkün ikizi bulundu .ABD'ye Türk Müziğini sevdiren adam YALÇIN MIHÇI. En benzeyen fotoları http://www.yalcinmimci.com adresinde. Tüm film ve dizilerde atatürk'ü yalçın mıhçının oynaması için kampanya başlatıldı. destek verenler buraya..vermeyenler şuraya...
Makyaj ve kostüm yapılacağını da düşünün...
Atatürk dünyaya gelmiş geçmiş en zeki insanlardan biridir zekası asla tartışılamaz onun bize bıraktığı cumhuriyette o kadar rahat uyuyoruz ki hiç bir şeyin farkında değiliz Atam kalkta gör halimizi ne hale getirdiler ülkeyi seni silebilmek için her gün yeni bir oyun deniyorlar ama hepsi boş hayal içinde yaşayan zavallılardır gün gelicek biz onları bir çırpıda sileceğiz yalvaracaklar fakat nafile.
"bir millet düşünün ki ölülerinden medet umuyor" demiş bir meczup, hayali tanrılar ve onun okuma yazma bile bilmeyen söze habercisinden medet umacak halimiz yok ya, tabiki kanıtlanmaya bile ihtiyacı olmayan ve bir ülke ve millet yaratmayı başarmış bu ultra zeki adamdan medet umucaz.
Atam...
Hani insan bazen şöyle düşünmeden edemiyor:
Yoksa Atatürk en az Türkiye'de mi anlaşılıyor!
İktidardaki partinin köklerindekiler yıllarca seni reddetmeye çalıştılar. Baktılar ki bu toplum seni özümsemiş, bu kez tavır değiştirip şöyle söylemeye giriştiler:
''Atatürk yaşasaydı bizden olurdu.''
Elinin körü olurdu!
Bugün iktidarı ele geçirenler de attıkları her adımı topluma kabul ettirmek için şunu söylüyorlar:
''Atatürk de bizim yaptığımızı yapardı.''
Bazen de hızlarını alamayıp arkasını şöyle getiriyorlar:
''Biz Atatürk'ün yaptıklarını tamamlıyoruz.''
Oysa gerçekte senin ilkelerine karşı öyle bir ''ikti-darağacı'' kurdular ki, her fırsatta infazdalar!
Artık takıyyeyi de bıraktılar, akıllarından geçeni süzgeçsiz yazıyorlar, söylüyorlar.
Hani azgın azınlık çoğunluğa hükmeder, ben ne istersem o olur der ya, toplum da öyle bir suskunluk içinde.
Ama umutsuz muyuz?
Bin kere hayır.
Sen bizim gönlümüzdeki, beynimizdeki deftersin...
Yırtmakla, koparmakla yok edilemez 'ders' in...
Kimileri ''Atam izindeyiz'' sözünü yanlış anladılar, bir asırlık izne çıktılar. Ama inan ki gerçekten izinde olanlar az değil.
İzindeyiz.
İZindeyiz!
Ama doğruuuuu o ölmedi kalbimizde yaşıyor
bir millet düşünün ki ölülerinden medet umuyor.
Ahh Atatürk.. Şuan başımızda oLsan keşke..
Çiçek-> Çiçekçi
Din-> Dinci
Atatürk-> Atatürkçü
Tayyip-> Tayyipçi
@uucar
dedenle ilgili muhabbet duygulandırdı beni..
ölü ya da diri..
rahmet diliyorum tanrıdan.
sevgiler.
Hayat boyu O'nun ızınde olan O'nun hayat gorusunu benımsemıs devrımlerıne sahıp cıkmıs ve gerekırse bu vatan ugruna canını verebılecek kısı...
"Nerden baksan guzel,nerden baksa guzel"....
Şimdiye kadar Atatürk ve Atatürkçülük hakkında onbinlerce kitap yazıldı. Bunların hepsi türdeş şeyler. Hep aynı şeyler tekrarlanıp durdu. Gördüğüm kadarıyla bu konudaki tek ciddi belge Nutuk. Onun dışındakiler hep hamaset dolu. Gerçekte yaşayan bir siyaset adamının ve askerin hayatı değilde, ütopyalarda büyüyen bir masal kahramanının serüvenlerini izler gibi oluyorsunuz. Bu gelişigüzel övgülerin artık bir kısım Atatürkçüleri de rahatsız etmeye başladığı aşikar. Eğer Attila İlhan “Hangi Atatürk?” diye soruyorsa, eğer Oktay Akbal kitabına “Atatürk yaşadı mı?” diye bir isim seçiyorsa, Nadir Nadi “Ben Atatürkçü Değilim” diye kitap yazıyorsa, Vedat Nedim Tör “Kemalizm’in Dramı” nı kitaplaştırıyorsa, Asım Alan “Sömürülen Atatürk “ ten bahsediyorsa, tartışılması, konuşulması gereken bir şey var demektir.
On yılda bir ihtilal olan, ne ekonomide, ne kültür hayatında, ne uluslar arası politikada hiçbir etkinliğe sahip olmayan bir ülke konumundayız. Bu işte bir yanlışlık olduğu açık. Türk olmak, mutlu olmaya yetmiyor, bir Türk cihana bedel derken bir Amerikan dolarının yaklaşık 1.500.000 TL ye eşit olduğunu unutuyoruz.
Bütün bunlar, Kemalizm adına iktidar olan kadroların icraatlarının sonucu değil mi?
Ne diyordu Asım Alan “Sömürülen Atatürk” kitabında : “Türkiye’de hemen herkes, Atatürk’ün kendi görüşüne uyan sözlerini almakta ve onu yüzüne maske yaparak büyük kurtarıcıyı alabildiğine sömürmektedir. Atatürk sömürücülüğü dün olduğu gibi bugün de devam etmektedir ve bu gidişle yarın da devam edecektir. Öyle sanıyoruz ki, Türk siyasal tarihinde Atatürk kadar sömürülen başka bir önder yoktur. Heryerde Atatürk, herkes Atatürkçü.”
Varlık Özmenek ise “Atatürk adını yalama etmek için her fırsatta kullanıyorlar” diyordu.
Sahi, Aka Gündüz ne diyordu Atatürk için: “Varsın. Teksin,Yaratansın/Sana bağlanmayan utansın/Biz sana tapıyoruz” Ya Kemalettin Kamu ; “Kabe Arab’ın olsun/Bize Çankaya yeter.” Aynı çevreler daha sonra Anıtkabir’i Kabe yapmak istemeyecekler miydi?
Ortaç “Yoktan varediyor Tanrı gibi her şeyi.” diyordu. Ve bir başkası “Atatürk ekber…Atatürk ekber/O peygamber” diye sesleniyordu.
05.08.1935 tarihli Cumhuriyet’ten bir haber : “Atatürk yarım ilahtır. Türkler’in babasıdır.Hiçbir devlet şefi için hayatında bukadar heykel dikilmemiştir.”
Yeniden asım Alan ‘a dönersek :”Bu durum karşısında insan, ister istemez kendi kendine şöyle bir soru sormadan edemiyor:Peki ama herkesin her fırsatta Atatürk’ten sözettiği bir Türkiye, neden hala dünyanın en geri ülkelerinden biri durumundadır? Türkiye’yi kurtaracak tek yol Atatürkçülüktür deniliyor, fakat herkes Atatürkçülüğü kendi eğilimine göre yorumladığı için herkesin üzerinde birleştiği bir Atatürkçülük yok.”
Yok ama, herkes Atatürkçü olmak zorunda. Cahit Tanyol diyor ki: “Atatürk de eleştirilmeli ve Atatürk’ü sevmeyenlere de söz verilmeli.” Mete Tuncay, konuya farklı bir açıdan yaklaşarak : “Atatürkçülük ilkel bir din haline dönüştürüldü.” diye isyan ediyor.Ünlü anayasa hukuku profesörü Tarık Zafer Tunaya ise :”Ve Atatürk’ü görse bir kaşık suda boğacak insanlar da Atatürkçü kesildi.” diye yakınıyor.
1975 yılında Nokta Dergisi’nde “Putlaşan Türk, Atatürk” kapak konulu yazısında, Şevket Süreyya Aydemir şöyle diyor: “İnkilaplarımızı oturtmaya ve Atatürk’ü putlaştırmaya mecburduk. Ama şimdi size ifade ediyorum, kitabımda da yazdım: Kahraman, putlaştığı zaman ölür.”
Her konuda Atatürk’ün bir sözünün aranıp bulunarak levha haline getirilmesi, sloganlaştırılması bir moda olarak sürüyor, hatta eski Donanma Mecmuası’nın daimi sloganı “İstikbal Denizlerdedir.” Yazısını “İstikbal Göklerdedir.” diye değiştirmek ya da Hz. Ömer (r.a.) ‘ın, Hz. Ali (r.a.)’ nın ilim ve adalet hakkındaki sözlerini yeniden ifade ederek, değiştirerek de olsa.
Nekadar ilginç, 1950 ‘lerde bir meclis tartışması ile ilgili zabıtları okumuştum bir ara. Bir milletvekili, Atatürk törenlerinde kullanılan çiçeklerin önemli bir yekün tuttuğundan yakınıyordu. O günün rakamları ile , 700 ilçe ve 67 il’de yaklaşık 5000’e yakın çelenk kullanılıyormuş. Bir çelengin fiyatını veriyor ve yılda on törenden hesplıyor, korkunç bir meblağ. Türkiye’de kişibaşına düşen Atatürk resmi,cam, çerçeve,büst giderinin oldukça yüksek olduğunu hesaplarla ortaya koyuyor ve durumdan şikayet ediyordu.
Okuluna kağıt bastıramadığı için resmi yazışmaları 3.hamur düz kağıda kaşe kullanarak yapmaktan şikayet eden bir ilkokul müdürü, yakıt giderinden önce , çelenk parasını kasasına sıkı sıkıya kilitlemeyi ihmal etmiyordu. Çocukların üşüyüp zatürre olması ya da yazışmaların aksaması onu görevinden ermezdi ama, çelenk önemli bir konu idi. Gerçekten bu işler böyle mi yürüyordu yoksa böyle yürüdüğü mü zannediliyordu?
Attila İlhan mı, Nadir Nadi mi, Vedat Nedim mi,Oktay Akbal mı,İsmet İnönü mü,Behçet Kemal mi, Fakir Baykurt mu Hasan Ali Yücel mi, Rıza Nur mu? Kim yalan söylüyor, kim doğru?
Kemalizm’in farklı açılardan eleştirilmesi, tartışılagelmesi elbette birtakım çevreleri , çıkarcıları ve statükoyu tedirgin edecektir.Çünkü hayali gerçeğe tercih edenler, gerçeklerden hoşlanmazlar elbette.Atatürk’ü koruma kanunu eğer Kemalizm’i tartışmaya engelleyecekse bu, Kemalizm’ i tarihin tozlu raflarında ölüme terk etmek olur. Bilmek gerekir ki, en acı gerçekler bile söylentiler kadar tahripkar değildir, bu bilinmelidir.Tabi ki Kemalizm’in dramı bu yazdıklarımla bitmiyor, bizler gerçeğin ortaya çıkmasını istiyoruz. Gerçek ise ne bizlerin ne de birbaşkasının tekelinde. Ülke ile ilgili geleceğe dair doğru kararlar ancak geçmişle ilgili doğru bilgiler üzerine bina edilebilir.
ilk söylediğim kelime ATATÜRK müş.büyükbabam öğretmiş.ilk okuduğum şiirlerde Atatürk şiirleridir.yani hayata onunla başlamış biriyim..