before sunrise pari masaldır
before sunset o peri masalının ete kemğie bürünmüşü, geçeğidir.
1de "say stop say stop" dedikten sonra çektiği hareket uzun süre 1 numaralı hareketim oldu:))
bkz: panom:)))
ilk filmi de güzeldi ama bnm favorim 2. film!!o karşılıklı itiraflar yok mu alıyo götürüyo başka diyarlara...
neydi o be yaaaa before sunrise'dan yaklasik 10 sene sora cekilceeni duyduumda nasi sevinmistim aski anlatan en iyi filmlerdendir... ayrica belgesel gibidir tüm sehri görebilirsin filmde
nina simone taklidi harikaydı :) ne zaman keyfim yerinde ve çok sarhoş olsam benim de hep nina SİMONE TAKLİDİ YAPASIM GELİO :) sanki celine arkadaşımmış da hep yaptığımız bişeymiş gibi :) ehehehe ancak böyle bi özümseme olabilir bi filmle izleyici arasında :p
"Geçmişle başetmek zorunda değilsen bellek harika birşey." cümlesini duyduğumuz ve kimi zaman yaşamadığımız anılara sahip olduğumuzu, kabullendiğimiz yada hayal ettiğimiz bazı durumları da anı olarak alıp sakladığımızı söyleyen ama bazen de bizim için önemli olan,çok canlı bir olayı incinmemek için hatırlamak istemeyip unutmuş gibi yaptığımızı gösteren çok gerçek bir film.
Final sahnesinde, Nina Simone'den Just in Time adlı şarkıyla, ertelenmiş olan 9 yılın acısını çıkartırcasına, gerçektende, tam zamanı dedirten film. Aynı zamanda karakterleri canlandıran oyuncuların gerçek yaşantılarından izlerde taşır film. Ethan Hawke'ın Uma Thurman'dan boşanmış ve 20 kilo vermiş hali karşımızdadır. Julie Delpy'nin çıkarmış olduğu albümünden 3 şarkı filmin soundtrackindedir ki o şarkılardan birisi "waltz"dır. Berlin film festivalinde, gazetecilerden birinin "On yıl sonra yeni bi film daha olabilir mi?" sorusuna Richard Linkletter "Neden olmasın." cevabını verir. Bekleriz o halde.
paris'di güzel olan.
bunun bi versiyonu vardı,trende tanışdıkları kızlarla hem yatıp hem de paralarını ve pasaportlarının ilk sayfasını çalan 2 herifin hikayesi.ben ondayım.
let me sing you a waltz
out of nowhere, out of my blues
let me sing you a waltz
about this lovely one night stand
muhteşemdi,before sunrise dan sonra yapılmaması gerekirdi diyenlerin aksine muhteşemdi..
before sunrise'dan 9 yıl sonraki filmdir..Bu 9 yıl filmde Jesse'nin ve Celine'in diyaloglarında kendini bütün hatlarıyle gösterir. Bu filmde Viyana'nın aksine Paris ön planda değildir..Yaşanmışlıklar ve insanların kendi iç ve dış dünyalarında geldiği noktalar ön plandadır. Ve olayın yükselme anı, Jesse'nin Celine'i eve bırakırken arabada geçen konuşmadır..
İnsan bazen kendi muhasebesini bir anda yapar ve bir anda herkese, herşeye hatta kendine olan gardını bile bırakır ve dürüst olur..Herşeyden bağımsız düşünmeye başlar..Arabada olan aslında budur..Sessiz bir haykırış, kendinle hesaplaşma..Adeta 9 seneye, o görüşülmemiş zamana ve yitirilen aşka bir başkaldırıdır..Sonrasında ise uçak kaçar..
muhteşem diyaloglarla bezenmiş, Before Sunrise'ın devamı olan filmdir. Havaalanına gitmeden önce arabada Celine'in yaptığı itiraflar ise yaşadıklarımın özeti diyebileceğim kadar anlamlıdır.
son sahnede julie delpy'nin nina simone takliti harikadır
I KNOW!
ilkine göre daha bi beğendiğim, fonda fransa'nın olduğu süper film.
celine'in evi ayrıca şahane. bi de üstüne deplasmanda şarkı yiyosun sana yazılmış.
bırak uçağa binmeyi, dönmem ben evime!
a waltz for a night...
gordugum en carpici final sahnesine sahip film. ayrica fonda paris olmasi, tadindan yenmez kilmistir.
let me sing you a waltz
out of nowhere, out of my blues
let me sing you a waltz
about this lovely one night stand
ilki kadar zevk vermeyen... bayma noktasında diyaloglarla bezenmiş... ethan hawk sende yaşlanmışsın beaaa dedirten film.