kendisini rak ın kok'ta izleyene dek oldukça başarılı bir görüntü hayal ediyordum. hatta ilk rak ın kok performansının aydilge'ye ait olacağını öğrenince "heyt be, güzel başlayacak günümüz!" diye heyecanla dolup taşmıştım.
fakat... aydilge'nin sahnesi berbat.
öncelikle nicel olarak anlatayım kız gözüyle. kendisi bembeyaz bir taytın içine yine bembeyaz bir iç çamaşırı giymiş, üstüne pazenden mi naylon ipekten mi olduğu anlaşılmayan bembeyaz bir tişört uydurmuş, beline de dantelimsi bembeyaz bir etek geçirmiştir. neye benzemiştir? göz zevkimi bozan bir şeylere ama nesne cinsinden değerini siz ölçünüz.
hadi kıyafeti geçtim, gözümüz kapalı dinlemeye alışkın bir milletiz biz. fakat o ses düzeni, o cırtlamalar ve o berbat kavır seçimleri neydi? sahnede hoplayıp zıplayarak sesini sıfırlayan aydılge'nin konserinde sonuna kadar kalma nedenimi itiraf ediyorum: suede çalacak beklentisi.
fakat belli ki eski sevgilisi suede yerine girls just wanna have fun kategorisine geçmişti aydilge. iki de seksenlerden ışınlanmış ucubik dansçı getirmişti ki o konuya hiç girmiyorum bile.
yalnız sanmayın ki ben borumu tek başına öttürüp oturuyorum burada, geri kalan kısım da avuçları patlayana dek alkışlamadı herhalde... konserde tek başına arkada dikilirken yavaş yavaş önlerde buldum kendimi, konser sonunda "bari biz gitmeyelim de kıza ayıp olmasın" diye duran 30 kadar insan kalmıştı koca burn çadırında.
e güzel mi oldu aydilge? tam bir saat katlandık sesine sırf yalnız değilsin mesajı verelim diye.