1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

barda beni tanımlar diyenler

toplam 101 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.

barda hakkında barda

~271 ahkam var. 1 2 3 ... 14 önceki sayfa »

    Eflatun'un şarkısı var Barda,benim aklıma o geldi olur mu? :)

    Mervedensosyomata   09 Temmuz 2010 18:05   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ananızı schhsssikicem lan sizzsshiinn

    daftbank   12 Ağustos 2009 01:19   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Filmin gerçek hikayesi.

    17 saat dayak, elektrik, tecavüz Bize bunu yapanlar Rahşan affıyla çıktı

    1997 yılında, 18 yaşındaydım ve Ankara’da Şapka Bar’da şarkı söylüyordum. Olayın olduğu apartmana taşınalı henüz 15 gün olmuştu. Bir tarafında Cumhurbaşkanlığı Köşkü, bir tarafında Başbakanlık, diğer tarafında Dışişleri Bakanlığı Konutu ve Mesut Yılmaz’ın evi vardı.
    Yani dağ başında değildik. İlk dört daire boş, diğerleri doluydu. O gün üniversiteli iki erkek arkadaşım, akşam yemeğe gelecekti. Aynı gün Mersin’den komşum, 18 yaşındaki A.T.G. bir kız arkadaşıyla Ankara’ya gelmiş ve beni arayıp "Görüşelim" demişti. Onları da yemeğe davet ettim. Beraber yemek yedik, eğlenmeye çıktık. Gece 2’de eve döndük, hemen uyuduk. Sabah 5 civarında gürültüyle uyandık. Eli silahlı, yolda yürürken korkup karşı kaldırıma geçeceğiniz korkunçlukta 7 adamla burun buruna geldik. Yüzlerinden pislik akıyordu. Sonradan öğrendiğimize göre, apartmanın üst katını tutmuşlar. Kuruyemiş dağıtımı yaptıklarını söyleyen, aslında barlardan haraç toplayan bir çetenin adamlarıymış. Ellerindeki silahları ve bıçakları gösterip,"Napıyorsunuz lan, bizden habersiz karı mı s... burada" diye bağırıyorlardı. Aslında amaçları para alıp gitmekti. Kızları görünce kalmaya karar verdiler. Hepimizi odanın duvarına dizdiler, ellerine geçirdikleriyle dövmeye başladılar. Sopayla yorulduklarında tekme atıyorlardı. Dövmekten sıkılmışlardı. "Elektrik verelim lan bunlara" demeye başladılar. Dayaklardan çığlık atacak halimiz kalmamıştı, elektriği yiyince avaz avaz bağırdık. Bu da yetmedi. İçlerinden biri elindeki bıçakla penisimi kesmek üzereyken, en gençleri ve kötünün iyisi Murat Gökgöz müdahale etti. Beni kurtardı. Yine de vücudumun her yeri bıçakla kesildi, hálá izlerini taşıyorum.

    Bir yandan içiyor ve uyuşturucu alıyorlardı. İlk üç saat çığlığımız hiç dinmedi. "İmdat bizi öldürüyorlar" çığlığı attıkça, kahkaha atıp "Biz Allahız, kimse dokunamaz" diyorlardı. O kadar bağırmıştık ki, nasılsa birileri duyup polisi aramıştır, diye umutlanıyorduk. Fakat ne gelen vardı ne de giden. 17 saat boyunca kimse yardımımıza gelmeyince "Adamlar haklı, gerçekten bunlara kimse dokunamıyor herhalde" diye düşünmeye başladık. Bugün bile aklım ermiyor: O çığlıkları bir Allah’ın kulu duymadı mı? Kırık kapıdan hiç mi ses çıkmadı dışarı? Duyup, polisi aramayanları affedemiyorum.

    Birkaç saat sonra erkek arkadaşlarımızdan Ş.Ş, kaçmayı başardı. Peşinden silahla gidip, herkesin ortasında onu geri getirdiler. Hatta o sırada bir nakliyat kamyonunun şoförü, eli silahlı adamı gördüğünde "Naber abi yine mi kurban kesiyorsunuz" diye gülmüş.

    Hepimizi öldüresiye dövdükten sonra, 18 yaşındaki A.T.G.’yi diğer odaya götürüp tecavüz ettiler. "Bakireyim, yalvarırırm beni bırakın" diye ağladı ama dinlemediler. Sonra da kocasından yeni boşanmış ve dört yaşında bir kızı olan 23 yaşındaki N.K.’ya tecavüz ettiler. O da, "Dört yaşında kızım var, ne olur beni ona bağışlayın" diye yalvardı, dinlemediler. Kızların ikisine de 17 saat boyunca defalarca tecavüz ettiler. Yalvarmaları hálá kulaklarımda.

    İçkileri bitince beni karşıdaki Tekel bayiine içki almaya yolladılar. "Polise haber verirsen kızlardan birinin kafasını uçururuz" dediler.

    GÖRENLER POLİSİ ARAMADI
    Dükkándakilerin her yerimin kan revan içinde olduğunu görünce polisi arayacağını düşündüm. Adam beni süzdü. "Yalvarırım polise haber ver, ne kadar para istersen veririm, senin de çocuğun vardır" dedim. Cevap "Başımı belaya sokamam" oldu. Sonradan öğrendiğime göre, olay ortaya çıktıktan sonra, polisler o adamın kırılmadık yerini bırakmamış.

    Ağlayarak eve döndüm. Zorbalar, "Arabaya atıp bir yere götürüp orada mı öldürsek, yoksa öldürüp cesetleri bir yere mi taşısak" tartışması yapıyorlardı. Akşam saat 21.00’e yaklaşırken İbrahim Ural, en sessizimiz Ş.Ş’nin kafasına silah dayayıp "Yürü" dedi. Öldüreceklerini sandım "Nereye" diye sordum. Ş.Ş’yi bırakıp, "Sen gel o zaman" dedi. Apartmanın bodrumuna götürdü. "Buraya kadarmış, öldürecek" diye düşünürken bana tecavüz etti. Tekrar yukarı çıktığımızda, herkese "S... herifi" deyip beni koltuğa fırlattı.

    KAÇIP POLİSE GİTTİM
    Sonra yanıma oturdu, tişörtümün içinden göğüslerime doğru elini soktu. O sırada, "Bana bir duble rakı verin" diyerek herkesi şoke ettim. Bir dikişte içtim, ikincisini istedim. "Oh, oh keyiflendi bak, madem şarkıcısın bize şarkı söyle" dediler. İstedikleri türkünün iki dizesini mırıldanıp, İngilizce şarkıya geçmiş gibi yaptım. Arkadaşlarıma "I will run away, don’t afraid" (Kaçacağım, korkmayın) dedim. Kaş, göz işaretiyle "yapma" dediler. Üçüncü dubleyi istedim. Dört ve beşinci dubleleri kendim aldım. 10 dakikada beş duble içmiştim. Tecavüz edip, 17 saat dövüp rahatlamış olmalılar ki, bizimle "Memleket nere" muhabbetine geçmişlerdi. Altıncı duble için ayağa kalktığımda saat 23.00 civarıydı. Muhabbet koyulaşmıştı. Kırık kapıya iyice yanaştım, dışarı çıktım, bardağı bırakıp merdivenlerden aşağı koşmaya başladım. Caddeye çıktığımda ilk gördüğüm arabaya kendimi atıp, "Gaza bas abi, polise" dedim. Karakol 3 dakikalık mesafedeydi. Nöbet değişim saatiymiş, olması gerekenden daha fazla polis vardı. Beni kan revan içinde görünce donakaldılar. "Ne oldu sana" dediklerinde "Sabah 5’ten beri işkence görüyoruz, arkadaşlarım hálá onların elinde, silahlılar" deyince beni de arabaya atıp, çok kalabalık bir grup polisle eve gittik. Evin etrafını sardılar ve diğerlerini de kurtardılar.

    Mahkeme devam ederken, bir araba önümde durdu. Daha önce hiç tanımadığım ünlü bir mafya babasının adamları beni arabaya bindirdi. Korkmuyordum çünkü başıma gelebilecek en kötü şeyler gelmişti. Daha kötüsü ne olabilirdi ki? Mafya babası babacan tavırla bir kadeh viski ikram etti. Elime bir telefon tutuşturdu. "Öldür dersen, hattın ucunda bekleyenler, size bunları yapan adamların hepsini içeride öldürecek" dedi. Bir saat düşündüm. Bize biraz daha iyi davranan Murat Gökgöz hariç hepsinin öldürülmesinden yanaydım. İkinci saatte, bana tecavüz eden İbrahim Ural, en acımasızları Murat Yıldırım ve Murat Kandemir’in öldürülmesini düşündüm.

    Bir türlü karar veremiyor, ağlıyordum. Onlar karar vermem için sıkıştırıyordu. Birden bu kararı benim veremeyeceğimi, o kadar cani olamayacağımı düşündüm. Bize bunu yapanlar insan değildi ama biz insandık. Daha sonra olayı Ş.Ş’ye anlattım. İyi ki yapmadın, dedi. Sonradan öğrendiğimize göre Murat Gökgöz hariç hepsi içeride tecavüze uğramış.

    CİNSELLİĞİMİZİ SORGULADILAR
    Olay ortaya çıktıktan sonra, Ankara’da barlarda şarkı söylediğim için gece fotoğraf çeken bütün fotoğrafçılardan benim sahnede ibne gibi giyinip süslenmiş fotoğraflarımı aradılar. Bulamadılar tabii. Olaydan sonra en ağırıma giden, en entelektüellerinin bile, "Çocuk zaten eşcinselmiş" demesi oldu. Herkes manidar şekilde "Niye siz" sorgulamasına başladı. Bizden öncekilere neden olmuşsa, bize de o yüzden olmuştu. Sanıklardan biri, 11 yaşındaki erkek çocuğa tecavüzden sabıkalıydı. Çocuk neden tecavüze uğramıştı? Olayı manidar şekilde sorgulayan herkesin başına Allah aynısını versin. "Tecavüze uğrayan sen miydin" dediklerinde bir hafta bunalımdan çıkamazdım. Şimdi rahatım. Ne yüzümü gizliyorum, ne adımı. Utanması gereken ben değil, onlar ve onları hapisten çıkaran politikacılar.

    MAĞDURLAR NE HALDE?

    Tunç Erden Yakar

    28 yaşında. Olaydan sonra İngiltere’ye gitti ve üniversite okudu. Türkiye’de can güvenliği olmadığı gerekçesiyle Hollanda vatandaşlığına kabul edildi. Şimdi İstanbul’da reklam şirketi sahibi.

    A.T.G

    28 yaşında, küçük bir kasabaya yerleşti. Yalnız kalamıyor. Her yıl birkaç kez intihara teşebbüs ettiği için yanında sürekli birileri var.

    O.Y

    29 yaşında. Olaydan kısa süre sonra büyüdüğü ülkeye, Almanya’ya geri döndü.

    Ş.Ş

    29 yaşında. Tunç Erden Yakar’ın yardımıyla Hollanda’ya yerleşti.

    N.K

    33 yaşında. Kızıyla birlikte, geçmişini kimsenin bilmediği küçük bir kasabada, incik boncuk satarak hayatını kazanıyor. Kızının varlığı sayesinde hayatta kalma gücü buluyor.

    Travmatik   09 Haziran 2009 06:35   aferim     (4 puan)  |   Yk 

    izle ama asla orda olsaydım die düşünme harbi ii film olmus psklojine yeterince müdahil olabilio...

    nEnA   12 Aralık 2008 12:50   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    orda herşey olur ..

    nebinihavend   30 Ekim 2008 09:12   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    gel gidelim hamama...
    otur benim kamama...
    seni sikerdim ama...
    götün olmuş yalama...

    sen çıktın seni vurucam...!!!

    :):):):)

    ElAmorBrujo   30 Ekim 2008 06:39   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    sen uzatmaaaaa laaaaaaaaaaaaan...!!!

    ElAmorBrujo   30 Ekim 2008 05:56   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    "saat kaç lan ibneler" diye bi sahne hatırlamıyorum ben... ibneler derken...?

    ElAmorBrujo   30 Ekim 2008 05:49   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    ben dedim...
    gidelim dedim...
    biranın amına koyim güven kızlar rahatsız oldu dedim...

    ElAmorBrujo   30 Ekim 2008 05:37   aferim     (4 puan)  |   Yk 

    amcaaaoğğluuuuuuuuuuuuuu bu orospu çocuğu benim bacağımı kırdı amcaoğğluuuuuuuuuuuu...!!!

    ElAmorBrujo   30 Ekim 2008 05:32   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    -hem gemiye binecen hem bunlara, gezecen koy koy..

    joachim   30 Ekim 2008 05:32   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    -abi ne yaptınız siz
    -sizmii... sizmii... sizi bizi mi kaldı lan götveren.
    -iki karı siktik... hee
    -birini jiletledik... hee
    -bi orospu çocuğunu öldürdük
    -bak ne diyorum bak yaptıık biz yapıyoruz... biz yapıcaaz. anladınmı laağn.

    joachim   30 Ekim 2008 05:31   aferim     (3 puan)  |   Yk 

    dar alanda kısa paslaşmalar

    tent   06 Eylül 2008 11:30   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Nejat işler....

    LostDeaD   06 Eylül 2008 11:28   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ocakta unutmuşum demliği, anladım ki dalgınım...bıraktım çay demlemeyi... :)

    "ölüm kararlarını veremeyiz biz" demeleri kadar saçma birşey yoktu... başıma böyle birşey gelseydi -Tanrı yarattı-demezdim, diyemezdim.oyunculuklar genel olarak iyiydi ben begendim.

    fullihtisam   03 Eylül 2008 15:36   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Bilen bilir beyoğlunun herkesin görmediği gerçek yüzü bilmeyen anca izlerrr.... Dediler kiiii

    gorkk   27 Ağustos 2008 14:48   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    nejat işler iyi....film 5 para etmez...

    Lith Kaimel   18 Temmuz 2008 04:23   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    sinir bozucu hacı cok.. elemanlar da hanım evladı filmde yiyolar sopaayı yani olucak işmi :D

    NaPkLCa   24 Haziran 2008 02:17   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ben nejat ve arkadaslarını haklı buluorum...

    ustukalsin   14 Haziran 2008 16:41   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    super bir kadro.türk sineması için eksik kalan yerin doldurulduğu bir film.üniversite de okuyanlar için bara gitmeme sebebi.

    rockozgun   14 Haziran 2008 16:34   aferim     (0 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :igal

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage