avazım çıktığı kadar kusuyorum?
SUSUŞTU YÜZÜN
bu ufukta bitiyor yüzün
ve başka bir gökyüzü başlıyor
komşu ellerle sarmalanıyorsun
yanıyorsun...
ne kadar övülsen az
avazım çıktığı kadar susuyorum
ismindeki sesli harfleri
mayınlı bir gülümsemeyle
senin karasularında olmak,
üstünde ilkbahar bir entari,
sanki
yeniden
eski bir öyküye başlamak...
yüzündeki o billur akşam kahvaltısı
sürgülerken özümü,
ne kadarını sustuk
konuştuklarımızın?..
çok gülerim bu söze.
keşke elinden geldiği kadar da yazmasa bunlar.
"avazım çıktığı kadar susuyorum" tarzında kurgulanmış cümlelere ben de avazım çıktığı kadar bağırıyorum..geçin böyle cümleleri yaaa..way efendim avazım çıktığı kadar susuyorum way efendim nedir bu kulakları sağır eden sessizlik way efendim ben susuyorum sen kana kana iç..ne bu cümleler abi çok kötü yaa....
"Avazı çıktığı kadar susmak." Kulakları sağır eden bir suskunluk için ne harika bir ifade ediş. Bravo Raguel
ne saçma söz.kel kafaya şimşir tarak.
bu sıcaklar susatır insanı...
Çıkmadığı kadar da boğuluyorum
avazın çıkıyosa demekki o kadar da susmuyosun. hep en çok beni kimse anlamıyo tribinde takılanlar konuşur,anlatır..o kadar çok konuşur ki hala anlaşılmadığını zanneder.ayrıca avaz'ın türkçe meali nedir ki? bir de nerden bildiğime gelince avazım çıktığı kadar durumuna gelince bağırırım,normalde konuşurum,susmak erdem değildir,konuşmak insancıldır..bla bla
silah arkadaşım ümitbasen'e de katılmamak mümkün değil.
avazı çıktığı kadar susan kardeşlerimiz, yeri gelince sessiz çığlıklar atacaklar, doğmamış çocuklarına mektuplar yazacaklar, içlerindeki boşlukları doldurmakla uğraşacaklar, zifiri karanlıktaki ışığı arayacaklar.
biz de onları odunla döveceğiz.
Haberin yok ölüyorum
konuşabilsem keşke..konuşsam da başkalarının acıttıkları acıtsa onları..
şu hayatta top sakal kadar midemi bulandıran bir diğer şey de oxymorondur.
kelime oyunu yapmayın lan, efendi gibi susun işte susacaksanız.
avazım cıkıo mu acaba merak ediorum..içimde cığlıklar bi yana..karsıdan heykel kdr ifadesiz..
öyle taşlar vardır ki bazen yalnızca sessizlikle kaldırabilirsin.
susuyorum ama bu pek hayra alamet değil. şuanda mecburen konuşamıyorum. zaten konuşmakta istemiyorum. ama sustukça daha tehlikeli hale geliyorum. ve daha ne kadar susabilirim bilmiyorum...
Ve tüm cümlelerimi sessizliğin üstüne kusuyorum.. Çıt çıkmıyor.. Huzurla korkuyorum...
sustukça ölmüyorum oluyorum pişiyorum..
fırtına öncesi sessizlik............