1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

aylak adam beni tanımlar diyenler

toplam 173 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.

aylak adam hakkında aylak adam

~63 ahkam var. 1 2 3 4 önceki sayfa »

    ‎''yoksa dünyada olmayanı mı arıyordu ? iki yanına bakındı . sağdaki kaldırımda duvara dayanmış büyük gözlü 1 okul çocuğu ilgiyle ona bakıyordu . gözlerini kırpmadan elindeki elmayı ısırdı . ağzı sulandı . yürüdü . vardı işte . çocuklar, elmalar vardı .''

    mal du siecle   07 Ağustos 2011 02:26   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Belki de insanlar kendi kendilerini düşünmek, hayaller kurmak için yeteri kadar yalnız kalamadıklarından anlayışsız oluyorlardı..

    sorgusuz   19 Haziran 2011 18:55   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ağaç dalı kompleksi

    fuzulisanrica   22 Nisan 2011 00:48   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    sartre'ın roquentin'i, kafka'nın gregor'u gibi bir adam c. varoluşun keskin labirentleri içerisinde sürekli bir arayış içinde olan belirsizlik o. hepimiz gibi. yalnızca biraz daha farkında o kadar.

    fahrenhayt451   17 Ekim 2010 19:26   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Sustu. Konuşmak gereksizdi. Bundan sonra kimseye ondan söz etmeyecekti. Biliyordu; anlamazlardı

    geyikligece   17 Ekim 2010 17:02   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    'Siz' anlanamaz, 'sen' anlanır. Bazı kitaplarda 'sizi seviyorum' u okuyunca gülerim. Sanki 'siz' sevilebilirmiş! 'Sen' sevilir, değil mi?" (s.63)

    "Belki de insanlar kendi kendilerini düşünmek, hayaller kurmak için yeteri kadar yalnız kalamadıklarından anlayışsız oluyorlardı." (s.109)

    "İçeni, içmeyeni tren yolculuğundaki süreksiz tanışıklıkla yetinirdi; ya da meyhane masasındaki." (s.136)

    "İnsanlar haksızken daha çok bağırır." (s.137)

    "İki insan ayrıldıkları zaman birbirlerinde bir şeyler bırakıyorlardı." (s.142)

    "Olanla yetinerek, aramadan, düşünmeden yaşanılsın diye yaratılmış bir dünyada yalnızdı." (s.156)

    kldyrn   27 Ağustos 2010 09:58   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Otobüsün arkasından öylece kalır;gerilimli,huzursuz,boşlukta ve yarı deli...Anlamayacaklardı;çünkü hiç anlamamışlardı.

    qevan   28 Temmuz 2010 22:07   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    sonunda ben aylak adam olsam o kızla tanışırdım diyerek planlar üretmişimdir... zira kitabı da aylaklığımdan dolayı bir kız tavsiye etmişti=)

    weirdomoem   22 Mayıs 2010 12:00   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    bildik gecelerden biriydi. kulaklarında büyük şehrin uğultusu vardı. belki arananın ayak sesleri de bu uğultunun içindeydi. döndü. insanların, arabaların kaynaştığı büyük caddelerden yana yürüdü.

    zamyatin   28 Aralık 2009 22:25   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    eve gelirken on paket sigarayla bir deste kibrit aldı. odasının ışığını yaktı. elindekileri karyolanın altına, boş bavula koydu- çevresine bakındı. yoktu. oturma odasını da aradı, orada da yoktu. bunca lüzumsuz eşya vardı da, neden en gereken, bir sigara küllüğü yoktu? kadınlar da böyleydi. dünyada gereğinden çok kadın vardı ama yalnız bir teki yoktu..

    lastdayofmagic   28 Aralık 2009 22:10   aferim     (4 puan)  |   Yk 

    ben bi aylak madam biliorum.

    lupathelatino   08 Kasım 2009 04:30   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    dışarda çiğnenmemiş kar, üstüne bastıkça gıcırdıyordu. kitapçının köşesinden tenha caddeye dönerken içinde bir boşluk vardı. saatine baktı: ona geliyordu. "nereye gideceğim? keşke polis kuşkulanıp karakola götürseydi beni. değişik bir gece olurdu. belki onu da bulup getirirlerdi. birlikte çıkardık. sonra, sıkıntı. o bitti. haşet' te kitap arayacağım. niye koşuyorsun? davete geç mi kaldınız? her zaman geç kalanlar bulunur. hindi dolması daha bitmemiştir. bu gece insanların hindi yemesi gerekir. bulamayanlar üzülür. yılbaşı hindisi... ooooo! eğlenmek de zorunludur bu gece. sinemalar, tiyatrolar, barlar doludur. evlerde toplantılar vardır. küçük bir toplantı demişti avukat. göz kırpmıştı. 'neydi o yılbaşı gecesi donattığımız masa. şu mehmet bey ne şakacı adam. kırdı geçirdi bizi. ama karısı.. sorma kardeş. ' küçük kumarlarınız vardır. on kuruşluk tombalalar. şimdi kim bilir kaç kere evde, kim bilir kaç kadının 'aman ayol, bu ne kötü şans böyle,' sözüne kim bilir kaç erkek ' üzülmeyin, kumarda kaybeden aşkta kazanır, ' diyordur. kim bilir kaç erkek de acele edip bu sözü ondan önce söyleyemediler diye onu kıskanıyordur. biliyorum sizi. küçük sürtünmelerle yetinirsiniz. büyüklerinden korkarsınız. akşamları elinizde paketlerle dönersiniz. sizi bekleyenler vardır. rahatsınız. hem ne kolay rahatlıyorsunuz. içinizde boşluklar yok.
    neden ben de sizin gibi olamıyorum? bir ben miyim böyle düşünen? bir ben miyim yalnız ? "

    joachim   11 Kasım 2008 13:39   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ben de

    takmaname   10 Ekim 2008 10:28   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ne zaman bir dilenci görsem sigara içip içmediğini merak ederim

    naj   10 Ekim 2008 10:25   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    çok severim çok ''canistan''ı da bi o kadar

    nam june   09 Ekim 2008 23:56   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    "bunların içinde meçhul denizlerde balık olmayı isteyen var mı acaba?"
    anlamsız yaşayan kalabalıklara bakıp bakıp c. gibi düşünmemek mümkün değil..candır kendisi candan ötedir

    tamina   09 Ekim 2008 23:53   aferim     (4 puan)  |   Yk 

    ben...ama adam deil....

    yaramazcadi   04 Ekim 2008 00:19   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    bir kaç kere üstüste gittiği pastanede çalışan adamın onu tanımaya başlamasından sonra bir daha aynı pastaneye gitmemesi tam da bay c'lik bir harekettir.

    diogenes   14 Eylül 2008 01:31   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    iki saat sonra kalabalığın içinde, sinemadan bir dar sokağa çıkan sanki başka birisiydi. düşünüyordu: "çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. sinemadan çıkmış insan. gördüğü film ona birşeyler yapmış. salt çıkarını düşünen kişi değil. insanlarla barışık. onun büyük işler yapacağı umulur. ama beş-on dakikada ölüyor. sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu; asık yüzleri, kayıtsızlıkları, sinsi yürüyüşleriyle onu aralarına alıyorlar, eritiyorlar."
    saatine baktı: dört buçuğa beş vardı. "eve gidip okusam." durağa yürüdü. "bunları kurtarmanın yolunu biliyorum. kocaman sinemalar yapmalı. bir gün dünyada yaşayanların tümünü sokmalı bunlara. iyi bir film görsünler. sokağa hep birden çıksınlar..." kafasından geçene güldü. duraktakiler dönüp baktılar. kadının biri kaşlarını çattı. sokakta kendi kendine sesli gülünemeyeceğini bilmeyen yoktu. " ne adamlar be. güldüysem güldüm, size ne?" duramadı orda, yürüdü. eve gitmeyecek. içindeki sinemadan çıkmış kişiyi öldürdüler.

    Ozn Sfk   19 Temmuz 2008 11:07   aferim     (0 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :pseudo

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage