Taksim sahnesinde hala devam ediyor mu bilmiyorum ama ediyorsa mutlaka gidilmeli, sonuna kadar epik tiyatro örneği.
"Garç, gurç, garç, iyyyyk, ay işiğiii" =D
can yücelin türkçe olarak yeniden yazmasını kaynak olarak kullanan adana devlet tiyatrosunun repliklerinin trabzon devlet tiyatrosu tarafından daha vurgulu ve daha mizahi bir şekilde düzenlenmesiyle ortaya çıkanı, 2 yıla yakın kapalı gişe oynamasıyla sonuçlanmıştır. ilk gidişte karında ağrılar oluşturduğu, 5. seferde elde repliklerin düzeltilmeye çalışıldığı, tiyatrocuların artık yolda gördükçe 'her oyunda sizi görmeye alıştık' demeleri ile karşılaşıldığı ve her alkışta karşılıklı selam verilerek alkışlanıldığı üstün eğlenceli oyundur.
hayatta tekrar yaşanılması istenen anlar
lakin geçen yıl sabahattin eyüboğlunun çevirisiyle ankara devlet tiyatrosunda da oynanmıştır. fakat kişiler ve kişilikler daha çok orjinaline yatkın ve yakın olduğundan eski tadı vermemiştir. diğerini bildikten sonra bunu en önden izlediğinizde çoğu sahnede "olmamış" yorumundaki kafa sallamalarınız, alkışlarken oyuncuların değişik bakışlarına maruz kalmanızı sağlayabilir.
--spoiler--
hatta trabzon dt yorumunda,
1. perde
4. sahne
iskender:
"ben de onu istiyorum zâten, Marlen Mur."
kısmı
"ben de onu istiyorum zâten, Muhterem Nur."
şeklinde söylenmiştir.
/
(tdt ekleme: cin 4 kere etrafında döner)
dört döndüm cenabet ormanı
koydunsa bul atinalı oğlanı
koşturuyordum ya iksiri
aşka açılsın diye diye gözleri.
...
/
hatta şu an sahnesini hatırlamıyorum,
babaron önde konuşurken, etrafta kimse yokken, cin elinde bir topla oynayarak girer.
bunun üzerine babaron ekleyerek devam eder,
"bu kimsenin olmadığı yerde, in cin top oynuyor..."