1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

attila ilhan beni tanımlar diyenler

toplam 559 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.

attila ilhan hakkında attila ilhan

~177 ahkam var. 1 2 3 ... 9 önceki sayfa »

    gözlerin gözlerime değince
    felâketim olurdu ağlardım
    beni sevmiyordun bilirdim
    bir sevdiğin vardı duyardım
    çöp gibi bir oğlan ipince
    hayırsızın biriydi fikrimce
    ne vakit karşımda görsem
    öldüreceğimden korkardım
    felâketim olurdu ağlardım

    ne vakit maçka'dan geçsem
    limanda hep gemiler olurdu
    ağaçlar kuş gibi gülerdi
    bir rüzgâr aklımı alırdı
    sessizce bir cıgara yakardın
    parmaklarımın ucunu yakardın
    kirpiklerini eğerdin bakardın
    üşürdüm içim ürperirdi
    felâketim olurdu ağlardım

    akşamlar bir roman gibi biterdi
    jezabel kan içinde yatardı
    limandan bir gemi giderdi
    sen kalkıp ona giderdin
    benzin mum gibi giderdin
    sabaha kadar kalırdın
    hayırsızın biriydi fikrimce
    güldü mü cenazeye benzerdi
    hele seni kollarına aldı mı
    felâketim olurdu ağlardım
    .
    bütün üçüncü şahıslara..

    silwerheart   09 Ocak 2012 14:03   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    tamircikalfasi   09 Aralık 2011 11:38   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ben tuzparça yerdeyim o bir düğüm dolaşık
    ne karanlık bir gece arkası görünmüyor
    yıldızları dökülmüş yaptığımız yanlışlık
    başladığımız örgü nedense yürümüyor
    model seçimi kötü hesaplaması çok zor
    halbuki bir zamanlar ne hızlı başlamıştık

    blind alley   06 Mart 2011 03:57   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    13 nisanda vefat etti...az değil kaç devir yetiştirdi yazdıklarıyla.kapatırkn gözlerini saat 22:15'ti zaten o günden sonra "ondan sonrasını" sevemedim..

    dammla   24 Kasım 2010 13:18   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    bir zamanlar trt 2' de Atilla İlhan'la zaman içinde yolculuk adlı programı vardı sonra kaldırıldıgını öğrenince çok üzüldüm
    trt, programda farklı bir formattta yayın yapmak istemiş ama sağlık sorunları yüzünden kabul etmemiş Atilla İlhan.
    ha birde, Seynan Levent'in akşama doğru adlı programı da vardı onuda kaldırmış şerefsiz akp yanlısı t'ı'rt (tırt diyorum ben)
    ses tonu ve; 'Akşam oldu, hoşgeldiniz' diyişi ne güzeldi:/
    (zihniyetine sıçım senin akp)

    pearljam   20 Temmuz 2010 16:48   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    hemen hemen bütün şiirlerini severim, ama bu şiirinin ben de apayrı bi yeri var.

    Zeynep Beni Bekle

    zeynep beni bekle / gece ağaçlarına
    yağmur çiseliyorum / cam tozu su beyazı
    yalnızlığını mutlaka değiştireceğim
    bir yaprak halinde süzülüp saçlarına
    eski teşrin'lerden / kederli kırmızı
    zeynep beni bekle mutlaka döneceğim
    söyle kim önleyebilir buluşmamızı

    geceleyin ışıkları söndürdüğün zaman
    benim şiir kitaplarından sızan aydınlık
    elinde uyuyakaldığın heyecanlı roman
    pancurların çarpıldığı lodos geceleri
    rüzgârın değil benim / pencerendeki ıslık
    her akşam koridordaki ayak sesleri
    yanlış çaldığını zannetiğin telefon
    zeynep beni bekle mutlaka geleceğim
    hem bu ne ilk ayrılığımız ne de son

    pikapta eminağa acemaşirân saz semaisi
    sokakta çocuklar saklambaç hırsız polis
    hayat akıp gidiyor olsam da olmasam da
    saati durmamalı ufak sorumlulukların
    resmi bırakmadın ya / son çektiğin hangisi
    bak mektuplar birikmiş yine masamda
    fakülteler açılacak bak bugün yarın
    zeynep beni bekle mutlaka geleceğim
    başladığımız filmi birlikte bitireceğiz

    kim ne derse desin içimde delice bir his

    netakayim   05 Mart 2010 13:17   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    3.şahsın şiiri

    oceaneyll   01 Şubat 2010 18:56   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    boynuna o yeşil fuları sarma çocuk
    gece trenlerine binme kaybolursun
    sokaklarda mızıka çalma çocuk, vurulursun....

    polythene pam   16 Aralık 2009 20:07   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    EMPERYAL OTELİ

    ben hiç böylesini görmemiştim
    vurdun kanıma girdin itirazım var
    sımsıcak bir merhaba diyecektim
    başımı usulca dizine koyacaktım
    dört gün dört gece susacaktım
    yağmur sönecekti yanacaktı
    sameland seferden dönecekti
    duvardaki saat duracaktı
    kalbim kendiliğinden duracaktı
    ben hiç böylesini görmemiştim
    vurdun kanıma girdin itirazım var
    emperyal otelinde bu sonbahar
    bu camların nokta nokta hüznü
    bu bizim berheva olmuşluğumuz
    bir nokta bir hat kalmışlığımız
    bu rezil bu çarşamba günü
    intihar etmiş kötümser yapraklar
    öksürüklü aksırıklı bu takvim
    ben hiç böylesini görmemiştim
    vurdun kanıma girdin itirazım var
    sesleri liman sislerinde boğulur
    gemiler yorgun ve uykuludur
    sabahtır saat beş buçuktur
    sen kollarımın arasındasın
    onlar gibi değilsin sen başkasın
    bu senin gözlerin gibisi yoktur
    adamın rüyasına rüyasına sokulur
    aklının içinde siyah bir vapur
    kıvranır insaf nedir bilmez
    otelin penceresinde duracaktın
    şehri karanlıkta görecektin
    karanlıkta yağmuru görecektin
    saçların ıslanacak ıslanacaktı
    kış geceleri gibi uzun uzun
    tek damla gözyaşı dökmeksizin
    maria dolores ağlayacaktı
    istanbul'u yağmur tutacaktı
    bütün bir gün iş arayacaktım
    sana bir türkü getirecektim
    kulaklarımız çınlayacaktı
    emperyal oteli'nin resmini çektim
    akşam saçaklarından damlıyordu
    kapısında durmanı söylemiştim
    yüzün zambaklara benziyordu
    cumhuriyet bahçesi'nde insanlar geziyordu
    tepebaşı'ndaki küçük yahudiler
    asmalımesçit'teki rum kemancı
    böyle rüzgarsız kalmışlığımız
    bu bizim çektiğimiz sancı
    el ele tutuşmuş geziyordu
    gazeteler cinayeti yazıyordu
    haliç'e bir avuç kan dökülmüştü
    emperyal oteli'nde üç gece kaldık
    fazlasına paramız yetmiyordu
    gözlerin gözlerimden gitmiyordu
    dördüncü gece sokakta kaldık
    karanlık bir türlü bitmiyordu
    sirkeci garı'nda sabahladık
    bilen bilmeyen bizi ayıpladı
    halbuki kimlere kimlere başvurmadık
    hiçbiri yüzümüze bakmıyordu
    hiç kimse elimizden tutmuyordu
    ben hiç böylesini görmemiştim
    vurdun .... kanıma girdin ..... kabulümsün.

    Drowning Man   10 Kasım 2009 14:52   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    İSTANBUL AĞRISI

    Kanatları parça parça bu ağustos geceleri
    Yıldızlar kaynarken
    Şangır şungur ayaklarımın dibine dökülen
    Sen
    Eğer yine İstanbul'san
    Yine kan kopuklu cehennem sarmaşıkları büyüteceğim
    Pançak pançak şiirler tüküreceğim
    Demek yine ben
    Limandaki direkler ormanında bütün bandıralar ayaklanıyor
    Kapı önlerinde boyunlarını bükmüş tek tek kafiyeler
    Yahudi sokaklarını aydınlatan Telaviv şarkıları
    Mavi asfaltlara çökmüş
    Diz bağlıyor
    Eğer sen yine İstanbul'san
    Kirli dudaklarını bulut bulut dudaklarıma uzatan
    Sirkeci Garı'nda tren çığlıklarıyla bıçaklanıp
    İntihar dumanları içindeki Haydarpaşa'dan
    Anadolu üstlerine bakıp bakıp
    Ağlayan
    Sen eğer yine İstanbul'san
    Aldanmıyorsam
    Yakaları karanfilli ....... eğer beni aldatmıyorsa
    Kulaklarımdan kan fışkırıncaya kadar
    Yine senin emrindeyim
    Utanmasam
    Gözlerimi damla damla kadehime damlatarak
    Kendimi yani şu bildiğim Atilla İlhan'i
    Zehirleyebilirim
    Sonbahar karanlıkları tuttu tutacak
    Tarlabaşı pansiyonlarında bekarlar buğulanıyor
    İmtihan çığlıkları yükseliyor üniversite'den
    Tophane İskelesi'nde diesel kamyonları sarhoş
    Direksiyonlarının koynuna girmiş bıçkın şöförler
    Uykusuz dalgalanıyor
    Ulan İstanbul sen misin
    Senin ellerin mi bu eller
    Ulan bu gemiler senin gemilerin mi
    Minarelerini kürdan gibi dişlerinin arasında
    Liman liman götüren
    Ulan bu mazot tüküren bu dövmeli gemiler senin mi
    Akşamlar yassıldıkça neden böyle devleşiyorlar
    Neden durmaksızın imdat kıvılcımlari fışkırıyor
    Antenlerinden
    Neden
    Peki İstanbul ya ben
    Ya mısralarını dört renkli duvar afişleri gibi boy boy
    Gümrük duvarlarına yapıştıran yolcu abbas
    Ya benim kahrım
    Ya senin ağrın
    Ağır kabaralarınla uykularımı ezerek deliksiz yaşattığın
    Çaresiz zehirler kusan çılgın bir yılan gibi
    Burgu burgu içime boşalttığın
    O senin ağrın
    O senin
    Eğer sen yine İstanbul'san
    Yanılmıyorsam
    Koltuğumun altında eski bir kitap diye götürmek istediğim
    Sicilyalı balıkçılara Marsilyalı dok işçilerine
    Satır satır okumak istediğim
    Sen
    Eğer yine İstanbul'san
    Eğer senin ağrınsa iğneli beşik gibi her tarafımda hissettiğim
    Ulan yine sen kazandın İstanbul
    Sen kazandın ben yenildim
    Kulaklarımdan kan fışkırıncaya kadar
    Yine emrindeyim
    Ölsem yalnız kalsam cüzdanım kaybolsa
    Parasız kalsam tenhalarda kalsam çarpılsam
    Hiç bir gün hiçbir postacı kapımı çalmasa
    Yanılmıyorsam
    Sen eğer yine İstanbul'san
    Senin ıslıklarınsa kulaklarıma saplanan bu ıslıklar
    Gözbebeklerimde gezegenler gibi dönen yalnızlığımdan
    Bir tekmede kapılarını kırıp çıktım demektir
    Ulan bunu sen de bilirsin İstanbul
    Kaç kere yazdım kimbilir
    Kaç kere kirpiklerimiz kasaturalara dönmüş diken diken
    1949 Eylül'ünde birader mirc ve ben
    Sokaklarında mohikanlar gibi ateş yaktık
    Sana taptık ulan
    Unuttun mu
    Sana taptık.

    turkuazzz   08 Eylül 2009 22:52   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    sarhoştum , kasımpaşadaydım .

    daftbank   21 Ağustos 2009 13:50   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    .. Ah bu şiir beni benden alıyor

    asıl büyük sarhoş benim
    uzaktaki
    ben ki tek damla şarap içmedim
    ekmeğin beyaz zeytinin siyah
    olduğunu biliyorum
    asıl büyük sarhoş benim
    uzaktaki
    benim kusturucu sarhoşluğum
    yoksulluğum

    yüzüme bakmasan da
    yağmura düşürsen de gözlerini
    gözlerime bakmasan da ne kadar
    o kadar aydınlığın gökyüzüme uzanıyor
    uykularımda nefesinin sıcaklığı
    o kadar
    hangi akşam kapımı çalan sen değilsin
    sen değil misin gizli bir kıvılcım gibi
    gözbebeklerimde duran
    umutsuzlandığım her akşam
    senin rüzgârın almıyor mu
    uğultulu yorgunluğumu
    yoksulluğun eşiğinde kapaklandığım zaman
    ellerimden sımsıkı tutmuyor mu senin
    iyimserliğin

    ben bu tezgâhı kurdumsa senin için kurdum
    senin için dokuduğum basma ve pazen
    denizin yeşilinden süzdüğüm balık
    göğün mavisinden çaldığım kuş
    senin için
    felsefe okudumsa
    iktisat okudumsa gece yarıları
    boğazım kurumuş içim bir kalabalık
    sıcacık mısralar okudumsa yunus' dan
    senin için okudum
    geceyarıları

    sen beyaz bir kadınsın
    uzaktaki
    GÖZLERİN AKLIMDAN ÇIKMIYOR
    sen beyaz bir kadınsın
    karanlıkları dinleyen
    uzaktaki
    sarmaşıkları duyuyor musun rüzgârda
    yorgun başını
    üşümüş yastığına koyuyor musun
    uyuyor musun

    karanthina   21 Ağustos 2009 13:46   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    kirpi gibisin çocuk
    her tarafın diken
    kim elini uzatsa
    delik deşik..

    nui   07 Ağustos 2009 12:09   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ELİMDEN GELEN BU

    Elimden gelen bu ben iki kişiyim
    Çoğalmak neyse ne azalmak zor
    Birisi seni her an bırakıp gittiğim
    Öbürü kan gibi tutulmuş seviyor
    Ağzındaki acı alnındaki çizgiyim
    Gözlerine kirli bir bulut getirdim
    Hiçbir sevinç aydınlığı onu silemiyor

    Elimden gelen bu ben iki kişiyim
    Birisi kapadığın kapılardan gitmiyor
    Yağmur yağmaksa o güneş açmaksa o
    Bir yerin üşüse onun sıcaklığı
    Öbürü en içten çağrını işitmiyor
    Alıp tutmaksa o basıp gitmekse o
    Bakışları kıyısız deniz uzaklığı

    Elimden gelen bu ben iki kişiyim
    İkisi birden çıkmaya uğraşıyor
    Bilmem ki hangisinden nasıl vazgeçeyim
    Birisi yeni baştan serüvene başlamış
    Öbürü silahında son mermiyi sıkıyor
    Çoğalmak neyse ne azalmak zor

    ATTİLA İLHAN

    ceeren   09 Temmuz 2009 10:26   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    zeynep beni bekle / gece ağaçlarına
    yağmur çiseliyorum / cam tozu su beyazı
    yalnızlığını mutlaka değiştireceğim
    bir yaprak halinde süzülüp saçlarına
    eski teşrin'lerden / kederli kırmızı
    zeynep beni bekle mutlaka döneceğim
    söyle kim önleyebilir buluşmamızı

    geceleyin ışıkları söndürdüğün zaman
    benim şiir kitaplarından sızan aydınlık
    elinde uyuyakaldığın heyecanlı roman
    pancurların çarpıldığı lodos geceleri
    rüzgârın değil benim / pencerendeki ıslık
    her akşam koridordaki ayak sesleri
    yanlış çaldığını zannetiğin telefon
    zeynep beni bekle mutlaka geleceğim
    hem bu ne ilk ayrılığımız ne de son

    pikapta eminağa acemaşirân saz semaisi
    sokakta çocuklar saklambaç hırsız polis
    hayat akıp gidiyor olsam da olmasam da
    saati durmamalı ufak sorumlulukların
    resmi bırakmadın ya / son çektiğin hangisi
    bak mektuplar birikmiş yine masamda
    fakülteler açılacak bak bugün yarın
    zeynep beni bekle mutlaka geleceğim
    başladığımız filmi birlikte bitireceğiz

    kim ne derse desin içimde delice bir his

    echo88   26 Mayıs 2009 17:21   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    samaraa   24 Şubat 2009 20:44   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    sana kullanılmamış bir gök getirsem

    dcaine   20 Şubat 2009 14:31   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    iyiki doğduuun atiii
    iyiki doğdun atiii
    iyiki doğdun iyiki doğdun
    atiii

    aranan adam   21 Ocak 2009 09:51   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    mısaraları ve üslubu her defasında aklımı ruhuma çiviliyor...

    beni perişan ediyor...

    muntehir   21 Ocak 2009 09:48   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    düşünce biçimimin heykeltraşı, 100 yılda bir gelecek insanlardan...

    forchristmasonedolar   02 Ocak 2009 23:58   aferim     (0 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :mervebykoglu

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage