işte internetten,google dan nefret etme nedenim
eskiden iyi kötü para verip,onuda geçtim kupon toplayıp dergi kitap alanlar biraz farklı hissederdi kendini,hakkıda vardı bunların,şimdi eşşesikündelilük diye bi akım girsen adam google a girip,ohh ben anamın karnından pisuvan ginsberg dinleyerek çıktım süperiz diyebiliyor,allah belanı versin örümcek ağı
psychedelic edebiyat bunların meyvesidir. kafaları çekip çekip kaleme kağıda sarılan bu insanlar kimilerine dönem dönem yapay, zorlama falan gelebilir zira ifade ettikleri ve ifade ediş biçimleri öyle çok da normlar dahilinde incelenebilecek nitelikte ve yapıda değildir.
şu stream of consciousness (eee siz nasıl diyor? bilinç akışı!) denen yazım yönteminin meyve kokteylleriyle süslenmiş, tatlandırılmış ve hatta belki de posası çıkarılmış halidir bu insanların yaptığı. okumadan anlaşılamayacağı kanaatindeyim zaten. algı kapıları'na bir göz atın. hatta göz atmayın şöyle etraflıca okuyun.
deyim yerindeyse şimdi daha fazla edebiyat parçalamaya gerek yok. edebiyatı bu kadar parçalamaya gerek yok.
sever miyiz? severiz. lakin "ben beat oldum" diyenlere gülüyoruz münasip biçimde. meyvelerini yiyoruz hala evet ama yıkıldı o ağaç. çok oldu. kafayı çekip alengirli kelimeleri bir araya getirip karmaşık cümleler kurmakla, anlaşılmaz görünüp kendini soyutlanmış göstermekle beat olunmuyor malesef. ha olunsa biz de bakardık oluruna. ama olmuyor olamıyor.
2.dünya savaşı sonrası lale devrini yaşıyan amerikda ayağa kalkıp ginsbergin howluyla ulumaya başlamış nonconformist junky homoseksüel edebiyatçıların başlattığı sonrasında diğer sanat dallarına sıçrayan akım manifestosu howl yollara düşüren romanıysa on the road dur müzikteki temsilcileri bob dylan jim morrison we janis joplindir beatlere hippilerin atalarıda diyebiliriz joplin hippilerle beatlerin farkını şu sözlerle açıklamıştır 'bir hippi bir gün bu dünyanın güzel bir yer olacağına inanır, bir beatnik ise buranın her zaman boktan bir yer olarak kalacağını bilir' araştırılşması we okunması gereken bir akımdır
40 ve 50lere ruhunu veren, dönemin cankisi, alkoliği, üniversite öğrencisi, enteli danteli ve serserisinin birlikte yarattığı akım. sadece dönemin edebiyatını değil aynı zamanda yaşam tarzını da yansıtır. "beat" zaten dışarda olan, süregelenin verdiği bıkkınlık ve yorgunluğun altında ezilen (ezik değil ama)dir. dünyayı değişik algılamadır, bunun için her türlü deneyim, mekan, madde mübahtır. yaşam güzeldir her anı yaşanmalıdır, insanın her zaman gözleri parlamalıdır, kişi tetikte olmalıdır, hayata dair hiçbirşeyi kaçırmamalıdır -ki yolda'da dean moriarty karakteri tam bi beattir, beatniktir.
soyağacı ve tarih yapacak olursak şöyledir zannımca:
babası- neal cassady (namı diğer dean moriarty)
annesi- allen ginsberg
peygamberi- jack kerouac
kutsal kitabı- (tabiki) yolda (on the road)
ilahisi- howl (allen ginsberg)
kendileri politik olmadıklarını iddia etseler de bence gayet politiktirler, amerikanın değerlerini kaale almazlar, yaşayışlarıyla dalga geçerler, yıkarlar ve yeni birşey ortaya koyarlar çünkü. hatta misal william s. burroughs'un "junky"si çok politiktir, öyle sadece amerika sokaklarındaki cankileri anlatmaz, uyuşturucunun amerikanın vazgeçilmez bi parçası olduundan bahseder.
bu kadar ahkam yeter..