vakti zamanında ihap hulusi'nin tasarımını yaptıgı klüp rakı'nın üzerine atatürk ün oldugu rivayet edilir.
bir de atatürk' e sorarlar neden bu kadar fazla içtigini, bazen zihnim o kadar hızlı çalışıyorki kontrol edemiyorum ve bu beni çok fazla yoruyor. içtigimde biraz daha iyi ediyor diye yanıtlar.
bi de rakının yanına türk kahvesini koymak gerek bir de sigara tabi.
Bir deniz tabip albayın bu konuda yaptığı doktora tezi vardır.
Orada Atatürk’e yanlış tedavi uygulandığı anlatılmaktadır. Atatürk sanıldığı gibi siroz hastası değildi. Atatürk’e sıtma tedavisi yapılmış, aşırı “kinin” yüklenmiş ve karaciğeri bu yüzden iflas etmiş, siroza dönüşmüştü.
Mustafa Kemal Paşa, rakı değil ispirto, antifriz içmiş olsa ne olur? Asıl mesleği olan askerlik hayatı boyunca savaştığı tüm cephelerde, komuta ettiği tüm kuvvetlerde en üst başarıyı yakalamış, en kötü zamanlarında bu ülkeyi dört tarafını işgal eden yabancı devletlerden kurtarmış, yaptığı ilke ve inklaplarla Türk Ulusu' nu yüzyıllarca içinde yaşadığı karanlıktan kurtarmış bir insandan bahsediyoruz. Paşa'nın yaşamış olduklarının onda birini yaşayacak cesaret kim de vardır acaba? Musatafa Kemal Paşa şimdi bu devleti, bu milleti içinden kemirmeye çabalayan şerefsiz, baldırı çıplak, namert arap yalakalarını öyle bir pislik çukuruna gömdü ki, fazlasıyla hakederek düştükleri bu çukurdan ancak 80 sene sonra burunlarını çıkartıp tekrar uluorta sızlanabilmeye başladılar.
Vatanı, İngiliz' e, Fransız'a, Yunan' a satmaya kalkan bu tabansızların şeyhi, hocası, imamı içki içmese ne olur? Trablusgarb' da Türk askerini gavura satan, bu namertlerin belbağladığı, yere göğe sığdıramadığı araplar değil mi?
"Atatürk Alkolikti" provokasyonu yapanların gerekli inceleme ve araştırmayı gerçekleştirmeden bu karalamaya giriştikleri tamamen bir gerçektir. Onun içki sonrasında herhangi bir tutarsızlığı hiç bir yerde görülmemiş ve bu bakımdan da örneklenememiştir. Hatta yaşamı boyunca en yüksek dozda içki aldığı tek gece bile belirlenmiş ve tanıklarca ifade edilmişken bu konuda israrcı olmak abesle iştigaldir. O gece (10 Ağustos 1929) Atatürk Savanora Yatı'yla milletvekili Tahsin Uzer'in Büyükdere'deki yalısına konuk olarak gitmiş, çoşkulu ve heyecan dolu o gecenin sonrasında Uzer alkol miktarını belirleyecek olan şu sözleri söylemiştir;
"Atatürk o gece son derece neşeliydi. Hayatında en çok içkiyi de o gece içmişti. O gece sabaha dek içildi. Hepsini hesaplamıştım, üç şişe bira ve yarım şişe dimitrokopulo (Üç kadeh de fazlası vardı) İşte bütün milletin ve benimde merak ettiğim içki miktarı bu kadardı.