ekol ekol bilmektir ekol kendin bilmektir eğer ekol bilmessen bu nice dassarımdır...
cam, cam, cam.
Bela Lugosi's Dead
White on white translucent black capes
Back on the rack
Bela Lugosi's dead
The bats have left the bell tower
The victims have been bled
Red velvet lines the black box
Bela Lugosi's dead
Undead undead undead
The virginal brides file past his tomb
Strewn with time's dead flowers
Bereft in deathly bloom
Alone in a darkened room
The count
Bela Logosi's dead
Undead undead undead
go away white ta güzel olmuş..
"form follow function"...
berlin'deki müzesini gezmenizi şiddetle tavsiye ederim.. şu anda gülük hayatımızda kullandığımız bir çok objenin 1930larda tasarlandığını görüp.. aaa bizde bunu modern bişi sanmıştık ayol diyen ketenpereler ile kafa bulabilirsiniz..
yaratma ile ilgili kısımlarına katılmadığım, fakat anlatım olarak başarılı. bir çok noktasında hem fikir olduğum bi manifesto. wouwww...
tüm görsel sanatların en büyük amacı yapı bütünüdür! yapıları süslemek bir zamanlar güzel sanatların en soylu işleviydi; bunlar anıtsal mimarlığın zorunlu öğeleri sayılıyordu. bugün sanatlar birbirinden ayrılmış durumda; ancak tüm sanatçıların bilinçli ortak çabasıyla bu durumdan kurtarılabilir. mimarlar, ressamlar ve heykeltraşlar bir yapının bileşik niteliğini hem bir bütün olarak, hemde ayrı ayrı parçalarıyla yeniden tanımalı ve kavramya çalışmalıdır. yapıtları ancak o zaman 'salon sanatı' iken yitirdikleri arkitektonik ruhu yeniden kazanacaktır.
eski sanat okulları birliği yaratamadı; sanat öğretilemeyeceğine göre, nasıl yapabilirlerdi ki. bunlar yeniden işliklerle birleşmeli. desen yaratıcısı ile uygulamalı sanatçının sadece çizim ve resimden oluşan dünyası, yeniden inşa eden bir dünya haline gelmeli. sanatsal yaratıcılıktan zevk alan genç insanlar çalışma yaşamlarına yine bir meslek öğrenerek başlarlarsa, üretken olmayan 'sanatçı' da artık yetersiz sanat etkinliği yerine becerisini zanaatlara aktararak bu alanda kusursuzluğa ulaşabilir.
mimarlar, heykeltraşlar, ressamlar, hep birlikte zanaatlara geri dönmeliyiz! çünkü sanat bir 'meslek' değildir. sanatçı ve zanaatçı arasında önemli bir ayrım yoktur. sanatçı yüceltilmiş bir zanaatçıdır. istencinin bilincini aşan o ender esinlenme anlarında, ilahi bir güç yaptıklarının sanata dönüşmesine neden olabilir. öte yandan, her sanatçının bir zanaatta becerisi olması zorunludur. yaratıcı hayal gücünün temel kaynağı burada yatar. o halde, zanaatçı ve sanatçı arasında kibir engelleri yükselten sınıf ayrımının olmadığı yeni bir zannatçı loncası kuralım! mimarlık, heykel ve resmi tek bir bütün olarak kucaklayacak ve bir gün, bir milyon işçinin ellerinde yeni bir inancın kristal simgesi gibi göğe doğru uzanacak olan, geleceğin yeni yapısını hep birlikte arzulayalım, kavrayalım ve yaratalım.
walter gropius
peter murphy en son ankarayada yaşıyordu.
bauhaus 1978'de northhampton'da kurulmus post punk, ve gothic rock diye sınıflandırabilecegimiz müzik icra eden harika bir grup.
"tüm yaratıcı etkinliğin nihai amacı bir binadır," buyurmuş bulunan fonksiyon odaklı tasarım akımı.
gezmekten haz duyduğum mekan,turist şaşkınlığı kazanıyorum içeri adım atınca o hırdavat,o lambalar bambaşka bişey keyifli gayet
who killed mr moonlight?
Sanat ve endüstriyi birleştirmek. Bauhaus ekolü sanat ile zamanı kaynaştırmak, işlevsel tasarımlar yapmak ve sanatla endüstriyi birleştirmeyi amaçlar.1920lerin başından 30'ların ortalarına kadar...
el emeği ,göz nuru ...
modern mimarlığın-minimalizm in temellerinin çok sağlam atıldığı çok kısa bir süre hizmet versede etkilerinin hala mimaride gözlendiği, ve gözleneceği,bir ekol.ikinci dünya savaşı sırasında hitler tarafından kapatılan bir tasarım okulu.marcel bruer,ludwig mies van der rohe,wolter gropius,corbuisuer gibi isimlerin mimaride.moholi nagi nin fotografta.. çok değerli isimlerin eğitim verdiyi tasarım tarihinin en önemli okulu.
1919'da walter gropius tarafından başlatılmış mimari ekol.resim,heykel,mimari sentezini savunmuş,dönemin gelişmelerini mimariye uygulamıştır.bauhaus tarzı bir binada yalnız yaşamak oldum olası cazip gelmiştir.siyah 74 model bir lincoln continental,büyük fakat tek bir odadan oluşan;mutfağın da,yatağın da,koltukların da aralarında hiçbir duvar olmadan yerleştirildiği bir depo mesela..bekar evi olması halinde tabi.
peter klee..
marangozdan alıcağın hermalzemeyi 3ila 5 kat pahalıya satan 5*10 3metrelik kalası 15 ytlden satan (marangozda 3ytl) eniştemin sabahın 8inde başlıolar adamı s..meye diip terkettiği mekan