bir çeşit yıldız ibrahimova
mustafa abla:)) puhaa süper olmuş:))
Ben de sesi dışında, saçlarını seviyorum, düzken çok kezban, dalgalı kullansın. Duy beni Mustafa abla.
Transparan seven bir ablamızdır. Saygı duyuyorum.
bazen içimi oyuyor bazen içimi bayıyor
Aziza Mustafa Zadeh, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de dünyaya geldi. Piyanist ve besteci babası Vagif Mustafa Zadeh, mugam olarak bilinen geleneksel Azerbaycan müziği ile cazın karışımından yarattığı müziği ile tanınıyor. Annesi Eliza Mustafa Zadeh ise klasik müzik eğitimi almış bir şarkıcı. Küçük bir çocukken dans eden, resim yapan, şarkı söyleyen, yani sanatın tüm dallarıyla ilgilenen Aziza, 3 yaşında babasıyla sahne aldı ve ilk doğaçlamalarını yaptı. Fakat daha sonra piyanodaki yeteneği parlamaya başlayacaktı.
Erken yaşlarda klasik piyano eğitimi almaya başlamasına ve J.S.Bach ve F.Chopin'in bestelerine olan ilgi ve hevesine rağmen, doğaçlamaya olan ilgisini ve yeteneğini de göstermeye başladı. "Yeterince pratik yapmadım" diye açıklıyor ve ekliyor "çaldığımı hissetmezsem çalmam".
Babasının trajik bir şekilde 39 yaşında sahnede ölmesi Aziza'nın hayatında bir dönüm noktası oluyor. Bu krizin sonucunda annesi kendi sahne hayatına son veriyor ve kendini kızının müzikal yeteneklerini geliştirmeye adıyor. Şu anda onun menajeri ve Aziza yeni besteler yaptığında onun fikirlerine çok güveniyor. "Ona güveniyorum çünkü bir klasik müzikçi olarak çok tecrübeli ve babamla da caz tecrübesi var" diyor ve ekliyor "müzik, tarih ve edebiyat hakkında çok şey biliyor".
17 yaşındayken Washington'da Thelonious Monk piyano yarışmasını, Monk'un bestelerini kendi mugam tarzıyla yorumlayarak kazanıyor. Daha sonra annesiyle Almanya'ya taşınıyor ve kendi ayırt edici müzikal yönünü geliştirmeye konstantre oluyor.
Zadeh, 1991 yılında kendi adını taşıyan ilk albümünü Aziza Mustafa Zadeh'i çıkardı. Bu albümde, kendi etnik köklerini klasik müzik ve cazla besleyebilen, sıradışı ve dikkate değer bir sese sahip bir sanatçı olduğu hemen anlaşılıyordu. Bu ilk olumlu izlenimler 1993 yılında çıkan Always albümü ile perçinlendi. Yetenekleri o kadar etkileyiciydi ki pek çok prestijli caz müzisyeni Aziza'nın 1995'deki Dance of Fire albümü için bir araya gelmeyi kabul etmişti. Gitarist Al Di Meola, basçı Stanley Clarke, Weather Report'un eski davulcusu Omar Hakim ve saksofoncu Bill Evans gibi ustalardan oluşan bir grupla çalmak, kendini henüz tam olarak ispat etmemiş pek çok müzisyen için korkutucu olabilirdi, fakat Aziza bir kez daha kendine özgü müzikal eğilimleriyle dolu bir albüm çıkardı. "Aziza bir dahi, hem besteci hem de icracı olarak. Onun müziği bana yalnız başına cazdan daha anlamlı geliyor, çünkü duyduğum şey onun kültürü." diyor Al Di Meola ve ekliyor "onu dinlerken Azerbaycan'ı duyuyorum."
Londra ve Paris'ten İstanbul ve Tel Aviv'e kadar verdiği tıklım tıklım dolan konserlerinde, 1996 yılında çıkardığı Seventh Truth albümünün kapağındaki baştan çıkarıcı kıyafetinden sadece biraz daha fazla giyinerek seyircileri üzerinde tatlı bir heyecan uyandırıyor. Belki de bu resim bize solo piyano ve sesten oluşan müziğinin sadeliğini yansıtmak için tasarlanmıştı. Bu albümden sonra kendi bestelerinin yanında "My Funny Valentine" and Dave Brubeck'in "Take Five"i gibi caz standartlarının da yer aldığı Jazziza albümünü çıkardı.
Londra'da Abbey Road Studios'da kaydedilen yeni albümü Shamans'da Aziza, müziğinden değişik örnekler sunuyor. "Bach Zadeh" ve "Portrait of Chopin"de klasik müzik etkileri görülüyor, "Ladies of Azerbaijan" ve "Sweet Sadness" bestelerinde ise kendine özgü güçlü vokal tekniği göze çarpıyor.
albümlerinde dave weckl, omar hakim, al di meola, stanley clarke , john patitucci gibi üstadlarla çalışan inanılmaz güzel beste yapan, harika sesli ve güzel piyanist ve vokalist. gereken değerinden daha azının verildiğini düşünüyorum. neden çok kişi bilmez anlamıyorum :S
ladies of Azerbaijan
@ amarth- stanley clarke amcasının diğer işlerini dinleyip nası yani demeniz çok normal çünkü sanılanın aksine dance of fire albümünde (nedense) iki basçı var ve insan gibi basları çalan kai kardeşimiz. ara sıra bitmeyen cümleler, yersiz slaplar falan duyuluyo albümde, o sçışların mimarı stanley. stanley ilk parçanın sonundaki perdesiz solosunu çalmış olsaydı şu an dünya bambaşka biyer olmuş olurdu...
bana bana gel gaçma gözel
yorumuyla, tonuyla, çalışıyla enfes bi piyanist ve vokalist. hiçbiryerden ses almayarak söyleyecek kadar üstün bir kulağı ve müzik bilgisi varmış. dance of fire albümünde çalıştığı isimler ile birlikte harika uyum yakalamış. bir gitar bir bas bir davul bu kadar güzel gider birbirine. özellikle stanley clarke ın basları muhteşem. günde 3 öğün dinlenmesi farz.
her zamanki gibi saçma sapan binbir güçlükle gittiğim efes antik tiyatroda izlediğim konserinde maharetine sesine bi kez daha hayran kalmıştım.kamu hizmeti veren gayet resmi bi dairede jazzın sevilmesine,koridorlardan çınlarcasına çalınmasına ön ayak edip,elleri koları mürekkepe batmış saçları kır memurumun başımda üşüşüp defalarca şu kızdan çal demesine sebep olmuştur.
Sanırım Dance of Fire albümünde Al di Meola ve Stanley Clarke ile çalmış. Stanley Clarke'ın çaldığı başka hiçbirşey Azize ile çaldıkları kadar hoşuma gitmedi.
"Uzun İnce Bir Yoldayım" düzenlemesi hoşuma gitti.
Bir tek, oryantal ağızla İngilizce şarkı söylemesi sinirimi bozuyor. Uyuşmadıklarını düşünüyorum.
efes antik tiyatronun (imir-selçuk) akustiği ve atmosferinden olsa gerek unutamayacağım bir konser izlemiştim..
bembeyaz bir piyanosu vardı hayran kalmıştıştm.
güzel bir yorumcu ayrıca.
yılllaaar önce konserini seyrettiydim. cok farklı gelmişti bana. ama sesi insanın kulagını hiç tırmalamıyor. müziğin alışılmadık temsilcisi adeta.
ses virtouzu.. dünyadaki en iyi sesLerden bir tanesidir.. ayrıca piyanisttir.. "jazziza" aLbümü her er kişinin arşivinde yer buLması Lazım.. rüya bir albüm.. rüya gibi bir kadın.. tüm aLbümLerini tavsiye ederim.. çaLıştığı kişiler dünyanın en iyileri.. keza kendiside öyLe..
"bana bana geL (bad girL) adLı bir parçası vardır ki ses oLayında bombayı orada patLatır.. nesin sen öyLe?..
*piyano olacaktı
ayrıca yandı ganım daha parçasını şiddetle tavsiye ederim son albümü de harika olmuş....
SES VE PİANO VİrTİÖZÜ muhteşem hatun kişi...
sertap erener azizanın sesindeki bilmem ne şeysi için dersler alıyormuş.... (terimi hatırlayamadım üzgünüm)