Huzurlu güzel..
sunset i izlemedim, izlemem. before sunrise' ı da aralarda ambale olarak izledim zaten. yalan mı söyliyim?
gündüz sabuklamaları
limuzin kirpikler
ah bebeğim, o güzel yüzünle
şarap bardağıma bir gözyaşı damlat
şu büyük gözlerine bir bakayım
benim için anlamına bakayım
tatlı pastalar ve milkshakeler
ben bir sabuklama meleğiyim
ben bir fantezi geçidiyim
düşündüğümü bilmeni istiyorum
artık tahmin etmeni istemiyorum
nereden geldiğimi asla bilemezsin
nereye gittiğimizi asla bilemeyiz
hayatta kiracıyız
nehirdeki dallar gibi
akıntıya giden, akıntıya yakalanan
seni taşıyorum
beni taşıyorsun
işte böyle olmalı..
beni tanımıyor musun?
beni şimdiye dek tanımadın mı?
pek güzeldi :) ethan hawke büyüyünce çirkinleşti ayrıca.before sunset ten sonra tekrar sunrise ı izleyince yakışıklı hali kaldı aklımda,güzel oldu :)
Kurgu olay namına hiçbir şey izlemek istemiyorum, iki kişi filmin sonuna kadar çeşitli yol ve mekanlarda konuşsun çok hoşuma gider diyorsanız izleyin.
duygusal film soranlara direk önerdiğim iki film. ardı ardına izleyince daha bir etkileyici oluyor.
ilki devamına göre daha başarılı olan film ama değinmek istediğim bu değil. insanoğlunun yıllar içersinde ki değişimine şahit oldum. abla zayıflamış çökmüş abi hele o yavruluk kalmamış yıllar çok şey almış bu aşıklardan. hey gidi..
Deniz demek.
2 muhteşem devam filmi,iki karakterinde birbirlerine karşı açık sözlü olabilmeri diyalogların akıcı bir şekilde ilerlemesini desteklemiş sanırım izlerken sanki alt yazıları unutuyorum konuşmalarını kendi dilimde anlamaya başlıyorum gibi geliyor.
diyaloglar çok iyi.özellikle şarkı dinledikleri o sahne çok iyyyiii.ve görüntüler çok güzel
before sunsetdeki julie delpy nin yaptıgı a waltz for a night şarkısı hala kulagımda.let me sing you a waltz,out of nowhere,out of my thoughts.... hatta little Jesse dediğinde pek bi şekerdir
richard linklater'in "diyalog film" kategorisine alabileceğimiz film serisi.izlenmeli.
çok güzel, çooook
harika