küçükken sığdığımız kapı eşiğine şimdi tek sıgamıyorum., insan büyüdükçe yalnız mı kalıyor ne...?
lanetimiz..
her doğum gününüzde sevenlerinizin zorla hatırlattıkları iğrenç bi durumdur büyümek.
zamanla oyuncaklarınız kaybolur ellerinizden..
nereye gittiklerini bile kavrayamadan ilk sigaranızı içinize çekmişsinizdir bile. bi sahil kenarında bira tokuştururken görürsünüz kendinizi bir anda...
aklınızda ilk öptüğünüz kızın ipek gibi saçları vardır.
elinde ipe bağlı aklınla gezerken bi kağıt tutuştururlar eline, sonra birden kravatsız dolaşmaya başlarsın.
Uzak şehirler otobüs yolculukları sıradan gelmeye başlamıştır. yüzünüzde çıkan kıllarada şekil verebiliyosunuzdur artık
ozaman biraz daha kavrarsınız büyüdüğünüzü.
Artık evcilik oynamıyosunuzdur kız arkadaşlarınızla onlar size yurtlarından evci çıkıyodur.
ama mantık yine aynıdır. biri çay demler diğeri fincanlara koyar..
bide sakallar vardır tabii, onlarda gereksiz can yakar bazı bazı.
ikinci bi kağıt daha tutuştururlar elinize ve yine yeniden o kravat yine boynunuzdadır. Artık rengarenk takabiliyosunuzdur kimse kızmaz size.. hatta unutursunuz bile bazı bazı.. boğazınızdan bağlı olduğunuzu.
elinizde çantanız evinize dönerken. bi park görürsünüz salıncakları olan.
işte ozaman anlarsınız büyüdüğünüzü
o salıncağa artık sığamazsınız.
dönüp arkaya baktığınızda birsürü insan bir sürü yaşam bir sürü yaşanan.
ölüme içerler.
kendinize çay demlersiniz.
tek fincanla
büyüdükçe öğrenirsin, deneyim kazanırsın, kişiliğini ortaya koyarsın, sana ait birşey olur, emeğinin karşılığını almanın keyfine varırsın, tek başına gezebilirsin, sana hesap sorulmaz, çocuk yapabilirsin vs.
şaşırmamak, kabulleniş (dincesi: tevekkül)
fena
- ben halaa küçüğüm, büyüyünce tüm eğlencesi kaçıyor hayatın.
-demek ki büyümenin eğlenceli yanlarını keşfedememişsin daha.
her girilen yaş çocukluğundan bir yıl daha uzaklaşmaktır..
Herşeyi daha az anlaşılır kılmak!!
üşümek
şükür büyüyemedik
bizler büyürken durmaz büyür oyunlar bütün oyunlarda herkes kadar benim de payım var :)
nefret ediyorum
Büyükler sayılara bayılırlar. Yeni bir arkadaş edindiniz diyelim: onun hakkında hiçbir zaman asıl sormaları gerekenleri sormazlar. "Sesi nasıl?" demezler örneğin, ya da. "Hangi oyunları sever? Kelebek koleksiyonu var mı?" diye sormazlar. Onun yerine. "Kaç yaşında?" derler. "Kaç kardeşi var? Kaç kilo? Babası kaç para kazanıyor?" Ancak bu sayılarla tanıyabileceklerini sanırlar arkadaşınızı.
-küçük prens-
doğa kanunu
hızlı
Danone yiyin, ciddiyim büyütüyor.
büyümek denir adına; benliğini içeri çok daha içeri çekersin; saklarsın yaralı kalbini; göz yaşlarını içine akıtırsın... perde çekersin kimsesiz odanın penceresine, perde üstüne perde çekersin çocuksu düşerlerine, aykırılığına, içinden konuşmalarına... büyümek derler adına; kimse kimsenin gözlerinin içine bir daha kusursuzca, saf bir su gibi bakamaz...
zor.
özgürlükle büyüyceime inanırım!yok ötesi!
beynim büyüdü de kalbim büyümedi.. keşke hiç büyümesek çocuk kalsak.. ne kdr mtluyduk :)