"whatever happens in vegas stays in vegas"
iki bilet, amorti bile yok. bir başka bahara kaldı vuslat.
cuma gecesi 12:30 civarlarında eve dönme durumunu yaşamanın mümkün olamayacağı gibi düşünülmeyeceği kadar renkli cezbedici, dakikası dakikasını tutan ulaşım sistemi ile bir batısında bir doğusunda istediğiniz gibi istediğiniz saatte fink atabileceğiniz, diğer şehirlerle kıyaslandığında pis bile sayılabilecek sokaklarıyla, meydanlarıyla, tiergarteni ile yaşayan, nefes alan, kanınıza giren herşey gibi gittiğiniz heryere hatırası sizinle gelen, yaklaşan yılbaşı çekilişinde bu sefer bir tutarsa dakikasında soluğu alacağım diye gece gece gene akıllara giren kent.
1gun gidersen eger the history of berlini gor..
üc senedir kahrimi ceken güzel kent.. o mu benim ben mi onun o benim ben onun
bu gece hertaya berline koyacağımız şehir ilk yarı bitti 0-0 ikinci yarı koyar aslanım bitane 9 yıl öncede uefa serüveni hertalya başlamıştı bilen bilir.....
berlin e bir defa geldim ve asik oldummm :D:D
dogup buyudum sehir, berlin.
cok guzel yasanir ama türkiye gibisi var mi be.insan memleketini özlüyor, tanimadigi vatanini bilmek istiyor kácmak istiyor istanbula:)
dışımın içi..
berlin morno :D
sadece iki gece kalmış olmama rağmen hayran kaldığım şehir Bu arada tam olarak sadece iki gece bir Almanya'ya ilk indiğim günün gecesi bir de dönmeden önceki gece yani öyle bir kalbinden vuruyor insanı.
ich bin ein berlinerrrr... berlin bekle geliyorum..
hayatımın nerdeyse yarısını geçirdiğim, asla unutamadığım, insanlar memleketlerinden bahsederken aklıma gelen, ku'damm'da gezmesi ayrı bi güzel olan, en güzel görüntülerini kar yağdığı zaman ortaya çıkaran, asla doyamadığım dünya üzerindeki yegane yer....
yaşamayı hayal ettiğim şehir. gerçeğe dönüşme ihtimali az değil.. bir de medeniyet..
gitmeyeli çok oldu
paris'in evden kaçıp avare bir cermen'le evlenmiş birinci göbekten egoist akrabası.
Weltstadt mit Herz
kutsal topraklar
çok sevdiğim,ayrılmak istemediğim,bıraksalar yaşayacağım bir yer Berlin.Bizim beyoğlunun ruhunu taşıyan Warschauer Strasse'yi bir gördün mü zaten bırakamıyorsun...Punk bir çift ellerinde bebekleriyle önünden geçerken yan taraftaki metal bardan inanılmaz gothik bir hatun çıkıveriyor.Sen orada Thai yemeğini yiyorken birden çıtır bir kız grubu önünde durum çelloları,kemanlarıyla sana ufak bir dinleti sunuveriyor...
Oradan çıkıp Oranian Strasse'ye geçip Rote Hafede oturup bir kahve içmek cadde boyunca yürüyüp önce cimics mağazasını cıcık cıcık edip ardından sokağın sonundaki St. Pauli fan shopdan alışveriş yapmak...
Nollendorfplatz'ın o herkese kucak açan sıcak sokaklarına,yüksek tavanlı evlerine ne demeli...Camlarından gay bayraklarının sarktığı bir sokak,kimse kimsenin etlisine sütlüsüne karışmıyor ama herkes birbirine gülümseyip selam veriyor...Bir huzur...bir paylaşım mekanı...
Hackeschermarkt'ın o yarı snob yarı alternatif havası,tüm o tasarım butikleriMonsieur Vuong'un bitmez yemek kuyrukları...
Her şeyi ama her şeyiyle Berlin yaşanılası,buram buram kültür kokan herkesi kucaklayan koccamaaaaaan bir şehir.
ben gitmediğim halde hayatımın 1,5 yılını bozuk para gibi harcamış olan uğursuz şehirdir. ömrümde yenik bir tutkunun diğer adıdır.